Hikmet Çetinkaya

İnadına Demokrasi! İnadına Özgürlük!..

28 Kasım 2014 Cuma

Cumhuriyet tarihinin en baskıcı, yasakçı sürecinden geçiyoruz...
Bunu yargı üzerinden uygulayıp gerçekleştirenler, evrensel hukuku apaçık çiğniyor...
Yolsuzluk operasyonları!
Yargı-polis!
Kutular, kutucuklar!
Kasalar, kasacıklar!
Uçak dolusu altın!
Soruşturmanın tarafı kimdi?
Dört eski bakan!
Koyarsın yayın yasağını, halkın Meclis’inde olup bitenleri halktan gizlemek için yargıdan karar alırsın, olur biter!
Bunun adı demokrasi mi oldu şimdi?
Olur olur bal gibi olur!
Türkiye tüm dünyaya rezil olur ama kim takar bunu!
Cumhuriyet, her türlü hukuksuzluğa, yasakçılığa, baskıya, zulme karşı direnme kararı aldı...
Basın susarsa, halk zaten susar!
Kimseye biat etmeyeceğiz; inadına hukuksuz, yasadışı önlemler ve eylemlere karşı tüm gücümüzle direneceğiz.
Türkiye zor bir dönemeçten geçiyor, evrensel hukuk, temel hak ve özgürlükler çiğneniyor...
Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz’ı sopalarla dövenler arasında bulunan tutuklu polis Mevlüt Saldoğan, duruşmada RTE’nin sözleriyle kendini savunuyor:
“Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri Bakanı Gezi olayları için ‘darbe girişimiydi’ diyor. Ben o zaman bir darbe girişimini bastırmakla görevlendirildim. Bu yüzden vicdanım rahat...”

***

Polis, darbeyi önlemek için bir üniversite öğrencisine öldürücü darbeyi vurup öldürdükten sonra yargıçların karşısında “Darbeyi önledim, vicdanım rahat” diyebiliyorsa...
Cumhurbaşkanı, polis ve esnafın birlikte öldürdüğü Ali İsmail’in davası görülürken, konuşmasında esnafa polis görevi verebiliyorsa...
Yargı, Bingöl’de biri müdür, üç polisin katledildiği soruşturma için “gizlilik kararı” alabiliyorsa...
Oturup düşünmemiz gerekmez mi “Türkiye nereye gidiyor” diye...
Ne yazık ki merkez medya sustu!
Birkaç gazete ve internet sitesi Cumhuriyet’in çağrısına uydu...
Gerçek olan şu:
Merkez medya da sonunda biat edip havuz medyasına katıldı!”
Yolsuzlukları karartmak isteyenler bunu gerçekleştirdi...
Ben böyle bir rezilliğe gazetecilik yıllarımda hiç ama hiç rastlamadım...
Bu yasak “yetki gasp”ı değil de nedir?
Nerede güçler ayrılığı ilkesi?
Yok!
Güçler ayrılığı ilkesine aykırı olması zaten kararın “yok hükmünde” olduğunu gösterir...
Öyle evelemeye, gevelemeye hiç gerek yok!

***

Yayın yasağı konulan haberlerin çoğu daha önce yayımlandı...
Her şey çırılçıplak ortada...
Kral çıplak!

O zaman bu korku, bu telaş niye?
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ne demişti medyanın karşısında! Çıkıp şöyle konuşmadı mı:
“Ne yaptıysam Başbakan’ın talimatıyla yaptım, asıl o istifa etsin...”
Ardından başka bir açıklama geldi Bayraktar’dan:
“Ben o sözleri üzüntü duyduğum için söyledim!”
Müslümanlar sözünün ardında durmaz mı?
Hepsi ama hepsi...
Adana’da durdurulan TIR’larda neler olduğu, Suriyeli muhaliflere silah yardımı, 700 bin liralık Çağlayan saati...
Daha neler neler!..
Hepsini dün Cumhuriyet ve kimi internet siteleri verdi.
Vurgun!
Soygun!
Sömürü!
Hız kesmedi tıpkı ölümler gibi...
Hep söylerim ya, unutkan bir toplumuz; sık sık anımsatmak gerekiyor...

***

Korkmadan, yasal ve anayasal haklarımızı kullanmayı sürdüreceğiz...
“İnadına demokrasi! İnadına özgürlük!” diye haykıracağız...
Savaştan yana değil barıştan yana olacağız... Yaşadığımız topraklara düşmanlık tohumları değil kardeşlik tohumları ekeceğiz... Eşit yurttaşlığın yaşama geçmesini isteyeceğiz...
İnadına!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018