Abdülhamit mi dediniz? Varan iki...
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Abdülhamit mi dediniz? Varan iki...

26.06.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Muhafazakâr kesimin önde gelen yazarlarından Peyami Safa’nın Milliyet gazetesindeki Objektif köşesinde yayımlanan 6 Mayıs 1956 tarihli yazısıdır:

HİÇBİRİNİZİ KIRMAK İSTEMEZSEM...

Eğer hiç kimseyi kırmayan bir yazar olmak istiyorsanız tek kelime yazmaz olmanız lazımdır. Herkesin aynı fikirde olduğu bir dünyada değiliz. 

Ayşe Hanıma yazdığım açık mektup üzerine, evvela, evimin ve gazetedeki odamın telefonları ötmeye başladı. Her biri ayrı ayrı mevki ve değer sahibi okuyucularımız, hüviyetlerini bildirdikten sonra, en kuvvetli teşekkürü zayıflatacak bir teveccüh ve iltifat coşkunluğu ile beni tebrik ettiler. Sonra mektup mektup üstüne. Büyük Millet Meclisi azalarından, kadın teşekkülleri reis ve mensuplarından, üniversite profesör, doçent ve gençlerinden teşekkürler. Fakat bunun tam zıddına birkaç da tezyif, tahkir, tehdit mektubu. Ya imzasız; ya imzaları okunaksız ve hepsinin de hüviyetleri meçhul. 

Bunlardan bir zat-ı şerif, Ayşe Hanım için şöyle diyor:

“Dünyanın en asil familyasına mensup bir sultandır o. Mahalle karısı Ayşe değil...”

VATAN DÜŞMANI ABDÜLHAMİT

Bu okuyucumuz, Sultan Hamit’in kızına “Sultan” demeyi Türk kanunlarının yasak ettiğini bilmiyor. Fakat başka bir okuyucumuz da tam aksi görüşle Ayşe Hanıma “Hanım” denmesini çok buluyor ve şöyle diyor:

“Ona, vatan, millet ve hürriyet düşmanı Abdülhamit’in kızı diyecektiniz. O babasını müdafaa etmekle millet huzurunda bu damga ile anılmağa hak kazanacak. Sizden bir ricada bulunuyorum: Abdülhamit’e ve onu kızının gözü ile tanıtmak isteyenlere lanet okuyunuz!”

Ayşe Hanıma açık mektubumda Mithat Paşa’nın ve İsmail Safa’nın Namık Kemal gibi Sultan Hamit’le pazarlığı kabul etmediklerini yazmıştım.

İki okuyucumuzu, Namık Kemal’in bu memlekette vatan aşkını ve hürriyet heyecanını ilk şakıyan şairimiz olduğunu tekrarlayan birçok yazılarımı okumamış olacaklar ki bana lavlar püsküren mektuplar göndermişler. 

NAMIK KEMAL’İN MİDİLLİ’Sİ

Fakat -garip tesadüf- diğer iki okuyucumdan biri, bana Namık Kemal’in Sultan Hamit’e dehalet etmek ve özür dilemek için yazdığı mektupların Türk Tarih Kurumu tarafından neşredildiğini bildirdi. Öteki okuyucum da şu anekdotu hatırlattı:

Sultan Hamit’in birisine cins bir Arap atı hediye ettiğini duyan ve Midilli’ye mutasarrıf olmak için yanıp tutuşan Namık Kemal şöyle demişti:

-Filan zata at ihsan buyuran Padişahımız bize bir Midilli’yi çok mu gördüler?

Bu söz üzerine, sürgün bulunduğu Midilli Adası’nın mutasarraflığına tayin edilmiş. 

KULLANIŞLI CEHALET, JURNALCI LİYAKAT

Evet. Eğer hiç kimseyi kırmadan Sultan Hamit’den ve kızından bahsetmek istersem şöyle yazmalıyım:

Taif’te Mithat Paşa’yı boğduran, Sivas’da İsmail Safa’yı öldüren, daha nice vatan evladını sürdüren ve süründüren, memlekete Avrupa’dan kitap, mecmua ve gazete gelmesini yasak eden, hafiyeliği ve jurnacılığı rütbe ve makam elde etmenin şartı haline getiren, fazilet; adalet; ilim ve irfan hamisi cennetmekân Sultan Hamit-i Sani Efendimiz Hazretlerinin kerim-i iffet vesimeleri Ayşe...

Nasıl? Yine mi olmadı? 

Y.N. GÜNÜMÜZ İKTİDARININ ABDÜLHAMİT EMPATİSİ

İkinci Abdülhamit’in Hariciye Nazırları (Dışişleri Bakanları)  1878’den 1908’e Aleksandros Karateodori Paşa, Gabriel Paşa, Sava Paşa; Hazine-i Hassa Nazırları Agop Ohannes Kazazyan, Mikail Portakalyan ve Ohannes Sakız oldular. Maliye Nazırı, 1885’ten 1891’e Agop Ohannes Kazasyan Paşa’ydı. Nafia (Bayındırlık) Bakanı Ohannes Çamiç, Aleksandr Karatodori Paşa’ydı. Ticaret ve Ziraat Nazırları, Bedros Kuyumcuyan ve Gabriel Noradonkyan efendilerdi. Keza ayan üyeleri ve elçileri de imzaladığı kapitülasyonlarla ülkeyi de devleti de teslim ettiği Batılı emperyalistlerin üstün haklarla donattığı azınlıklardan oluşuyor, böylesi Abdülhamit’in de işine geliyordu. 

Çünkü Abdülhamit, bir Türk düşmanıydı, değerli okurlarım. 

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni batırmakta olan iktidar ve yandaşlarının Abdülhamit aşkı; iki yüz yıl arayla aynı düşmanlığı güdüp aynı ihanetin içinde olmaktan doğan bir empati halidir.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’in değerli okurlarına...

Son günlerde yaşananlar üzerine yazılarıma bir süre ara veriyorum.

Devamını Oku
27.04.2026
Açıklama ve özür

Sosyal medya platformu X’te yaptığım yanlış bir paylaşım, önce şahsıma, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin en değerli belleği, ilkelerinin temsilcisi gazetemiz Cumhuriyet’e haksız ve çirkin saldırılara yol açtı; ölçüsüz, vicdansız bir lince dönüştü.

Devamını Oku
26.04.2026
Amos gibi sözleşmek

Takvim birinci yüzyıldı, Caius Titus bir senatör...

Devamını Oku
26.04.2026
Yenilen yüceler, yiyen cüceler

2012 Yüksek Askeri Şurası, kararların altına imza atanların tarih önünde üstlendiği vebal ile özel bir yere sahiptir

Devamını Oku
19.04.2026
İşte deve, işte meydan, haydi rasgele!

Doksan yaşına bastığı 2023 yılında yitirdiğimiz Duygu Sağıroğlu, Türk sinemasının hem eğitmen hem yönetmen bir büyük ustasıdır.

Devamını Oku
12.04.2026
Uzun bir suikast

Kısaca “yayılmacı sömürgenlik” demek olan emperyalizm, çağlar boyunca biçim değiştirmiş ama DNA’sı aynı kalmış egemenlik gasbıdır.

Devamını Oku
05.04.2026
Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025