Beyin ile baltanın bitmeyen savaşı
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Beyin ile baltanın bitmeyen savaşı

02.04.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Lev Davidovich Bronstein, sıcak savaş gecelerinden birinde, yanından ayırmadığı not defterine şöyle yazmıştı: “İnsan birey, bundan böyle duygularını denetlemek, içgüdülerini irdelemek, saydam kılmak ve vicdanın doruklarına çıkarmak amacını güdecektir. İrade iplerini kişiliğinin en karanlık köşelerine kadar gererek kendini aşacak ve üst düzeye yükselecektir. İnsanın yeniden yapılanması onu daha bilge ve ince kılacak; gövdesi daha ahenkli, hareketleri uyumlu ve sesi daha müzikal olacaktır. Yaşamın kıvrımları, bu insanla olağanüstü bir hareketlilik kazanacaktır. Orta çapta insan bir Aristoteles, bir Goethe, bir Marx’ın zihinsel doruklarına varırken bu doruklar üstünde yeni tepeler oluşacaktır...”

Bu satırları yazarken ayık mıydı, sarhoş muydu bilinmez. Ama Lev Davidovich Bronstein, şimdi okunduğunda anlamsız gelen “yeni insan”a ilişkin coşkun hayallerini ifade ettiği yıllarda TROÇKİ adıyla tanınıyordu. 

Nitekim boş hayaller kurduğunu, sığındığı Meksika’da bizzat dava arkadaşı Stalin’in gönderdiği celladı, bir buz baltasını kafasına saplayınca anladı. 

Tahta saplı balta kafatasını deldikten 25 saat sonra öldüğüne göre, anlayacak zamanı olmuştur, diye düşünüyorum. 

İYİLİĞİN DORUĞU VAR, KÖTÜLÜĞÜN DİBİ YOK

Ütopik idealist Troçki’nin belki de kavrayamadığı yerküresel gerçek “pro” ile “post”un, yani öncü ile artçının; tıpkı insan uygarlıklarından birisi uzaya giderken ötekinin elde mızrak, apışta yaprak dolaşması gibi aynı zaman diliminde kucak kucağa yaşamasıdır. Dünyadaki yaşam tek vitesli bir devinim, insanlığın tamamı da tümsel gelişim içinde değildir. 

Devrimle karşıdevrim, bilginlikle cehalet, yoksulluk ve zenginlik, hatta iyilik ve kötülüğün iç içe girdiği zaman/mekân ortaklığında; insan öğesi ancak zıtlar arasındaki dengeyi değiştirebilir. Bazen kötülük galebe çalar, bazen iyilik. 

Türkiye’de 21 yıldır cehaletten beslenen hırsızlık, hırsızlıktan beslenen yozluk, yozluktan beslenen kötülük galebe çalıyor. Ve dostlarıma sık sık tekrarladığım gibi: iyiliğin bir doruğu vardır, ama kötülüğün dibi yok...

14 Mayıs’ta işte böyle dibi olmayan bir kötülüğe karşı, ülkemizde doruğa henüz çok uzak bir iyilik kazansın diye oylarımızla savaşacağız. 

BARIŞMAK İÇİN SAVAŞMAK

Dünyada ona buna ağır silahlarla saldırmak için başlatılan askeri harekât ve işgallere, nedense “barış operasyonu” demek pek moda... Dolayısıyla Türkiye’yi sığınmacı işgaline açmaktan tüm varlıklarını talan ve hukuk devletini yok etmeye; düşmanın yapmayacağını yapanlardan kurtulmak için son şansımız bu seçimler, silah değil oy sandıklarıyla başlayıp bitse de “barış için savaş” tanımını fazlasıyla hak ediyor. 

Kötülüğün iktidarında, bölünmekle kalmadık. Siyasal bölünmede arkadaşlarımızla ayrıştık, ailemizle küsüştük, dostların üstünü çizdik, yurttaşlar ve yandaşlar olarak birbirimize düşman olduk. 

Ülkemiz yangın yeri, bizler kan revan içindeyiz. 

Hizbullah’ın kurduğu partinin, çocuklarımızın beynini, ihalelerin kaymağını yiyen tarikat ve cemaat şirketlerinin; özenle eğitilip bankamatik memurluğuna bağlanmış cahillerin ortak olduğu bu iktidarı ilk kez ezici çoğunlukla yenecek güçteyiz. Ama dibi olmayan kötülüğün, daha önce pek çok seçimde yaptığı gibi hile, hurda, hatta şiddet kullanarak kurtlar sofrasını savunacağı da çok açık. 

AKLIMIZLA ALAY EDEN DIŞİŞLERİ

Hilelerden biri, belki de en önemlisinin yurtdışı oylarla yapılması olası. Çünkü yurtdışında bırakın seçmen sayısını, kaç TC yurttaşının konsolosluklara kayıtlı olduğu bile muamma! 

Dışişleri Bakanlığı’nın resmi sitesinde, yurtdışında 6.5 milyon Türk yaşadığı ifade ediliyor. Ama kaç Türkün konsolosluklara kayıtlı olduğu, hiçbir resmi kaynakta yer almıyor! 

YSK, sandık kurulacak yurtdışı temsilcilik (konsolosluk) sayısını 15 yeni ülke ekleyerek 156 olarak açıkladı. Dışişleri Bakanlığı’nın 2019 verilerine göre: Tanzanya’da 3 bin 500, Afganistan’da 850, Belarus’ta 600, Brezilya’da 800, Estonya’da 600, Fas’ta 2 bin, Karadağ’da 2 bin, Güney Kore’de 1000, Libya’da 700, Litvanya’da 800, Malezya’da 600, Nijerya’da 350, Pakistan’da 2 bin 500, Portekiz’de 600 Türk yaşıyormuş...

Devlet ciddiyetinden geçtik, aklımızla alay ediyorlar!

On beş ülkenin 15’inde de nüfusun küsuratsız olması, sıfırla bitmesi mümkün müdür?

YURTDIŞI OYLARA DİKKAT!

Diyelim ki bu ülkelerdeki oy potansiyeli düşük ve Dışişleri, artık alıştığımız ciddiyetsizlikle nüfus sayılarını yuvarladı.

Vurun bu “yuvarlamayı” milyonlarca Türkün yaşadığı Almanya, ABD, İngiltere, Fransa vb. gibi ülkelere; seçim sonuçlarını değiştirecek büyüklükte bir hile yapılmayacağını kim söyleyebilir?

2018’de yurtdışında 1 milyon 525 bin 279 oy kullanıldı. 

2023’te bu sayının ikiye katlanması söz konusu.

Kötülüğü yenmek için önce hile yumaklarını çözmek gerekiyor.

Yazarın Son Yazıları

Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025