Yasak tanımayan yasakçılık
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Yasak tanımayan yasakçılık

03.12.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

ABD’nin ilk, etkin, yetkin ve gerçek sansür bürosu New York Society for the Suppression of Vice; 1872 yılında bir posta memuru, Anthony Comstock tarafından kuruldu.

Postacının New York Cürüm İtlaf Kurumu diye çevirebileceğimiz bu girişimi, 1873’te devletin resmi sansür kurumu statüsüne kavuştu. 

Anthony Comstock yalnızca bir yıl sonra, yani takvimler 1874’ü gösterdiğinde 194 bin ahlaka aykırı resim ve illüstrasyon, 134 bin “pounds” ağırlığında kitap, 14 bin 200 taş plak ve 60 bin 300 tüketim eşyasını yasaklayıp toplamış ve yakmış bulunuyordu. Başsansürcülüğü kimseciklere bırakmadığı cürüm itlaf kurumunun 1915 yılına değin gösterdiği performansı, ölümünden iki yıl önce verdiği son söylevde şöyle açıkladı:

“Burada görev yaptığım 41 yılda mahkûm ettirdiğim suçlular, her biri 60 yolcu alan 60 tren vagonunu doldurur ve 61. vagon halen yoldadır. Aynı süre içerisinde yok ettiğim ahlaksız yayınların ağırlığı ise 160 bin tondur...”

Ahlak zabiti postacının gurur tablosunda açıklamadığı biricik ayrıntı, imanlı mücadelesi sırasında yalan yanlış suçladığı ve töhmet altında bıraktığı 15 kişinin intiharıdır.

FAŞİZMİN MOTORU CEHALET

Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels, 10 Mayıs 1933’te Berlin’de 100 bin kişilik bir kalabalığın ve kameraların karşısına geçip birkaç dakika sonra ateşe atılacak 20 bin kitabın önünde şöyle diyordu:

“Bu gece geçmişin ahlaksızlıklarını yakmakla iyi ediyorsunuz. Eyleminiz büyük, eyleminiz anlamlı ve güçlü. Tüm dünyaya eski düşüncenin öldüğünü, bittiğini müjdelemekte. Bu küllerden yeni düşüncenin Anka kuşu doğacak!”

O gece külleri savrulan “eski” düşünce kitapları arasında Freud, Steinbeck, Marx, Zola, Hemingway, Einstein, Proust, Heinrich, Mann ve Brecht’in yapıtları vardı.

CEHALETİN MOTORU DİN

Katolik Papalığa bağlı engizisyon üst kurulunun yasakladığı kitaplara ilişkin ilk liste 1559’da yayımlanmıştır. Zamanla uzayıp giden bu liste ne zaman yürürlükten kaldırıldı, biliyor musunuz? 1966 yılı haziran ayında... Ve iptal ile ilga edildiği gün, Katolik müminlere yasaklı kitaplara Graham Greene’in romanları da dahildi.

1981 yılında bile Şili diktatörü Augusto Pinochet, salt Lenin’in başucu kitabıydı diye Cervantes’in 1605 yılında yazdığı Don Kişot’un bile yayımlanmasını, dağıtılmasını ve okunmasını yasaklayabildi... 

Demokrasi tarihi epeyce eski ve uzun ülkelerde bile fikir suçları adi suçlara oranla daha şiddetli olmasa bile daha yaygın, daha etkin cezalandırılmış; bugün ABD ve AB’deki düşünce özgürlüğünün yerleşmesi için 1968 isyanlarını beklemek gerekmiştir. Ama bir farkla: bu gelişmiş ülkelerin henüz demokrasiden söz edilemeyecek tarih süreçlerinde, fikir sansürlenir ve kovuşturulurken bile mali suçlar da en ağır biçimde cezalandırılmıştır. 

SANSÜRLE VE SÖMÜR

İşte Türkiye’ye böyle bir açıdan baktığımızda, ilginç bir tablo ortaya çıkıyor:

Ülkemizdeki seçimlere indirgenmiş bir demokrasi kıtlığı ve kadın, alkol, cinsellik üzerine dinsel bir sansür var. Bu sansürü besleyen din fikrini eleştirmek de en ağır biçimde sansürleniyor. Çünkü böyle bir eleştirinin dine dayalı sömürü düzeninin en önemli aracı “cehaleti” ırgalamasından, insanları mantıklı düşünmeye zorlamasından korkuluyor.

Dinsel sansüre karşı çıkmanın cezası toplumsal linç, mahkeme, hapis, hatta kim vurduya gitmek olabiliyor. 

İktidarı yazarak, konuşarak eleştirmek yürek istiyor; tam anlamıyla gözü kara bir cesaret ve özveri kararlılığı gerektiriyor. Parasız muhalifleri hapse atıyorlar; paralı muhaliflerin üstüne Maliye’yi sürüp işini bitiriyorlar.

SANSÜR MUBAH, SOYGUN SEVAP MI?

Oysa Maliye’nin asıl kovuşturması gereken ibadullah yolsuzluk serbest. Rüşvetçilik olağan. Rantçılık, sansürsüz...

İşin garibi, en baba yolsuzlar, rüşvetçiler, rantçılar eğitimden başlayarak her alanda tabii ki Sünni İslamı referans alan din yasaklarını devlet politikası haline getiren iktidarın yandaşları arasından çıkıyor, iyi mi? 

Zaten yandaş olmayanlara ne ihale veriliyor ne de nema... 

Ya topluma dinsel şablonda dayatılan kadın, alkol ve cinsellik sansürüne en aykırı öğeler nereden çıkıyor dersiniz?

Sosyal medya her gün yüzlercesini gözler önüne seriyor: Din yasaklarını hiçe sayanların ezici çoğunluğu bizzat sansürcü müminler, yani dinciler!

YEŞİL AHLAKIN DOKUMASI 

Hatta Dilan Polat ve binlerce benzeri gibi Maliye’ye nanik yaparak karapara aklama işine girmek için mutlaka Mekke’ye gidip Kâbe’nin önünde ihramlı, tesettürlü video çektirip yayımlamak bile gerekiyor!

Gün geçmiyor ki ahlak bekçisi olup ihale almadıkları zaman nereden geldiği belirsiz milyar dolarlarla oynayan tarikat ve cemaatlerde bir çocuğun ırzına geçilmesin, bir kadının hayatı karartılmasın...

Bu yeşil ahlakın okumasından geçtik, dokuması nedir?

Pötikare mi, piyedöpul mu?

Ekose mi, altın sırmalı mı?

Yazarın Son Yazıları

Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025