Şehir Düştü

08 Nisan 2014 Salı

Yirmili yaşlarının sonundaki bir arkadaşım seçim günü, “Ben kendimi bildim bileli belediye hep onların elinde. Eğer İstanbul’da CHP kazanırsa, bu şehirde bundan böyle bizim hiç bilmediğimiz farklı bir yaşantı mı olacak?” diye sordu.
“Umarım” dedim “Olmadı, öncesini ben anlatırım sana...”
Sonra bu şehrin eskiden nasıl bir şehir olduğunu; hatta bu ülkenin nasıl bir ülke olduğunu hatırlamaya çalıştım.
Bizim neslin, 1950’lerde minicik eteklerle stadyumlarda 19 Mayıs gösterilerine çıkan anneleri vardı.
1930’larda Üsküdar’da mayoyla denize girebilen anneanneleri...
Ama ben büyürken, yani 1980’lerde her şey çoktan değişmeye başlamıştı.
Bugün iktidarda olan zihniyetin tohumları o yıllarda çoktan atılmıştı.
İstanbul’u da ülkeyi de belli ki daha yıllarca aynı zihniyet yönetecek.
Şu durumda arkadaşım nezdinde bu seçimlerde oy kullanıp hayal kırıklığına uğrayan ve yaşları gereği başka bir İstanbul’u hayal bile edemeyenlere başımıza gelenleri, gelmeyenleri ve gelebilecekleri meşhur bir heykelin hazin hikâyesiyle anlatmak istiyorum
Hikâyemizin kahramanı “Güzel İstanbul”.
Sanatçısı dünyaca ünlü ve çok kıymetli bir Türk heykeltıraş, Gürdal Duyar.
Gürdal Duyar 1974 yılında, 7 ton ağırlığında ve 4.80 metre yüksekliğinde bir kadın heykeli yaptı.
Taş bir bloka yaslanarak oturan kadın, göğsünü gökyüzüne açarak başını ve kollarını geriye atmıştı.
İri memelerinden biri dikti, diğeri biraz yana yatmıştı.
Dizlerinden büktüğü bacakları yarı aralıktı.
Ve çırılçıplaktı.
Bu “Güzel İstanbul” heykeli “Cumhuriyetin 50. Yılını Kutlama Komitesi” tarafından 1974 yılında Karaköy Meydanı’na dikildi.
Ve ülke ayağa kalktı.
İktidarda CHP-MSP koalisyonu vardı; Bülent Ecevit başbakandı, Necmettin Erbakan da onun yardımcısı.
Erbakan bu heykel yüzünden kıyameti koparttı.
“Karaköy’e dikilen bu heykel kaldırılacaktır. Devlet-millet kaynaşması bu demektir. ‘Siz istemeseniz de ben bu heykeli tutarım’ diyen hükümet iktidarda kalamaz” dedi.
CHP’li belediye başkanı Ahmet İsvan “Heykeli ben de beğenmedim; çıplak olduğu için değil, zevksiz olduğu için diyerek ona destek verdi.
Ve nihayetinde vali Namık Kemal Şentürk “Heykeldeki sanatçılığa bir şey denemez, ama yeri doğru değil diyerek heykeli Karaköy Meydanı’ndan söktürüp Yıldız Parkı’na gözlerden uzak bir kuytuya koydurttu.
Millet, hükümet ve devlet elbirliğiyle o heykeli hızla ortalıktan kaldırdı.
Ve şehir düştü.
O gün bugündür de bir daha ayağa kalkamadı.
Her yeltenmesinde yeni bir tekme yedi.
Bundan tam kırk yıl önce şehrin en kalabalık meydanına dikilmesi kısa bir süre için de olsa mümkün olabilen o kadın heykeli hâlâ Yıldız Parkı’nda bir köşede saklanıyor.
Bir gün bir hükümet, bir belediye ve bu millet o heykeli oradan alarak yeniden Karaköy Meydanı’nın ortasına dikerse, gerçekten İstanbul da Türkiye de düştüğü yerden kalkmış demektir.
“Güzel İstanbul” heykeli o meydanda 40 gün değil 40 yıl kalabilseydi...
İktidarlar varlıklarını sürdürebilmek için karanlık akıllara prim vermek yerine her şeyi göze alıp aydınlık bir geleceğin derdine düşseydi...
İşte o zaman hem İstanbul, hem de bütün ülke bugün gerçekten güzeldi.
Yeni neslin hayal bile edemeyeceği kadar güzeldi.   


Yazarın Son Yazıları

Tek derste faşizm 2 Aralık 2020