Göcek’te neler oluyor
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Göcek’te neler oluyor

27.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Her fırsatta Türkiye’nin sahillerine neler yapıldığını nasıl tacavüze uğradığını, rant sahası haline getirildiğini anlatmaya çalışıyorum.

Aslında bu durum AKP iktidarıyla başlayan bir süreç. Geldiğimiz noktada insanımız Yunan adalarına koşarak gidiyor. Üstelik kendi memleketinden çok daha ucuz bir tatil yaparak.

Sonuna kadar da haklılar. Bıktım bu kuru milliyetçilikten. Kendi plajına sahip çıkamayanlar, mafyaya, partili ağalara peşkeş çekenler ağlıyor.

Halka ait plajlara girişi 1000 lira yaparsanız, harcama limiti gibi saçma sapan kurallar koyarsanız olacağı buydu.

Örnek vereyim.

Göcek, cennet Fethiye’nin bir başka pırlanta köşesi. Bölgede 20’ye yakın Ege ve Akdeniz’de eşine az rastlanır güzellikte koy ve bük var.

Bir zamanlar turizmden çok yöredeki Etibank’ın işlettiği krom madeniyle bilinen bu minik sahil beldesi, 90’larda Turgut Özal’ın yakın ilgisiyle tanınmış. Göcek, yelken eğitimi, amatör denizcilik ve deniz turizmi açısından dünya çapında eşi benzeri olmayan bir mücevher. Eşsiz bir yelken eğitim alanı.

Bugün adeta bir yat kasabası olan, bütün sistemin yatçılık üzerine kurulduğu Göcek’te, Türkiye’nin bilinen ya da kendisini kamuoyundan saklayan, hemen hemen tüm zenginlerin, çok önemli siyasilerin ya da bürokratların, sporcuların, sanatçıların ya adası, adacığı, evi, villası, hiç yoksa milyonlarca lira değerinde yatları var.

Hakkıyla çalışıp kafasını, emeğini kullanarak kazananlara vergisini verenlere lafımız yok. Lafımız, arkasına devlet gücünü alıp kendi kişisel çıkarları için hak hukuk tanımayanlara.

Böyle bir doğa harikası yer, rantçıların iştahını kabartmaz mı? Büyüleyici Göcek Körfezi’nin en dikkat çekici unsurlarından biri de yedi adet olağanüstü marinası. Bugün artık koyların çoğu marinacıklar haline gelmiş, binlerce tekne aklına esen yere demirlemiş, demir paralarını bileği güçlü olanlar toplamış.

İki yıl kadar önce Göcek’te düzenlenen bir çevre çalıştayından öğreniyoruz ki marinalar haricinde, körfezde 906 tekne yanaşma yeri var. Göcek denizinde 133 milyon metreküp su mevcut. Suyun iç sirkülasyonu çok zayıf. Denizin içinde çiçekli ve tohumlu beş su bitkisi bulunuyor. Oksijen üreten deniz çayırlarını mahvetmişler. Rapora göre her yarım saatte, bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı kaybediliyor.

Ne kadar üzücü değil mi?

Göcek’te, şu anda yaklaşık 4 bin yat ve tekne bulunuyor.

Erkan Petekkaya bile Cumhurbaşkanına Göcek’teki MUÇEV Marina’nın tekne bağlama fiyatlarından şikâyet etmişti. Nasıl etmesin ki?

Fethiye Belediyesi’nin elinden alınıp bakanlık tarafından ihalesiz, alelacele MUÇEV’e kiralanan, MUÇEV’in de iş insanı Mustafa Atilla’ya alt kiralama yaptığı, marinada yıllık tekne bağlama ücreti 1 milyon lirayı buluyordu.

Tabii bilinen bir oyuncunun ülkenin en başındaki kişiye yaptığı bu şikâyet üzerine ücretlerde güzel bir indirim yapıldı. Doymak bilmeyen MUÇEV’e, Göcek’teki koruma alanları bile bakanlık tarafından verildi.

Bir başka yer de belediye tarafından işletilen iskele. Asla doymak bilmeyen MUÇEV bakanlık yoluyla aldığı bu iskeleyi yıkıp, 161 yat kapasiteli marinaya dönüştürmek için uğraştı. Projede “şirket müdürü” olarak kaymakam imzası bulunuyordu!

Göcek gibi bir yerde normalde böyle büyük bir projenin yapılabilmesi için ÇED (çevresel etki değerlendirmesi) raporu gerekliydi. Fakat ne oldu? Devlet dopingli MUÇEV için “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.

Bunun üzerine 700 kadar bölge sakini konuyu yargıya taşıdı. Mahkeme, kamu yararına ve ekolojinin temel ilkelerine uygun olmadığı kanaatiyle reddetti.

Fethiye Belediye ruhsatı iptal etti. İptal kararının ardından, marina zabıtalar tarafından mühürlendi. MUÇEV her şeyi yok sayarak ertesi gün mührü kırdı.

Yaklaşık dört ay boyunca marinayı hukuksuz bir şekilde işleten MUÇEV, Muğla 3. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararı istinafa taşıdı. İzmir Bölge İdare Mahkemesi yerel mahkemenin kararını bozdu ve MUÇEV’e izin verdi. Hukuk süreci ağır aksak yürürken MUÇEV marinada planladığı çalışmaları tamamlayıverdi! Artık Göcek’te bu güzelim sahil beldesinin tam ortasında halk denize sadece 300 metre uzunluğundaki tel örgülerin arkasından bakabiliyor.

MUÇEV Göcek kordon boyunu işgal ederek deniz kıyısına boydan boya tel çekiyor, binlerce kişinin deniz kıyısına erişimini kapatıyor. Yani şu an Göcek’e gitseniz, kordonda elinizi ayağınızı denize sokamazsınız. Göcek’te deniz sıradan vatandaşa MUÇEV marifetiyle yasak.

Yazarın Son Yazıları

Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025