‘İmamoğlu’nu indiremedik!’
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

‘İmamoğlu’nu indiremedik!’

07.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İBB davasının beşinci haftası başlarken ilk bir aya itirafçı tanıkların ifadelerini geri çekmesi damgasını vurdu.

Bizim için şaşırtıcı bir durum değil.

Görünen operasyon yorumcu istemez. İşin başında olağanüstü zorlamalarla çoktan seçmeli ifadeler alınınca devamının böyle gelmesi kaçınılmazdı. O günlerde itirafçı ifadelerine tutunarak “Satan satana”, “Her şeyi bir bir itiraf ediyorlar”, “Kendileri çözüldü” gibi manşetler atan iktidar medyasına bir cezaevi sözü anımsatmıştık:

“Satan, bir daha satar!”

Artık satışı nasıl anlarsanız!

9 Mart’ta başlayan duruşmalara 76 itirafçı, 15 gizli tanıkla girilmişti. Gizli tanıklardan 5’inin ifadesi şu ana dek bulunamadı. Demek ki hayli gizli!

***

İBB davasının sadece tanıklar bölümü bile hukuk fakültelerinde okutulmaya değer derslerle dolu. Daha soruşturmalar sürecinde tanıklardan delil üretmek için akla hayale gelmeyecek yöntemlerin kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Örneğin tutuklu bir kişiyi yeniden adliyeye çağırıyorlar. Son derece “çekici” bir öneride bulunuyorlar:

“Eşini de gözaltına aldık. Eğer şu yönde ifade verirsen eşinle birlikte evine gidersin. Vermezsen eşin de tutuklanır!”

Ya da “Mal canın yongasıdır” atasözünden hareket edip varlıklı bir kişiye şu “teklifte” bulunuyorlar:

“Bak bütün mal varlığına el koyarız. Elde avuçta ne varsa gider. Bir daha toparlayamazsın. Şu ifadeyi ver, çık git. İşine gücüne dön!”

İşte bu şekilde ifade verenlerin pek çoğu duruşmalar başlayınca daha önce savcılıkta verdikleri ifadeleri geri çektiler. Bir organizasyon şirketi sahibi, tutuklu Ömür Yılmaz’ın avukatı mahkeme aşamasında söze şöyle başladı:

“Müvekkilim İBB’den ihale alma gafletine düşmüş...”

Çok şey anlatan bir cümle! İBB’den ihale aldınsa yandın! Ya İmamoğlu aleyhine ifade verip kurtulacaksın ya da sonucuna katlanacaksın!

İş insanı Murat Kapki ve Vedat Şahin de birkaç kez ifade vermişlerdi. Her ifadeleri “olay” olmuştu. Duruşmaların dördüncü haftasında tüm ifadelerini geri çekip “İlk verdiğim doğruydu” dediler. Sadece bu durum bile davanın kurgulanma şeklini ortaya koymaya yetiyor.

Gizli tanıklar ne zaman dinlenecek bilemiyoruz ama o aşamada da itirafçılara benzer bir tablonun ortaya çıkacağı görünüyor. 15 gizli tanığa ad koyanları kutlamak gerek:

Doğan, İlke, Çınar, Rüzgâr, Gürgen, Mimoza, Köknar, Sakoya, Zeytin, Martı, Meşe, Kartal, Şahin, Ladin, Maun...

Gizli tanık ismi aramaya zaman ayıracak kadar delil aramaya çalışsalar belki daha mantıklı bir şeyler bulurlardı!

***

Geçen hafta tutuklu sanıklardan 18’i serbest bırakıldı. Ne olursa olsun özgürlük güzel şey. İnsan seviniyor. Ancak sormadan da edemiyor:

Daha duruşmaların başında oybirliğiyle tahliye kararları verdiğinize göre yargılamayı tutuksuz yapamaz mıydınız?

En azından bu aşamadan sonra tutuksuz yargılama ilkesine uymak, bu davada hayli örselenen hukuk devleti kavramına dönüşün başlangıcı olabilir.

Ankara kulislerinde de İBB davasının iktidar kanadı için “bekleneni veremediği” konuşuluyor. En “rahatsız edici” olanı da şu:

Salonda psikolojik üstünlük İmamoğlu’nda! Buna karşı kimi “çareler” düşünülmüş ama olmamış! İktidar kanadında kapalı kapılar ardında yapılan bu tür sohbetlerin çoğunlukla şu cümleyle noktalandığı konuşuluyor:

“İmamoğlu’nu indiremedik!”