Söküğünü Dikemeyen Meclis Açılırken

01 Ekim 2012 Pazartesi
\n

\n

TBMMnin 24. Dönem 2. Yasama Yılı sorunların katlandığı bir süreçte başlıyor. Meclisin açılışı öncesi esen hava bu

\n\n\n

sorunların çözümünden çok, ne yazık ki yeni gerilim konularımızın olacağını gösteriyor.

\n

Meclisin içinden başlayalım... Geçen yıl 8 eksikle toplanmıştı. CHPden 2, MHPden 1, BDPden 5 milletvekili, 12 Haziran seçimlerinde sandıktan çıkmasına karşın, hapisten çıkamamıştı. Geçen yasama yılının başlıca konularından biri bu olmuştu.

\n

Yeni yasama yılında ise bu sorunun çözülmesi bir yana, belki yeni eksiklerinkim olacağı konuşulacak. Zira terörle mücadelede ne yöntem seçebilen ne de yön tayini yapabilen hükümetin Meclisi çözüm zemini olarak görmekten çok terörle mücadele cephesihaline getirme olasılığı var. Hükümetin kafası o kadar karışık ki, bir yandan Terörü yenmek için Öcalanla bile görüşülebilirdiyor, bir yandan BDPli milletvekillerini terör örgütüne yakın durdukları içinMeclisten atabileceğini ima ediyor.

\n

Sözün özü Meclis, kendi söküğünü dikemeyen bir görünümle toplanıyor.

\n

***

\n

Kendi söküğünü dikemeyen Meclis, yeni bir anayasa dikebilir mi?

\n

Sönük de olsa yeni yasama yılının tartışma konularından biri bu.

\n

AKP, anayasadan bir şey almak istediği zaman bunu nasıl yapacağını 12 Eylül 2010 referandumuyla gösterdi. Bu anayasa değişikliği referandumuyla yargıyı başkalaştırıp, adeta AKPnin bir yan kolu olmaya açık hale getiren hükümetin önümüzdeki dönem benzer bir gereksinimi var mı?

\n

Var...

\n

Başbakanın, Köşke hangi yetkilerle ve altında nasıl bir hükümet yapısıyla gideceği tartışılıyor. Başbakanın çevresindekiler, tabii ki onun izniyle kimi taslakları kamuoyuna sızdırıyorlar. Ekim başına dek yapılan sızdırmalar pek yankı bulmadı.

\n

Görünen o ki, Meclisteki dört partinin temsilcilerinden oluşan Anayasa Komisyonu, bu şekilde yeni anayasa yapılamayacağını göstermek için bir süre daha faalgörünecek. Sonra AKP, ikili üçlü ittifaklarla kendi gündemini işletmeye başlayacak. Bu çerçevede yerel seçimlerin öne alınmasının ardından yeni sürprizler olabilir. Çünkü bu adımla 3 yıllık seçim takvimi de başlamış olacak; 2013 yerel seçim, 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi, 2015 genel seçim.

\n

***

\n

Yazının buraya kadar olan bölümünü sanki AKP gelişmelerin tek aktörüymüş gibi aktardık. Çünkü genel olarak böyle bir hava veriliyor; AKPnin rakibi AKP, AKP kendisiyle yarışıyor...

\n

Ama öyle değil...

\n

Ne olursa olsun, öyle değil...

\n

Konunun bu yanına girmeden önce evrensel bir sözü anımsatalım: Bir planınız yoksa, başkalarının planının parçası olursunuz.

\n

Gücünüz ne olursa olsun; az ya da çok, önce planınız olmalı.

\n

AKPnin Türkiyeyi istediği gibi dönüştürme hedeflerini onaylamayanların da bir planı olmalı.

\n

Şu plan değil:

\n

AKPye istediğini yaptırmayacağız.

\n

Bunu söylediğinizde tarafsız yığınlar, hatta taraflı olanlar da sorar:

\n

Peki sen ne yapacaksın?

\n

Meclis açılırken daha sıcak hale gelecek ikilemlerden biri bu.

\n

İktidar koalisyonunun hırsı katlanarak devam ediyor. Böylesi hırslar korkutucu hale geldikçe akıldan uzaklaşır. Ne kadar planlı görünürse görünsün sürdürülebilirliği zorlaşır.

\n

Gün, toplumu saran korkudan, iktidarın sınır tanımazlığından yakınma günü değil. Halkı kazanma, ona güven verme, Bu iktidara mahkûm değilizduygusunu güçlendirme günü.

\n

Bunu vurgularken dayanak noktalarımızdan biri şu:

\n

Bu halk, iktidarı değiştirme gücünün bilincine varmıştır.

\n

AKPnin karşısına konacak plan, bu gücü bu bilinci yeni bir iktidar hedefiyle, Meclis zeminini güçlü tutarak harekete geçirmektir.

\n

Dileyelim ki, 1 Ekim bu takvimin başladığı gün olsun...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Sırıtıyor... 22 Ekim 2020
Hukuksal soykırım! 18 Ekim 2020
Bütöv Azerbaycan! 30 Eylül 2020