Yunan-isyan Seçimleri!

27 Ocak 2015 Salı

Ege’nin öte yakasındaki Yunanistan’da yapılan genel seçimler sol ittifakın zaferiyle sonuçlandı. 6 sol partinin bir araya gelmesinden oluşan ittifak SYRİZA, beklenenin de üzerinde yüzde 37 oy aldı, ancak 2 milletvekilliği ile tek başına iktidarı kaçırdı.
6 yıldır ağır ekonomik krizler altında, AB içinde sürekli savrulan Yunanistan’da yeni hükümet birkaç gün içinde kurulacak. Asıl tartışma bu aşamadan sonra başlayacak. Zira SYRİZA’nın 41 yaşındaki lideri Aleksis Çipras, AB’ye çapraz duruyor. AB’nin dayatmalarına ve salt Brüksel-Berlin merkezli çözüm paketlerine hayır diyor.
Yunanistan kriz sarmalına nasıl girdi?
AB’ye 1981 yılında giren Yunanistan, o yıllarda sıklıkla şöyle anılırdı; Avrupa’nın şımarık çocuğu.
Böyle durumlarda bir şımaran varsa, bir de şımartan vardır. 1990’lı yıllarda AB, Yunanistan’ı adeta krediye boğdu. Ama şartı vardı; AB ülkelerinden silah alırsa. Kimi dönemler Yunanistan, tüm ulusal bütçesi kadar silahlandı, çarkı AB kredileriyle döndürdü. Bu durum üretimi ikincilleştirdi. Kredilerin ödeme süresi gelince, bunu karşılayacak gelir gücü olmayınca, AB’ye 2000’lerin başında katılan ülkeler de pastaya ortak olunca, Yunanistan’ın payına kriz düştü.

***

Kriz sonrasında Yunanistan yönetimini büyük ölçüde biçimlendiren AB, önceki günkü seçimlerle birlikte çözüm dayatmasına dayalı politikalarının da siyasal sonuç vermeyeceğini görmüş oldu.
Yunanistan seçimleriyle birlikte dünya gündemine düşen bir soru da şu:
Sol, vahşi kapitalizmin biçimlendiriciliğinde ilerleyen küreselleşmeye karşı yeni politikaların üretilmesinde kelebek etkisi yaratır mı?
Zaten bu yönde arayışlar var, en azından bunların canlanmasına, tartışmanın güçlenmesine ve seçenek olarak solun daha etkin hale gelmesine neden olacaktır. Küreselleşmenin dünyada büyük bir dengesizlik yarattığı ortada. ABD’de, gelir gücü bakımından ilk yüzde 1’lik dilim, öteki yüzde 99’dan daha büyük. Bundan çarpıcı fotoğraf olabilir mi?
AB içinde de sosyal politikalara büyük ölçüde veda edildi. AB’ye yeni katılan üyelerden gelen işgücünün kaderini de piyasa belirledi. Örneğin, güçlü Alman markaları, işçi sendikalarına dönüp, “Fazla hak isterseniz, üretimi Doğu Avrupa’ya kaydırırız” dedi. Bunun üzerine pek çok sendika varlığını koruma derdine düştü.

***

Gelelim bize...
Yunanistan seçimleri Türkiye’yi nasıl etkiler?
Girişte vurguladığımız gibi Türkiye ile Yunanistan Ege’nin iki yakası. Yunanistan’da 6 sol parti bir araya gelebildi, bir hedef etrafında birleşebildi.
Bu köşenin sürekli okurları sıklıkla şu tanımın altını çizdiğimizi anımsayacaktır; hedef ortaklığı.
İktidarda, yukarıda özetlediğimiz küresel yapıyla bütünleşmiş, onların istemlerine büyük ölçüde uyan, toplumsal tabanını da inanç sömürüsüne dayandıran, topluma direnme hakkı tanımayan, sadece dilenme hakkı tanıyan, onu da kesesinden veriyormuş gibi lütuflaştıran, çıkarcı bir grup var.
Buna karşı en geniş mücadele zemini yaratabilecek parti CHP’dir.
CHP, “özünü yitiriyor” algısı yaratacak bir iklimden uzak durarak, AKP’nin sandığa gömülmesinde samimi olan tüm kesimlerin desteğini almak zorunda.
AKP’ye karşı olan, ancak CHP ile olmak istemeyenlere de bir sorumuz var: Önceliğiniz ne; CHP’yi yaralamak mı, AKP’nin gerçek yüzünü halka anlatıp muhalefeti güçlendirmek mi?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021