\n\n\n
“İki seçim mi kazanmışlar? Bir on yıl daha işbaşında kalmak niyetindeymişler!.. Yetmezmiş gibi, Türk’ü, Türklüğü de anayasadan çıkarmak, giderek Osmanlı’yı yeniden kurmak, belki de padişahlığa benzer bir yönetimi, ardından da halifeliği yeniden oluşturmak.”
\nBu benim 13 Kasım tarihli yazımdan bir parça...
\nBoşuna yazmamışım!.. İçime mi doğmuş, yoksa iktidarın nereye doğru koştuğunu önceden sezmek mi?
\nBöyle böyle başlar!..
\n***
\nAbdülmecit’i anma sempozyumu durup dururken nerden mi çıktı?
\nBaşta Tayyip Bey’in ve ona sımsıkı bağlı arkadaşlarının, daha yirmi-otuz yıl önceki gençliklerinden beri içlerinde sakladıkları gizli duygunun fışkırması mı?
\nErbakan’ın yetiştirdiği gençler sonunda iktidarı ele geçirdiler. Diyeceksiniz, seçim kazandılar, her şeyi yapmak ellerinde!.. Kalkmışlar, padişahları yeni kuşaklara tanıtmak, sevdirmek istiyorlar. İşte TV’lerdeki Kanuni, Hürrem, İbrahim Paşa... Yetmez, saltanat günlerinin aşk serüvenleri, gizlice çevrilen haince dolapları anlatmak...
\nPadişahlık, cumhuriyetle birlikte kaldırıldı. Vahdettin’le tüm Osmanlı döküntüleri yurtdışına sürüldü. Türk cumhuriyetinde artık padişah yok, padişahlık yok, haremler bilmem neler yok!..
\n***
\nAma yavaş yavaş var oluyor mu? Tek başına on yıldır yurdun yönetimini, adaletini, askerini, bilimini, bilmem daha nelerini elinde tutan “tek adam” kendini sahiden Abdülmecit’lerin varisi mi sayıyor? En iyisi seçime meçime gerek yok. “Birinci Tayyip” olarak tahta çıkmak... Dolmabahçe Sarayı’nda yerleşmek (zaten daha şimdiden bir köşesini kapmadı mı?), ülkeyi daha güçle, sağlamlıkla yönetmek, demokrasi diye diye hepimizi de bu yeni padişahlık özlemine alıştırmak!..
\n***
\nGülünç şeyler mi?
\nAma daha ne kadar gülünç saydığımız işler yaşandı! Bu gidişle, bir de bakmışsınız olmayacak şeyler de oluvermiş!..
\n\n\n