Asgari ücrete neden zam yapılmalı? - MAHMUT ASLAN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Asgari ücrete neden zam yapılmalı? - MAHMUT ASLAN

26.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

2025 yılında asgari ücret net 22 bin 104 TL’dir. Asgari ücret açıklandığı günden bugüne kadar aradan geçen aylar içinde yüksek enflasyon ve temel harcama kalemlerindeki sert artışlar karşısında değer kaybetmeye devam etmektedir. TÜRK-İş’in Nisan 2025 verilerine göre dört kişilik bir aile için açlık sınırı 24 bin 035 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 78 bin 292 TL’ye dayanmış durumda. Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise 31 bin 142 TL olarak hesaplanmıştır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Nisan 2025 verileri ise daha çarpıcıdır: Açlık sınırı 26 bin 179 TL, yoksulluk sınırı ise 79 bin 413 TL olarak belirlenmiştir. Bu veriler, mevcut asgari ücretin açlık sınırının dahi altında kaldığını göstermektedir.

Türkiye’de asgari ücret, teknik olarak “en düşük ücret” olmakla birlikte, fiilen ortalama ücret durumuna gelmiştir. Milyonlarca çalışan, başka herhangi bir sosyal destek veya yan gelir olmadan bu ücretle geçinmeye çalışmaktadır. Temmuz ayında bu ücretin yeniden artırılması, sadece ekonomik değil, toplumsal bir zorunluluktur.

Asgari ücretle geçinen bir işçinin bugün kırmızı et tüketebilmesi neredeyse imkânsız duruma gelmiştir. Ayda yalnızca 4 kilogram et tüketmek isteyen bir ailenin yalnızca et harcaması 4 bin 300 TL’yi aşmaktadır. Bu, asgari ücretin yaklaşık beşte biri demektir. Büyükşehirlerde 2+1 ortalama bir dairenin kirası 17 bin TL’ye dayanmışken bu ücretle barınmak ve aynı zamanda yaşamak mümkün değildir.

Devlet okullarındaki kırtasiye, servis ve forma giderleri bile ücreti ile geçinenleri yıl içinde birkaç kez borçlanmaya itmektedir. Bu nedenle 2025 yılı itibarıyla çocuk işçiliğinde yeniden artış gözlemlenmektedir.

Kredi kartı borçlarındaki patlama ve artan icra dosyaları da emeğin nasıl sistematik biçimde yoksullaştırıldığını kanıtlamaktadır. BDDK verilerine göre bireysel kredi kartı borçları 2025’in ilk dört ayında yüzde 48 artmış, icra takibine düşen dosya sayısı 30 milyonu aşmıştır.


ORTA VADELİ PROGRAM NE GETİRDİ?

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öncülüğünde uygulamaya konan ve “rasyonel zemine dönüş” olarak adlandırılan ekonomi programı, asgari ücretli ve sabit gelirli kesimler için herhangi bir iyileşme sağlamamıştır.

Tersine, bu program kamu harcamalarında kısıntı yapmayı, vergi yükünü geniş halk kesimlerine yaymayı ve ücretleri reel olarak baskılamayı hedeflemiştir. Enflasyonu düşürme iddiasıyla yürütülen bu stratejinin sonunda fiyatlar düşmemiş, yalnızca halkın alım gücü gerilemiştir.

Bu tablo, uygulanan programın yalnızca teknik olarak değil, siyasal ve sınıfsal olarak da başarısız olduğunu göstermektedir. Enflasyonist bir ortamda ücretleri sabit tutmak, yoksulluğu bilerek artırmaktır.

Ayrıca, program kapsamında toplanan milyarlarca dolar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidarda kalma hırsı uğruna, en büyük siyasi rakibi Ekrem İmamoğlu’nu yargı yoluyla tasfiye etmeye yönelik girişimlerle bir gecede buharlaştırılmıştır.

SENDİKALARIN SESSİZLİĞİ

Sendikaların büyük kısmı bu gerçek karşısında sessizliğe gömülmüş durumdadır. Toplu sözleşme dönemleri dışında görünmeyen sendikal yapılar, bugün milyonlarca emekçinin yoksullaşmasına seyirci kalmaktadır. Oysa sendikaların asli görevi, yalnızca ücret pazarlığı değil, insanca yaşam koşullarını savunmaktır.

Asgari ücretin yeniden belirlenmesi için kitlesel bir mücadele hattı kurulması, işyerlerinden başlayarak sokakta, medyada ve yerel düzeyde örgütlü bir talebe dönüşmesi şarttır.

CHP'NİN SİYASİ SORUMLULUĞU

Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu süreçte daha etkin bir rol üstlenmesi beklenmektedir. Yalnızca Meclis kürsüsünde değil, sokakta, sendikal alanda ve yerel yönetimlerde asgari ücret meselesini gündemde tutmalı, açlık sınırının altında kalan her ücretin suç olduğunu vurgulayan bir siyasi dil geliştirmelidir.

CHP milletvekillerinin daha önce sunduğu, asgari ücretin yılda iki kez enflasyona endeksli biçimde otomatik güncellenmesini sağlayacak yasa teklifleri yeniden gündeme getirilmeli ve bu talepler kamuoyunda güçlü biçimde dillendirilmelidir.

ÜCRET TARTIŞMASI DEĞİL, YAŞAM MESELESİ

Bugün asgari ücretin yeniden belirlenmesi yalnızca teknik bir karar değil, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Asgari ücret, bir lütuf değil, işçilerin emeğinin karşılığıdır. Bugün o karşılık fazlasıyla eksilmiştir. Temmuz ayında yapılacak bir ücret artışı, ülkenin ekonomik gerçekleri kadar toplumsal huzurunun da korunması için zorunludur. Milyonlarca insanın gıda, barınma ve sağlık gibi en temel gereksinimlerini karşılayamadığı bir ülkede, barıştan ve huzurdan söz edilemez. Sendikaların, siyasi partilerin ve tüm emek örgütlerinin bu konuda ortak bir ses yükseltmesi tarihsel bir görevdir.

Çünkü mesele yalnızca ekmek değil, aynı zamanda onur, adalet ve eşitlik meselesidir.

MAHMUT ASLAN

YAZAR

İlgili Konular: #asgari ücret

Yazarın Son Yazıları

Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025