Olaylar Ve Görüşler

Büyük Devlet Farkı - Prof. Dr. Cengiz KUDAY

26 Haziran 2021 Cumartesi

Cumhuriyet gazetemizin unutulmaz yazarı İlhan Selçuk’un dostu ve doktoru olarak son anına kadar onun yanında olabilme ayrıcalığına sahiptim. Ülkenin problemlerini son anlarında bile bizden çok önce anlamış ve önemli uyarılarda bulunmuştu. Geleceğe dair kaygılarını da umarım yanılırım” diyerek dillendirmişti. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet yıllardır hırpalanmış ve değerlerini unutmuştur. Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları adlı kitabından, bu yozlaşmanın daha o zaman başladığını anlıyoruz.

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet 40’lı yılların sonuna kadar ivme kaybederek de olsa sürdü ve tükenme sürecine girdi. Bizler bunu göremedik. Ya da gördük ama kabullenemedik. O zamanlar ordumuz Atatürk’ün ordusu, yargımız tarafsız ve inanılır idi. Üniversite ve okullarımızın her biri devrimleri koruyan, öğreten hoca ve bunları öğrenen hazmeden öğrencilerle dolu idi.

Örneğin geçtiğimiz yıl İdlip’te 31 askerimiz uçak taarruzu ile şehit edildi. Askerlerimizi şehit eden ülke ve bu emri veren başkan bilinirken nedense bu olayla ilgili devletimiz tarafından bir protesto bile edilmedi. Daha önceki aylarda silah yiyecek ve sağlık yardımları yaptığımız bir gerici terör örgütü tarafından iki askerimiz kafes içinde yakıldı. Bütün dünya televizyonları bu acı olayı gösterdi. Bizim o günlerde haberimiz dahi olmadı.

BÜYÜK DEVLET NE YAPAR

1982’de İngiltere, Falkland Adaları’nda esir alınan 115 askerini kurtarmak için 8 bin mil öteye, Güney Kutbu’na yakın Falkland Adaları’na donanmasını gönderdi. 2 olestroyen,  2 fırkateyn containev 10 Doğu Akdeniz’den Amerika’nın isteğiyle geri çekildi.

Bizler Batı için ihraç ürünü yalnızca asker olan bir ülke olarak hiçbir ciddi problemde fikrimiz dahi alınmamıştır. Şimdi belirli bir yaş altındakiler pek hatırlamaz ve bilmezler.

Küba krizinde eğer netice antlaşma olmasa idi, ilk saldırıya uğrayacak ülke bizdik. Doğu’da konuşulan Jüpiter füzeleri yüzünden Batı dünyasında durabilmek ve bir takım olumsuzluklarımızın göz ardı edilmesi uğruna taviz üstüne taviz veriyoruz.

NE UĞRUNA, NE İÇİN?

1950’li yıllarda NATO’ya girmek uğruna Kore’ye Meclis kararı olmadan asker gönderdik. Yüzlerce şehit verdik, yaralı verdik. Bugün de Amerika’nın başlattığı Ruslar ve Amerikalılar için bir cehennem olan Afganistan’da havaalanı ve bazı yerlerin bekçiliğine talibiz.

Afganistan tarih boyunca hiç yenilmemiş bir ülke, bu ülke asırlar boyunca hep savaş içinde olmuş, büyük İskender dahil daha sonra gelen hiçbir emperyalist güç başarılı olamamış... Bu yangın yerine yine en iyi ihraç ürünümüz askerimizi gönderiyoruz.

Büyük devlet gibi davranamadıkça, bunun en ağır bedelini her zaman halk çocuğu askerlerimiz ödeyecek. Üstelik bizim olmayan bir savaşta, cehennemin ortasında...

PROF. DR. CENGİZ KUDAY


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları