Olaylar Ve Görüşler

CHP’de Örgütsel Reform İhtiyacı - Prof. Dr. Gazi ZORER

05 Mayıs 2021 Çarşamba

Aynı örgüt yapısı ile benzer şeyler yapılarak farklı sonuç alınamıyor.

Deniz Baykal yönetiminde yüzde 20yi aşamayan, Kemal Kılıçdaroğlunun genel başkan olmasından sonra 2011 seçimlerinde yüzde 25e ulaşan CHP, o zamandan bu yana adaya ve ittifaklara bağlı olarak bazı oynamalar dışında yerel ve genel seçimlerde oy oranı olarak yüzde 25i aşamıyor. İktidarda 18 yılını dolduran Ak Partinin gerilemesine, meclis çoğunluğunu kaybetmesine, ancak MHP desteği ile meclis iktidarını sürdürebilmesine rağmen CHP oylarını artıramıyor.

2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı faktörü ile birlikte CHP, özellikle büyükşehirlerde önemli başarılar elde etti. Ancak pek çok kamuoyu araştırmaları hâlâ seçmenin CHPye yöneldiğine dair sonuçlar göstermiyor.

18 yıllık iktidarın geldiği noktada Ak Partinin ülkenin hiçbir temel sorununa çözüm getiremediği gibi, toplumu ağır bir ekonomik buhrana sürüklemesine ve giderek gerileyen toplumsal desteğine karşılık CHPnin halk desteğinde bir artış belirtisine rastlanmıyor. CHP 1977 seçimlerinde Bülent Ecevitin genel başkanlığında ulaştığı yüzde 41.4 oy oranının bugün çok gerisinde. Birçok kamuoyu araştırma şirketinin paylaştığı seçmen eğilimleri sonuçları, yüzde 25-30larda seçmeni, kararsızlar hanesinde gösteriyor.

Bu sonuçlar değerlendirildiğinde CHP açısından dışsal faktörler (ülke ve dünyada mevcut konjonktüre bağlı ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmeler) değiştirilebilir parametreler değil; ancak CHPnin örgüt işleyişi büyük ölçüde düzenlenebilir, geliştirilebilir bir alan (burada siyasi partiler kanunundan kaynaklanan önemli bazı kısıtları da göz ardı etmemek gerek).

İşte bu alan analiz edildiğinde CHPnin örgütsel yapısında önümüze çok ciddi eksikler ve yetersizlikler çıkıyor. Durumu tespit etmek olmazsa olmaz; ancak esas olan onu düzeltmektir. Siyasi iktidarı kazanmayı hedefleyen yapılar olarak siyasi partiler, insanlığın toplumsal yaşamındaki en iradi örgütlenmelerden biri olarak tanımlanabilir. Parti yönetimi bu sorunların üstesinden gelebilir, gelmelidir.

ÖRGÜT YAPISI SORUNLU

CHPnin şimdiki örgütsel yapısı incelendiğinde Siyasi Partiler Kanununa bağlı olarak temel çekirdek yapının ilçe örgütlenmeleri olduğu görülüyor. Üyelerin parti ile birleştikleri yer burası. Üyeler genel merkeze ya da il merkezine değil, ilçe merkezine kaydoluyor.

Partinin halkla, seçmenle doğrudan iletişim kurduğu yerler de ilçedeki mahalleler, sokaklar. Bu mahallelerde, sokaklarda yaşayan parti üyeleri varsa orada parti var demektir. Bu partililer gerekli yetkinliğe sahipse, aidiyeti gelişkin, ideolojik bilinci yeterliyse ve parti canlı bir organizma gibi çalışıyorsa, sadece seçimden seçime değil her zaman seçmenle, halkla iletişim halindeyse, genel merkezden iletilen stratejiye uygun taktikleri yerel özellikleri de harmanlayarak kitlelere ulaştırabiliyorsa o zaman parti büyüyebilir, iktidarı kazanma yolunda ilerleyebilir.

Özetlersek Siyasi Partiler Kanunundan kaynaklanan bazı kısıtlara rağmen mevcut sorunların büyük çoğunluğu kısa vadede çözülebilir görünüyor. Yıllar boyunca birikerek kök sorun halini alan başta üyelik sistemi olmak üzere pek çok problemin öncelikle halledilmesi gerekiyor. Parti örgütünün her şeyden önce iyi çalışan” canlı bir organizma haline getirilmesi, olmazsa olmaz bir şart. Yapılacak reformların sürdürülebilir olması için çağdaş teknolojik olanaklardan sonuna kadar yararlanılması ve modern yönetim tekniklerinin kullanılması yeterli olacaktır.

Ülke çapında eleştirdiğimiz ve mücadele verdiğimiz, kurtulmaya çalıştığımız tek adam yönetiminin parti içindeki prototiplerini aşarak kolektivizmi ve siyasal bilinci öne çıkaran, ideolojik netlik ve yeterliliğe sahip, nitelikli üyelerin katılımını sağlamak, gerçek anlamda liyakate dayalı üretken ve objektif bir sistemi en kısa zamanda kurmak gerekiyor.

KURUMSAL BİR YAPI GEREKLİ

Kurumsal ve kapsayıcı bir yapı oluşturmaya, iktidarı hedefleyen yeni bir örgüt kültürünü geliştirmeye ihtiyaç var. Şimdiki haline baktığımızda, bu çalışmayan örgütleri ile CHP, eğer bir şirket olsaydı kısa zamanda iflas ederdi.

Bir yanda örgüt dinamizmini engelleyen, gelişimin önünü tıkayan, tepede bürokrasi oluşturan profesyonel siyasetçiler, diğer yanda tabanda siyaset esnafları tarafından kelepçe takılan partiyi iktidara taşımak için seçilme hakkını üst üste iki ya da üç kez ile sınırlayan ve liyakati esas alan düzenlemeler gerçekleştirmek, üyelik reformunu takiben önseçim kuralını uygulamak partinin önünü açacaktır.

FIRSAT VAR

CHPnin önüne, birinci parti olmak için büyük bir fırsat çıkmış durumda. Son bir iki yıldır oluşturulan alternatif politikaları Genel Başkan Kılıçdaroğlu madde madde formüle ediyor, çözüm önerilerini ortaya koyuyor. Ancak bu mesajları topluma iletecek iyi çalışan nitelikli bir örgütsel mekanizma yok. İktidar yönetemez hale gelmesine rağmen CHP gündemi belirleyip halka önderlik edemiyor. Oysa başarıyla yürütülen ittifaklar siyasetini güçlü bir örgütsel yapı ile taçlandırmak gerekli.

Siyaseti tabana indirip hayatın içinde önce üyeleriyle, sonra halkla buluşturmak ve halkın siyasete katılımını sağlamak ülkemizin de önünü açabilir. Günümüz şartlarında yüzde 95i siyasi iktidar tarafından kontrol edilen medyayla giderek daraltılan sosyal medya dışında toplumsal muhalefetin önünde halka ulaşmanın tek ve en etkili yöntemi yüz yüze iletişimdir.

Ancak bu örgütsel devrimi gerçekleştirmek için pansuman tedbirler yetmez, radikal reformlar gerekli. Başarı için kararlı bir inisiyatife ve çok çalışmaya ihtiyaç var.

PROF. DR. GAZİ ZORER


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları