Cumhuriyet Gazetesi Yayın İlkeleri
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyet Gazetesi Yayın İlkeleri

23.11.2014 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu’nca yürürlüğe konulan ‘Cumhuriyet Gazetesi Yayın İlkeleri’ni gazetemiz okurlarının bilgisine sunuyoruz

Giriş
Cumhuriyet Gazetesi, “amacını toplum yaşamına katıldığı 7 Mayıs 1924’te yayınladığı ilk sayısında kurucusu Yunus Nadi’nin kalemiyle belirlemiştir. Cumhuriyet, ne hükümet ne de parti gazetesidir. Cumhuriyet yalnız Cumhuriyet’in, bilimsel ve yaygın anlatımıyla demokrasinin savunucusudur. Cumhuriyet, demokrasi fikir ve esaslarını yıkmaya çalışan her kuvvete karşı mücadele edecektir. Ülkemizde her anlamıyla gerçek bir demokrasi kurulması için bütün varlığı ile çalışacaktır. Cumhuriyet Atatürk devrim ve ilkelerinin açtığı ‘aydınlanma’ yolunda, aklın bağnazlıktan, bilimin dinden bağımsızlaşması, Laiklik ilkesinin toplumca benimsenmesi için çaba gösterecektir. ‘İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Bildirgesi’ni demokrasinin evrensel anayasası olarak benimseyen Cumhuriyet, amaçlarına ancak Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü kapsamında ulaşılacağını temel ilke sayar. Cumhuriyet Gazetesi’ni kuran Yunus Nadi, kurumlaştıran Nadir Nadi’dir. Cumhuriyet Türkiyesi’nin temelleri atılırken kurulan Cumhuriyet Gazetesi’ni Yunus Nadi’nin ölümünden sonra her çeşit güçlüğe karşı yarım yüzyıllık savaşımla hiç bir ödün vermeden yöneten ve kurumlaştıran Nadir Nadi 20 Ağustos 1991 günü gözlerini yaşama kapamıştır. Kimliği, ilkeleri ve amaçları bu uzun süre içinde belirlenip toplumda kök salan Cumhuriyet’i aynı yörüngede yaşatmak Cumhuriyet Türkiyesi’ne, topluma ve Cumhuriyet okurlarına karşı bir ödev niteliğine dönüşmüştür. Cumhuriyet Vakfı, bu amacı yerine getirmek için kurulmuştur.”

1- Genel Hükümler
1/1- Cumhuriyet Gazetesi Yayın İlkeleri, gazeteyi, ekleri, internet sitesini ve diğer Cumhuriyet yayınlarını kapsar ve bağlar.
1/2- Cumhuriyet gazetesi ve diğer yayınların yöneticileri ve çalışanları her türden çıkar ve nüfuz ilişkilerinin dışında kalmaya özel bir özen gösterirler.
1/3- Cumhuriyet gazetesi çalışanları bir siyasi partiye üye iseler, gazetedeki faaliyetleri ile siyasi çalışmalarını ayrı tutmaya özen gösterirler. Siyasi parti üyesi yazarlar yazılarını üyesi bulundukları siyasi parti içindeki konumları ya da faaliyetleri için kullanamazlar.
1/4- Cumhuriyet yayınlarında reklam, sponsorluk vb. alanlardaki çalışmalarla editoryal alandaki çalışmalar kesin çizgilerle birbirinden ayrılır. Haberin ana ya da vazgeçilmez unsuru olmadıkça şirketler, ticari ürünler ve markalar yer alamaz, gizli reklam yapılamaz.
1/5- Cumhuriyet gazetesi ve yayınlarında çalışanlar haber amaçlı da olsa belge fotoğraf elde etmek için kimseye para teklif edemez ve veremez.
1/6- Cumhuriyet gazetesi çalışanları kural olarak hediye kabul etmezler. Tanıtım amaçlı özel anlam taşımayan ya da bayram, yılbaşı, vb. özel günlerde geleneksel olarak verilen armağanların değeri kabul edilebilecek ölçüleri aşamaz.
1/7- Cumhuriyet gazetesi ve diğer yayınlarda çalışanlar medya davetleri konusunda titiz davranırlar. Muhabirler ve editörler katıldıkları gezilerle ilgili yaptıkları haberlerde davet edenlere özel bir ayrıcalık gösteremez, övgü amaçlı yayın yapmazlar. Gazete ve diğer yayınlarda yönetici konumlarda olanlar konferanslara, bilimsel toplantılara çağrılı olmak dışında bu türden ticari amaçlı gezilere katılamazlar. Temsil amacıyla katıldıkları gezilerin masrafları gazete tarafından ödenir. Üst düzey siyasi gezilerde tarafsızlık ve haberde gerçekçilik ilkesinin zedelenmesine izin verilmez.
1/8- Cumhuriyet gazetesi ve diğer yayınların yöneticileri başka yayın organları ve kuruluşlarla ortak çalışmalarda ve işbirliklerinde yayın ilkelerine aykırı davranamazlar.
1/9- Televizyon, radyo programlarına konuşmacı olarak çağrılan sosyal medyayı kullanan Cumhuriyet çalışanları, yazarları kurumsal kimliği zedeleyici üslupla konuşmaz, yazmazlar.
1/10- Cumhuriyet gazetesi ve yayınlarında çalışanlar bir ticari kuruluşun danışma ya da yönetim organlarında görev alamazlar.
1/11- Cumhuriyet gazetesi ve yayınları Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Yayın Yönetmeni, İcra Kurulu Başkanı ya da onların görevlendireceği kişiler tarafından temsil edilir. Bunun dışında hiç kimse Cumhuriyet gazetesinin adını kullanarak faaliyette ve temsil iddiasında bulunamaz. Cumhuriyet markası Vakıf Yönetim Kurulunun izni dışında herhangi bir ticari faaliyet için kullanılamaz.

2- Yayın ilkeleri
2/1- Cumhuriyet gazetesi ve diğer yayınlarda temel amaç halkın haber alma hak ve özgürlüğünü sonuna kadar kullanabilmesinin sağlanması, bunun için gerekli özenin ve çabanın gösterilmesidir. Çabamız, adil ve açık fikirli olmak, çatışan değişik görüşleri irdeleyerek belli başlı bakış açılarına yer vermektir.
2/2- Bu amacı gerçekleştirmek için bağımsız, özgür ve nesnel yayıncılığın tüm kurallarına uymak zorunludur. Gazete, haberde gerçekliği, güncelliği, kamu yararını, nesnelliği, dengeli ve adil olmayı, yorumda ifade ve eleştiri özgürlüğünü esas alır. Bu ilke yayıncılığımızda temel aldığımız insan ve yurttaş haklarının, kamu yararı ilkesinin de özünü oluşturur.
2/3-Kamu yararından, bir suçun açığa çıkartılması, yolsuzluk ve adaletsizliklerin aydınlatılması, kişi yaşamını etkileyen ciddi yetersizlik ve ihmallerin duyurulması, halk sağlığı ve güvenliğinin korunması, halkın yanıltılmasının önlenmesi ve insanların bilinçli karar vermesinin sağlanması hallerinde söz edilebilir.
2/4- Cumhuriyet gazetesi ve yayınlarında gerçeklerin saptırılmamasına, abartılmamasına, sansürlenmemesine baskı ve çıkar gruplarının etkisi altında kalınmamasına özen gösterilir. Bu kapsamda gittikçe hızlanan medya dünyasının gerisinde kalmamak gibi bir gerekçe hata ve yanlışların haklı görülmesine yol açmaz. Hata ve yanlışlar hızla ve dürüst bir şekilde düzeltilir.
2/5- Haberlerde gerçeğe uygunluk esastır. Haberlerde gerçeğin tüm boyutlarına, karşıt görüş ve iddialara yer vermek zorunluluktur. İddiaların muhatabı olan kişi ve kurumlardan bilgi ve yanıt almak, alınamıyorsa bunu haberde belirtmek gereklidir. Farklı görüş ve değerlendirmeleri bilmenin temel bir okur hakkı olduğu unutulmamalıdır.
2/6- Cumhuriyet çalışanları hazırladıkları haber, röportaj, söyleşi, yorum ya da görüntü konusunda kendi üstleri dışında, haber kaynağı da dahil hiç kimseye bilgi vermek ya da onay almakla yükümlü değildirler.
2/7- Hızla değişen toplumsal siyasal ortamın yayınlarda bire bir karşılığını bulması, olup bitenin tüm renkleriyle ve boyutlarıyla okura izleyene dinleyene aktarılmasından vazgeçilemez. Cumhuriyet Vakfı resmi senedinde belirtilen temel ilkeler ve bakış açısı, savunulması gereken temel değerler bir yana bırakılmaksızın gerçeğin tüm çıplaklığıyla aktarılması bir gazetecilik sorumluluğu ve görevidir.
2/8- Cumhuriyet yayınlarında, düşünce özgürlüğü eylem ve örgütlenme hakkı olarak anlaşılır. Yayınlarda bu özgürlüğü kısıtlayan, temel insan haklarına aykırı, şiddeti, kin ve düşmanlıkları kışkırtıcı, insanlar, topluluklar, cinsel tercihleri farklı olanlar, etnik ve dinsel gruplar, uluslar ve halklar arasında nefret ve düşmanlığı körükleyici öğeler yer almaz.
2/9- Haber ve yorumlarda somut belge ve kanıtlanabilir bilgi olmadıkça hiç kimse peşinen sorumlu ilan edilemez, okurun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi esas alınır. Resmi makamların üslubu ve dili yerine gerçeği anlatacak bir üslup ve dil kullanılır. Süren idari ve adli soruşturmalar ile davalarda iddialar ve savunmalar adil ve dengeli bir biçimde yayınlanır. Yayınlarda masumiyet karinesine özen gösterilir.
2/10- Haber ve yorumlarda insan yaşamının çeşitliliğini aktarmaktan geri durulmaz. Bu kapsamda yadırgatıcı yayın yapmaktan kaçınmaya özellikle çocukları dikkate almaya ve korumaya özen göstermek gerekli ve zorunludur. Haberlerde haberin unsuru olmadığı sürece insanlar, ırkı, milleti, etnik kökeni, sınıfı, dili, dini ya da mezhebi, inanç ya da inançsızlığı, meslek grubu fiziki ya da zihni engelli oluşu ile tanımlanamazlar, insanlar hiçbir şekilde bu özellikleriyle küçümsenemez, alay konusu yapılamazlar.
2/11- Haber ve yorumlarda şiddet propagandası olarak anlaşılabilecek türden yazı ve fotoğraflara yer verilemez.
2/12- Haber ve yorumlarda kişilik haklarının ve kişilerin özel yaşamlarının korunması esastır. İnsanların yaşam tarzları tavır ve davranışları kınanamaz, onların bu özel alanları yayın konusu yapılamaz. Bu toplumda tanınmış kişiler örneğin sanatçılar ve siyasetçiler için de geçerlidir. Ancak kamu yararı söz konusu olduğunda haberin verilmesinin gerektirdiği ölçüyle sınırlı olarak bu alana girilebilir.
2/13- Özel yaşamın dokunulmazlığı ilkesini ihlal eden yasal ya da yasa dışı elde edilmiş görüntü ve ses kayıtları kamu yararı olmayan durumlarda kesinlikle yayımlanamaz.
2/14- Gizli kamera ya da ses alma cihazı kullanılarak, bilgisayarlara e- postalara ve Cumhuriyet Gazetesi Yayın İlkeleri Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu’nca yürürlüğe konulan ‘Cumhuriyet Gazetesi Yayın İlkeleri’ni gazetemiz okurlarının bilgisine sunuyoruz özel mülklere izinsiz girilerek haber yapılmaz. Haber kaynağı ya da haberde adı geçen ya da geçecek olanlarla yapılacak görüşmelerde konuşmanın kayıt altına alınacağı önceden bildirilir ve onay alınır.
2/15-Cumhuriyet gazetesi ve yayınlarında çalışan gazeteciler kendilerine yayımlanmaması koşuluyla yapılan açıklamaları, sohbetleri ve verilen bilgileri hiçbir şekilde yayımlayamazlar. Zaman kısıtlamalarına anlaşılmış yayın saat ve günlerine uyarlar.
2/16- Haber kaynaklarının gizliliği esastır. Siyasi otoriteler ve güvenlik birimleri talep etse bile kaynağın korunmasından vazgeçilemez. Haber kaynağı ancak kaynağın kendisinin onay verdiği koşullarda açıklanabilir.
2/17- Cumhuriyet gazetesi ve diğer yayınlarda açıklık, şeffaflık esastır. Gazete ve diğer yayınların ilkelere uygun olarak çalışıp çalışmadığı, haberciliğin temel unsurlarına uyulup uyulmadığını denetleyebilmek ve okurlara, kamuoyuna hesap verebilmek için Vakıf Yönetim Kurulu’nca Ombudsmanlık oluşturulmuştur. Ombudsman ya da Okur Temsilcisi tüm yapılmış yayınları ilkelere uygunluk açısından gözden geçirmek hak, yetki ve sorumluluğu altında görev yapar. İlkeler dışında editoryal servislerden ve idareden bağımsız olarak görevini yerine getirir. Temsilci, okur eleştiri istek ve önerilerini gazetenin editoryal ve idari yönetimine iletmek, gerekli durumlarda habere konu olanlarla haberciler arasında hakemlik yapmakla yükümlüdür.
2/18- Cumhuriyet çalışanları elde ettikleri bilgi ve belgeleri öncelikle gazete ve yayınlar için kullanırlar. Çalışanlar sosyal medyanın farklı alanlarında reklam propaganda faaliyetleri yapamazlar. Bu alanlarda gazete ve gazetecilik kimliğini zedeleyici beyanlarda bulunamaz, yakışıksız ve kaba üslup kullanamazlar.
2/19- Cumhuriyet gazetesi ve yayınlarında çalışan gazeteciler gazetenin genel yayın ilkelerine uymayı kabul ederler. Bu temel çizgi dışındaki telkin, öneri, istek ve talimatları reddetme hakkına sahiptirler. Cumhuriyet gazetesi çalışanları gazeteleri dışında kimseden işleriyle ilgili talimat almazlar.
2/20-Cumhuriyet gazetesi ve yayınlarında çalışanlar devlet ve hükümet yöneticilerinin, siyasi partilerin politikalarına, ulusal ve uluslararası politikalar alanında önyargılara, resmi görüşlere değil halkın gerçekleri öğrenme hakkına dayanarak yayın yaparlar. Cumhuriyet mensupları inanmadıkları bir görüşü savunmaya ve meslek ilkelerine aykırı iş yapmaya zorlanamazlar.
2/21- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi Cumhuriyet Yayın İlkeleri’nin tamamlayıcı belgesi olarak kabul edilir.

(*) Cumhuriyet Gazetesi Yayın İlkeleri, Güray Öz, Mustafa Balbay, Hakan Kara ve Tora Pekin’den oluşan bir komisyon tarafından hazırlanmış, Yayın Kurulu üyelerinin ve Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu’nun onayı ile kesinleşmiştir.  

Yazarın Son Yazıları

Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025