Gençlere dinlence ortamı hazırlamak MEB’in görevi - Erdal Atıcı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Gençlere dinlence ortamı hazırlamak MEB’in görevi - Erdal Atıcı

16.01.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ülkemizde yaklaşık 20 milyon öğrenci ve 1 milyon 154 bin öğretmen 19 Ocak 2024 tarihinden başlayarak yarıyıl dinlencesine giriyor.

Dinlence, sürekli bedensel ve ruhsal çalışmalar yapan yetişme çağındaki çocuklara büyük bir gereksinim olduğu gibi; sürekli gerilim içinde çalışan, omuzlarında çocukların güvenliği, eğitimi, temizliği gibi pek çok sorumluluk taşıyan, çok yorulan, bedenen yıpranan öğretmenler için de bir gereksinimdir...

BEDENSEL VE RUHSAL GELİŞİM

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki okulda uzun süren öğretim dönemleri bedensel ve ruhsal gelişime zarar vermektedir. O nedenle eğitimde ileri ülkeler sık sık dinlence araları uygulamaktadır. Örneğin Hollanda ve İngiltere’de yaz dinlencesi altı haftadır. Ama yıl içinde kısa süreli dinlenceler verilmektedir.

Dinlence süresince çocuklara ve gençlere bedensel ve ruhsal dinlenme ortamı hazırlamak Milli Eğitim Bakanlığı’nın temel görevleri arasında olmasına karşın, bakanlığın bu konuda çalışmaları yok denecek kadar azdır.

Varsıl aileler, çocuklarına, kendi olanaklarıyla dinlence sağlayabilmektedir. Ancak, yoksul aileler; bırakın çocuklarına dinlence sağlamayı, dinlence zamanlarında bile çocuklarına iş bularak aile bütçesine katkı sağlamaları beklenmektedir.

SOSYAL DEVLET

Sosyal devlet niteliği taşıyan ülkelerde, olanağı olmayan çocuklara dinlence olanağını devlet sağlamaktadır. Ülkemiz de anayasamıza göre sosyal bir devlettir. Ancak bizdeki sosyal devlet anlayışı, yardıma muhtaç insanlarımıza üç ayda bir yardım paketi dağıtmaktan ibarettir.

Bugün Avrupa’nın birçok devleti dinlence zamanlarında çocukları için deniz kenarlarında ve köylerde dinlence kampları ayarlamaktadır. Bu işi eğitimi yürüten kamu kurumları ve görevlileri yapmaktadırlar. Yani; devlet okullarla, öğrencilerle, eğitimle ilgili görevlerini bizde olduğu gibi protokollerle başka kurum ve kuruluşlara devretmemektedir.

Kimi Avrupa ülkelerinde, köylerdeki okullar dinlence kampı haline getirilirken, ülkemizdeki köy okulları kapatılarak yıkılmaya terk edilmiştir. Oysa köy okulları, büyük kentlerde okuyan ve oyun alanı, bahçesi olmayan apartman okullarında öğrenim gören çocuklar için, doğa içinde çok elverişli bir soluk alma yeri olarak düzenlenebilir.

ÖĞRENCİLERE KAMP

İyi planlanacak ve planlaması iyi uygulanacak bir dinlence kampının öğrencilerin gelişimine çok yararı olacaktır. Öğretimin değeri artacak, toplu yaşam kurallarının çocuklara öğretilmesiyle, doğruluk, dürüstlük, temizlik, düzen ve karşılıklı saygı gibi günlük yaşamımızda hasret kaldığımız değerler de çocuklara kazandırılacaktır.

Köylerde, kurulacak olan kamplarda oluşturulacak ortaklaşa yaşamda, çocuklarda sık sık karşılaştığımız kötü alışkanlıklar da silinip gidecektir. Aile ortamında baskı gören ve içine kapanık çocuklar da böyle kamplarda özgürlüğün tadına varıp o hallerinden kurtulacaklardır.

Bu tür kampların bir yararı da yapılacak olan gezi, gözlem ve türlü gösterilerde, çocukların yaratıcılıkları artacak olmasıdır.

Yine bu kamplarda toplu yemek, temizlik ve kişisel bakım hizmetleri öğretmenlerin denetiminde öğrenciler tarafından yapılırsa onlara çok daha fazla yarar sağlayacaktır. Kampın yönetimi de öğrencilere bırakılırsa, on beş gün gibi kısa sürelerde öğrenciler yaşamın içinde, yaşamın temel ilkelerini öğreneceklerdir.

Bugün en çok yakınılan konuların başında; gençlerin kendi işlerini kendilerinin göremediği, cep telefonu ve bilgisayarların başından kalkmadıkları, hayatı tam olarak kavrayamadıkları, kitap okumadıkları, okuduklarını anlamadıkları gibi birçok olumsuz konu birkaç dinlence kampından sonra yarı yarıya çözüme kavuşacaktır.

Öğretmen ve öğrencilerimize iyi dinlenceler dileriz...

Yazarın Son Yazıları

Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026
Kimlik siyaseti mi, Cumhuriyet yurttaşlığı mı? - Utku Yapıcı

Son yıllarda popüler kimlik tasarımlarından bir haline gelen yeni Osmanlıcılık, Atatürk’ün Türk milleti tasavvuru ile aynı kategoride bir yaklaşım değil.

Devamını Oku
24.06.2026