Olaylar Ve Görüşler

İşyerinde aşırı rekabet işletmeye zarar veriyor

28 Ocak 2020 Salı

Yazan: Sue Shellenbarger

The Wall Street Journal

Çeviren: M. Birol Güger

Sue Shellenbarger


Her işyerinde en az bir adet “aşırı rekabetçi” çalışana rastlamak mümkün. Psikologlara göre bu sınıflandırmaya dahil olan bireyler, giriştikleri her işi rekabete dönüştürüyor ve meslektaşlarıyla iletişimi kesmekten tutun da fiziksel şiddete varan ölçüsüz tepkiler veriyorlar. Dahası, kontrol edemedikleri bu olumsuz tutumlarıyla, çalıştıkları işletmeye de zarar veriyorlar. 

Rekabet çoğunlukla sağlıklı ve teşvik edilebilir bir etkinliktir. Sağlıklı rekabet güden insanlar, bu etkinliği becerilerini geliştirmek, hedeflerine ulaşmak ve işlerinde başarılı olmak için bir yol olarak görürler.

Ancak aşırı rekabetçi bireyler üzerinde yapılan araştırmalar onları bu bağlamdan çıkarır. 2010 yılında Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, yoğun rekabetin tetiklediği, “her ne pahasına olursa olsun kazanma” güdüsü, başkalarının bakış açıları ve çalışmalarını göz ardı etme, hatta gölgeleme eğilimini doğurur.

Kısmen kalıtımsal 

Rekabete nasıl tepki verdiğimiz oldukça değişkendir. Bireyler erken dönem deneyimleri ışığında, aşırı rekabetçi bir meslektaşın tutumunu meydan okuma olarak algılayabilir ve ona daha rekabetçi bir tutumla karşılık verebilir ya da onu bir tehdit olarak algılayıp geri çekilebilir.

Budapeşte’deki Eötvös Loránd Üniversitesi’nden bilim insanları, 2015 yılında yaptıkları bir araştırmada, baskı altında performans göstermede belirleyici olan bir genin, “savaşçı” (warrior) ve “kaygılı” (worrier) olmak üzere iki ayrı türünü keşfettiler. Bu durum aşırı rekabetçiliğin kısmen genetik ile de ilişkili olduğunu ortaya koydu. 

Yönelimleri belirliyor

Öte yandan, Florida, Rollins College’da psikoloji profesörü olan John M. Houston tarafından yürütülen 2015 tarihli bir çalışmaya göre, doğası gereği rekabetçi yapıda olan üniversite öğrencileri daha çok antrenörlük gibi rekabetçi işlere yönelme eğilimi gösteriyor. Buna karşın, daha az rekabetçi olanlar da okul danışmanlığı gibi işbirliğine daha açık işlere yöneliyorlar.

New York merkezli bir uzman psikolog ve “Bilinçli Lider” kitabının yazarı olan Shelley Reciniello, aşırı rekabetçi rakiplerinden endişe duyan utangaç insanların, genellikle kendi performanslarına zarar verdiklerini söylüyor. Bu tür çatışmalar öylesine güçlü içgüdüsel tepkimeler üretiyor ki insanları adeta kör edebiliyor. Dr. Reciniello’ya göre, aşırı rekabetçi eğilim içinde bulunan bireyler kızgın olduklarını bilir, hasta ve üzgün hissederler ve kendilerini ansızın intikam fantazileri düşlerken bulabilirler. 

Ne zaman harekete geçmeli?

Aşırı rekabetçi bir meslektaş ile yüz yüze gelip bu durumu görüşmeye karar vermek zor olabilir. Kadınların işyerinde nasıl rekabet etmeleri gerektiğine dair bir kitap olan, “New Rules of the Game”in (Oyunun Yeni Kuralları) yazarı Susan Packard, “Bu ‘içinde bulunduğunuz’ duruma bağlıdır. Kaybedecek neyiniz olduğunu gözden geçirmek durumundasınız” diyor. Rakip tarafından yapılacak küçük bir politik manevra sizi çok da fazla incitmeyebilir. Ancak aşırı rekabetçi rakibiniz, kariyer hedeflerinize veya işinizi sürdürmek için gerekli olan olan araç veya kaynaklara müdahale etmeye başlarsa, harekete geçme zamanınız çoktan gelmiştir.

Nasıl yaklaşmalı?

Bu bağlamda ilk adım, tepkilerinizde bilinçli ve soğukkanlı olmaktır. Daha sonra rakibinizle gerekirse, paylaştığınız ortak hedeflerin altını oymayı bırakması konusunu görüşmek için yüzleşebilirsiniz.

Bunun yanı sıra, aşırı rekabetçi meslektaşınızın olumsuz davranışlarına dair örnekler toplayabilirsiniz. Zira muhatabınız olan aşırı rekabetçi çalışan, sona erdirmesi gereken olumsuz davranışları açıklamadığınız sürece ne sorduğunuzu dahi anlamayacaktır. O halde işe, davranışlarının işletmeye veya ekibe hangi ölçüde zarar verdiğini açıklayarak başlayın.

REKABETÇİ SEVİYE TESTİ

     Ne kadar rekabetçi olduğunuzu tespit etmek için aşağıdaki soruların yanındaki kutucuklara “doğru” (d) veya “yanlış” (y) yanıtlarını işaretleyin.

  • Kazanmak kendimi daha güçlü hissettiriyor.
  • Rakiplerimi düşman olarak görmüyorum.
  • Rekabeti seviyorum çünkü kendimi ve kapasitemi tanımama olanak tanıyor.
  • Tartışmaları kaybetmeye katlanamıyorum.
  • Rekabet başkalarıyla yeni dostluklar kurmama yardımcı olabilir.
  • Rekabet sürecindeki başarısızlık veya kayıplar, bir insan olarak kendimi daha az değerli hissetmemi sağlıyor.
  • Araç sürerken biri tarafından geçilmem beni rahatsız etmiyor.
  • Rekabet yeteneklerimi geliştirmeme yardımcı olamaz.
  • Rekabet sonrası elde ettiğim başarı, başkalarından üstün hissetmemi sağlamaz.
  • Avantaj sağlamak adına rakibimi rahatsız edeceksem bunu yapmaktan çekinmem.

 PUANLAMA

1, 4, 6, 8 ve 10. sorulara “doğru” yanıtını vermek aşırı rekabetçi eğilim içinde olduğumuzu gösterir. Sadece 2, 3, 5, 7 ve 9. sorulara “doğru” cevap verenler sağlıklı bir rekabet anlayışına sahiptirler. 

Yazarın Son Yazıları