Olaylar Ve Görüşler

Milli Mücadele’nin Amansız Hasmı - Av. Hüseyin ÖZBEK

09 Şubat 2021 Salı

Milli Mücadele'ye en başından karşı çıktı. Osmanlı başkenti İstanbul'u işgal eden İngilizlerle işbirliği içine girdi. Kuvayi Milliyeyi yok etmek için Damat Ferit'in örgütlediği Kuvayi İnzibatiye çapulcularının Anadolu üzerine salındığı bir dönemden bahsediyoruz. İskilipli Atıf, bu dönemde piyasaya sürülen İngiliz yanlısı Milli Mücadele karşıtı Teali İslam (İslam Yükselme Derneği) yöneticisi olarak, Sait Molla’nın başında bulunduğu  İngiliz Muhipleri (dostları) Cemiyeti ile eşgüdüm içinde çalışmaktadır.

Türk halkının ülkesini savunma amacıyla kurduğu ve desteklediği Kuvayi Milliye’nin bir kurtuluş hareketi değil, eşkıya hareketi olduğu propagandası yaparak hedef saptırmaya, bilinç zehirlenmesi yaratmaya çalıştı. Milli Mücadelenin merkezi Ankara'ya karşı, Mütareke İstanbulu’nun işbirlikçi Damat Ferit hükümetlerinden yana oldu.

Milli Bağımsızlık Savaşı’nın meşruiyet organı TBMM'ye ve  Başkanı Mustafa Kemal’e  karşı ısrarla  İngilizleri ve işgalci Yunan ordusunu destekledi. Milli Mücadele'ye başından sonuna, sadece düşünce düzeyinde değil, eylemli olarak da karşı çıktı.

ZEHİRLİ PROPAGANDA

Milli Mücadele’nin en zor dönemi, Yunan ordusunun Sakarya önlerine kadar gelip Ankara kapılarına dayandığı, TBMM’nin Kayseri’ye taşınmasının tartışıldığı anlardır.

İskilipli Atıf, Türk milletinin ölüm kalım mücadelesi verdiği bu süreçte, Ankara ve Mustafa Kemal karşıtı, Yunan işgalini onaylayan bildiriler kaleme aldı. Askeri silah bırakıp cepheden kaçmaya, halkı Mustafa Kemal ve arkadaşlarını öldürmeye çağıran bu bildiriler Yunan uçakları tarafından Eskişehir ve Kütahya köyleri ve Sakarya boylarındaki asker üzerine atıldı.

Bu zehirli propagandadan etkilenip Ankara’ya karşı tereddüt içine düşen bazı kesimler ve  firar eden askerler yüzünden Yunan ilerlemesine karşı cephe zafiyeti yaşandı.

İHANETİN ÖNDE GİDENİ

Milli Mücadele'de Türk halkı bir yandan emperyalist işgalcilerle çarpışırken, diğer yandan içerdeki ihanet cephesiyle uğraşmak zorunda kaldı. İskilipli Atıf, yazdıkları, söyledikleri ve yaptıklarıyla işbirlikçiliğin ve içeriden ihanetin önde gelen isimlerinden biri oldu.

Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme ve onun tetikçilerine karşı verilen zorlu bir bağımsızlık mücadelesi sonucu kuruldu. Kamu görevlilerinin, bulundukları koltukları borçlu oldukları Milli Mücadele’ye ve bu mücadele sonucu kurulan milli devlete itirazı somut delillerle sabit  olan bir kişi hakkında anma töreni düzenlemeleri son derece düşündürücüdür ve endişe vericidir.

Korumakla yükümlü oldukları Cumhuriyet sayesinde elde ettikleri makamların hakkını veremeyenlerin bu tavırlarının arka planının sorgulanması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden kamu görevlilerinin Cumhuriyetin kuruluş felsefesine uygun tutum ve davranış içinde olmaları gerekir.

MAKAM SAHİPLERİ YANITLAMALI

Cumhuriyetin önsözü Milli Mücadele’ye şiddetle karşı çıkan, Cumhuriyeti içine  sindirememiş bir kişinin mezarı başında gerçekte ne aradıklarını, neyi ve niçin andıklarını açıklamak durumundadırlar.

Bu makam sahiplerinin Cumhuriyet konusundaki gerçek düşüncelerini bilmek vatandaşlarımızın hakkıdır. Bu anma törenine katılan zevat, Cumhuriyet, Atatürk, Milli Mücadele hakkında ne düşünmektedirler?

Milli Mücadele’de TBMM ve Atatürk mü haklıydı yoksa Damat Ferit ve Vahdettin mi haklıydı sorusuna da samimiyetle cevap vermek durumundadırlar. Tarihi belgelerde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi kayıtlarında, işbirlikçi ihanet örgütü” olarak geçen bir cemiyetin kurucu üyelerinden birinde, anılmaya değer ne gibi özellikler bulduklarını da ikna edici biçimde açıklamak durumundadırlar.

AV. HÜSEYİN ÖZBEK
TBB BAŞKAN YARDIMCISI




Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları