Resmi gazete mi, şeri bülten mi?
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Resmi gazete mi, şeri bülten mi?

03.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Gani Aşık

E- Müftü ve Chp Kayseri Milletvekili

Resmi Gazete’de 18 Aralık’ta yayımlanan düzenlemeyle, faizsiz bankacılık denetçilerine dine dayalı “Etik Kurallar” getirildi. Bu “Etik Kuralların” giriş kısmında “Muhasebe: İslam dininin farzı kifaye olarak gerekli kıldığı mesleklerden biridir” denilmektedir. İslami kaynaklarda ise farzı kifaye, “Mükelleflerden bazılarının yapmaları ile diğerlerinin yapma mecburiyeti kalmayan farzdır; cenaze namazı gibi” diye tarif edilir.(Büyük İslam İlmihali, sf. 44, Ömer Nasuhi Bilmen). Fakat öyle sanıyorum ki, söz konusu “Etik Kurallar” düzenlemesinde” Muhasebenin farzı kifaye “ olarak nitelenmesinin kaynağı, içtihat kapısını kapatarak dünya Müslümanlarını medeniyet yarışının dışında bırakan, felsefeyi boğarak, İslam dünyasındaki aydınlanmanın önünü kesen İmam Gazali’nin İhya’ı Ulum kitabı olmalıdır. Zira Gazali, söz konusu eserinde, din ilimlerine yardımcı ilimler arasında saydığı matematik eğitimini (Kaynakta İlmi Nücum deniliyor) farzı kifaye olarak niteliyor. Bu yönetmeliği kaleme alanlar da, muhasebe mesleğini matematiğin içine alarak, böyle bir yargıya ulaşmış olabilirler. Matematiğin “farz’ı kifaye” sayılması, “matematik bilgisini kimi insanların öğrenmesi, diğerlerinin öğrenmesini gereksiz kılar” anlamına gelir ki bu bile, başlı başına çağdışı bir anlayıştır. Finans denetçiliği ya da herhangi bir kamu, ya da özel hizmette esas olan, ahlak ve liyakattir.

Ahlak İslam değildir ama ‘İslam ahlaktır’

Hz. Peygamber, “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyurur. Deist, ateist veya Hıristiyan pek çok ahlak sahibi tanıdım. Onlar, hem 5 vakit namaz kılan, hem de imar - ihale veya başka yöntemlerle yoksul halkı ve devleti, siyasi güç odakları ile birlikte soyanlardan daha düzgün ve güvenilir insanlar. İnançları veya inançsızlıkları kendilerini ilgilendirir. “Namaz kötülüklerden korur” (Ankebut, 45. Ayet.) Oysa, siyasi İslamcıların kimileri, namaz dahil ibadetleri, kötülükleri maskeleme aracı olarak görürler. İslama aykırı bu sakat anlayış, günümüz Türkiye’sinde hem toplumu kasıp kavuruyor, hem de İslamın ulviyet, kudsiyet ve ruhaniyetine büyük zararlar veriyor. 

Meselenin özü

“Etik Kurallar” düzenlemesinin tümüne baktığımızda, ayetlere, hadislere ve fıkhi kaynaklara atıflar yapılıyor, ihlastan ve takvadan söz ediliyor. Bu düzenlemeyi, Sarayın malum fetvacısı veya Diyanet kaleme almış olabilir ise de bu çok önemli değildir. Kaygı verici olan, demokratik, laik, hukuk devletine ve Cumhuriyete meydan okurcasına, bu şeri yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanabilmiş olmasıdır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir süre önce 5. İslam Şuârası’ndaki konuşmasında, “İslamı hayatımızın merkezine alacağız, din bize değil, biz dine uyacağız “ifadesinde, “bu sözleri Müslümanların bireysel yaşam ve inanç tarzı ile ilgili olarak söylüyorum - laik devletin Cumhurbaşkanı bunu da söyleyemez ama geçelim - devleti bundan ayrı tutuyorum” şeklinde çerçeveyi daraltmamasını, bu yönetmeliğin Resmi Gazete’de yer bulması izledi. Bu, cüretkâr bir sınama olabilir.

İktidarın ve çevresinde kümelenen tarikat, cemaat ve vakıfların Atatürk düşmanlığının nedeni, “Sultan Vahidüddin Efendimiz İngiliz zırhlısı ile kaçmış olsa da, Milli Mücadele’yi kazandıktan sonra Mustafa Kemal, niçin kendisini geri çağırıp Türkiye’nin mührünü ona teslim etmedi” (ne kadar haklı ve mantıklı (!) istek değil mi?) gerekçesine dayanır. Laiklik düşmanlıkları ise cahilden de öteye, eçhel olmalarındandır. Muhafazakâr çevrelerin - şahsen benim de - çok takdir ettiğimiz merhum Ali Fuat BAŞGİL’in laiklik tanımına bakalım: “Bu hürriyeti (din hürriyetini) hem dini, hem de siyasi taassuba karşı korumak için alınacak tedbir, bir kelime ile laikliktir (...:.), laiklik ne münkirliktir (inkârcılık) ve ne de hususiyle din düşmanlığı demektir. Sadece devlet hayatında ve amme münasebetlerinde dini kaide ve esasları ferdi vicdanlara bırakarak, sırf hayatın akışına ve münasebetlerin mantığına uymaktır. “(A.F. BAŞGİL, Din ve Laiklik./ İslam Dini Açısından Din - Devlet İlişkileri, İlahiyatçı Dr. Fahri Demir, sf. 113 / 114

Son söz

Köklü devlet geleneğimizin tarihi, 5 bin yıl gerilere doğru uzanır ve kesintisiz bir nehir gibi ebediyete doğru akıp gider. Anayasamızın güvencesi altındaki laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti, uğradığı tüm ihanetlere rağmen asla ortadan kaldırılamayacaktır. Bunca İslam ülkesi içinde, kutup- yıldızı yaptığı Türkiye’ye, medeni dünyada saygınlık kazandıran bu devlet sistemimizin sağlam temelini, Osmanlı’nın niçin yıkıldığını, bu yıkılış ve dağılmada tarikatların payının büyüklüğünü, tebaasının neden aç, sefil ve cahil kaldığını, sağlık, eğitim-kültür ve sanayileşmede neden çağı yakalayamadığını çok iyi bilen, başta Atatürk, Cumhuriyet’in kurucusu Osmanlı subayları atmıştır. Bu büyük devletin gerçek sahibi halk da, devletin bizatihi kendisi de yıkılmasına asla izin vermeyecektir. Türkiye’yi İran, Afganistan, Pakistan ve Arabistan yapacaklarını ve Türkü Araplaştırabileceklerini sanan gaflet, dalalet ve ihanet erbabının düş kırıklığı büyük olacaktır.

Yazarın Son Yazıları

‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025