Türk Siyasetinde Ecevit - Prof. Dr. Mehmet KABASAKAL
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Türk Siyasetinde Ecevit - Prof. Dr. Mehmet KABASAKAL

05.11.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 3. genel başkanı Bülent Eceviti 5 Kasım 2006’da yitirmiştik. Geçen yıl ölüm yıldönümünde, Ecevit’in gazetecilik yaptığı 1950’li yıllarda CHP’ye üye olmasını sağlayan Sayın Altan Öymen ile birlikte bir CHP toplantısında kendisini andık. Ecevit hakkında birçok kitap yayımlandı. Günümüz gençleri onu daha çok DSP Genel Başkanı olarak tanıyor. Bu yazı ile ben, 1980 öncesi CHP’de kendisiyle çok yakın çalışma olanağı bulduğum Bülent Ecevitin Türk siyasal yaşamına getirdiği yenilikleri, yaptığı katkıları paylaşacağım.

CHP’DE DEMOKRATİK SOL  DÜŞÜNCENİN GELİŞMESİNE KATKISI

1960’ta 1961 Anayasası’nı hazırlayan Kurucu Meclis’in üyesi olan Ecevit, 1961 sonrası kurulan İnönü hükümetlerinde Çalışma Bakanlığı yaparak işçilere toplusözleşme ve grev hakkının verilmesini sağlamıştır. 1965’te CHP Genel Başkanı İnönü’nün, partinin yerinin ortanın solu” olduğunu belirtmesiyle başlayan parti içi tartışmalarda Ecevit, bu düşüncenin savunucusu olmuş, 1966’da İnönü’nün de desteğiyle genel sekreter seçilmiştir.

CHP içindeki ideolojik tartışmada konuşma ve yayınları ile partinin halkçılık anlayışının ve demokratik sol çizgisinin gelişmesine düşünsel anlamda katkı yapmıştır.

12 Mart 1971 askeri müdahalesinden sonra CHP Genel Sekreterliği’nden ayrılan Bülent Ecevit, bazı akademisyen arkadaşlarının da katkısıyla Özgür İnsan adıyla bir siyasal düşünce dergisi çıkarmıştır. Dünyada siyasal hareketlere rehberlik etmiş fikir dergileri gibi Özgür İnsan dergisi de Türkiye’de CHP’nin sosyal demokrat düşünce doğrultusunda gelişmesinde ve partinin pek çok konuda tutum ve yaklaşımının gözden geçirilmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Dergi, ülkemizde özgürlüğü ve demokrasiyi, sosyal adaleti, hızlı ve sağlıklı gelişmeyi, Atatürk devrimciliği doğrultusunda gerçekleştirmeye çalışanların yayın organı olmayı amaçlamıştır. Derginin son yönetim yeri, Ecevit’in hem özel ofis olarak kullandığı hem de CHP’nin iktidar hazırlığına yönelik program ve kadro çalışmalarının yürütüldüğü “CHP İktidara Hazırlık ve Planlama Bürosu”ydu.

‘İKTİDARA HAZIRLIK VE  PLANLAMA BÜROSU’

CHP’nin 1960’lı yıllarda etkin olan araştırma bürosu, 1970’li yılların başında yeniden oluşturulmuştu. Genel merkezdeki CHP Araştırma Bürosu’ndan sonra bürokrat ve akademisyenlerin partinin iktidar hazırlığına daha rahat katkıda bulunabilmeleri için 1976’da kurulan planlama bürosu, önce eski bakanlardan Cahit Kayra’nın sonra SBF’de öğretim üyeliği yapan iktisat doçenti Bilsay Kuruç’un yönetiminde çalıştı.

Benim de 1978’de Ecevit hükümeti kurulana kadar Işın Çelebi ile birlikte tam zamanlı görev yaptığım bu büro, Ecevit’ler ile çok yakın çalışma imkânı bulduğum ve siyasal birikimime önemli katkılar sağlayan bir yer oldu. Buradaki çalışmalara katılanlar arasından Bilsay Kuruç, Ahmet Taner Kışlalı, Gündüz Ökçün, Sevil Korum, Orhan Koloğlu, Vural Güçsavaş, Çetin Hacaloğlu, Oktar Türel, Algan Hacaloğlu, Yiğit Gülöksüz, Tonguç Görker, Çetin Ziylan ve Erhan Karaesmen gibi birçok ünlü akademisyen ve uzman, ya milletvekili ve bakan oldular ya da müsteşar ve genel müdür olarak ülkeye hizmet ettiler.

CHP 1976 Programı’nın ilk taslağı Emre Kongar’ın da içinde yer aldığı akademisyen ve uzmanların katkısıyla bu büroda hazırlandı, partinin yetkili organlarıyla oluşturuldu, ilçelerde, illerde, bölge toplantılarında örgütle tartışılarak geliştirildi ve kurultayda kabul edildi. CHP’nin Sosyalist Enternasyonal’e üyelik başvurusunu 1976 Kurultayı’na öneren de bizzat Ecevit’tir.

HALKLA BÜTÜNLEŞME VE MİTİNGLER

Ecevit, 1972’de CHP’ye genel başkan seçildikten sonra CHP’nin halkçılık anlayışı doğrultusunda halkla daha yoğun bir temas içinde bulunabilmek için ilk seçim otobüsünü siyasal yaşama getiren insandır. Seçim otobüsü, kurulu ses düzeniyle gidilen istikametteki her yerleşim yerinde halka seslenme imkânı veriyordu.

Başlangıçta Ecevit, otobüsün arkasındaki pencereden halka hitap ederken 1977 seçimlerinde eski okul arkadaşı Mehmet İsvan’ın çabasıyla geliştirilen ve günümüzde bütün partilerin kullandığı model ile otobüsün üstünde daha geniş kitlelere ulaşma olanağı buldu.

Ecevit, büyük illerde yapacağı mitingler öncesinde partinin il yöneticilerinden aldığı bilgiler yanında, uzmanlar göndererek ildeki sivil toplum yöneticileri ve demokratik kitle örgütleriyle de temaslar kuruyor, onların varsa yerel ve özel sorunlarını da saptıyordu. CHP, seçim mitinglerine sanatçıları davet ederek konuşmalar öncesi canlı müzikle konserler verdiren ilk partidir.

1973 seçimlerinde Ali Topuz’un önerisiyle sanatçı Şenay, Taksim’de yapılan İstanbul mitinginde, partinin söylemiyle uyumlu, hâlâ sevilerek söylenen Hayat Bayram Olsa” ve Sev Kardeşim” şarkılarını söylemişti. Ecevit, 1977 seçimlerinde ise partisinin iktidara hazırlık çalışmalarına destek veren akademisyenleri dönüşümlü olarak seçim gezilerine davet ederdi.

Ecevit, TBMM’de bütçe görüşmelerine özel bir önem verir, bütçe üzerinde genel konuşmayı kendisi yapar, konuşmasını geniş bir ekibin katkısı ile hazırlardı. 1976’dan itibaren bu konuşmalar kitap olarak basılmış ve CHP örgütünün AP hükümetine yönelik eleştirilerinde rehber olarak kullanılması sağlanmıştır.

MEDYA VE İLETİŞİM

Ecevit, tüm konuşma ve demeçlerini kendisi hazırlar, daktilosuyla kendisi yazardı. Konuşma ve yazılarında, yabancı sözcükler yerine Türk Dil Kurumu’nun türettiği Türkçe kökenli sözcükler kullanmayı tercih ederdi. Onun kullanarak yaygınlaşmasını sağlamaya çalıştığı sözcükler arasında olanak, eşgüdüm, dışalım, dışsatım” ilk akla gelenlerdir. Kısa ve anlaşılması kolay cümleler kurar, yalın bir ifade ile konuşur ve yazardı.

Önemli demeçlerini yayımlamadan önce yakın çevresiyle paylaşarak kolayca anlaşılmasını gözetirdi. Kendisi de deneyimli bir gazeteci olduğu için Uğur Mumcu, Cüneyt Arcayürek, Teoman Erel gibi Ankara’daki bazı köşe yazarları ile yazılmamak kaydıyla aylık düzenli toplantılar yapar, böylece ülke sorunlarına ve gündeme gelebilecek konulara farklı bakış açılarını değerlendirirdi.

Ecevit’in CHP Genel Başkanı seçildiği 1972 yılında siyasi partiler Hazine yardımı almıyordu. Üyelik aidatları da düzenli ödenmediğinden ve yeterli olmadığından CHP ekonomik açıdan sıkıntılar yaşıyordu. Partili gençlerin sembolik de olsa Kızılay’a kan bağışı yaparak gelirini partiye verdikleri yıllar... Bu dönemde Rahşan Ecevit etrafına topladığı bir grup inançlı Cumhuriyet kadını ile hem eşinin düşüncelerini yaymaya hem de partiye gelir sağlamaya yönelik çalışmalar başlattı.

Bu kadınlar partinin rozet ve bayraklarını hazırlatıyor, Ecevit’in geliri partiye bağışlanmış kitap ve konuşma bantlarını çoğaltıp satarak CHP’nin tanıtımına ve maddi sorunlarının aşılmasına destek sunuyordu. Rahşan Ecevit, 1975’te CHP’ye ilgi veya Ecevit’e yakınlık duyan insanları CHP üyesi yapmayı, partinin oy desteğini artırmayı amaçlayan Köylü Derneği adıyla bir dernek de kurmuştu.

Özgür İnsan dergisi dışında Ecevit’in çıkarılmasına maddi ve manevi katkı verdiği iki yayın organı daha vardır. Birisi, 1976-78 yılları arasında 15 günde bir çıkan Umut gazetesidir. Gazetenin kurucuları Rahşan Ecevit, Altan Öymen, Nemide Taylan (eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Muhittin Taylan’ın eşi), Firdevs Menteş (eski Danıştay üyesi), Asude Aral (Rahşan Ecevit’in kız kardeşi) ve Mehmet Kabasakal’dır.

Gazetenin çok güçlü bir yazar kadrosu vardı. Bülent Ecevit ve Rahşan Ecevit imzalı yazılar dışında Altan Öymen, Muhittin Taylan, Bilsay Kuruç, Gündüz Ökçün, Ahmet Taner Kışlalı, Cahit Kayra, Orhan Koloğlu, Sevil Korum ve daha birçok ünlü akademisyen, siyasetçi ve uzman gazetede imzasız yazılar yazdı. Ben de 15 günde bir yayımlanan gazetenin künyesinde adı bulunmayan genel yayın yönetmeniydim.

Gazeteci İsmet Solak ve çizer Engin Uç’un katkılarını da anmak isterim. Ecevit’in önderliğinde çıkan son dergi, 1980 sonrası yayımlanan Arayış dergisidir.

Ecevit, yakın tarihimizin şiir yazdığı bilinen tek lideridir. İlkinin basımına bizzat katkı verdiğim iki şiir kitabı vardır. İlk şiir kitabındaki Takalar” şiiri Modern Folk Üçlüsü tarafından bestelenmiş, Pülümür’ün Yaşsız Kadını” ve Türk Yunan Şiiri” muhalif politikacılarca TBMM kürsüsünde eleştirilmişti. Oysa Ecevit, bütün yaşamı ve dünyası yalnızca siyaset olan bir politikacının siyasette bile yararlı olamayacağına inanırdı. İsmet İnönü ile 6 yıl genel sekreter olarak çalışırken kendisinden çok şey öğrenmişti. Bunların bazılarını yeri geldiğinde paylaşırdı. Günümüz siyasetçilerinin de yararlanabileceği düşüncesiyle birisini paylaşayım: Siyasette kimse kimseyi kolayca tasfiye edemez, kişiler -icraatlarıyla- kendilerini tasfiye ederler.”

1977 SEÇİM BAŞARISI

CHP’nin 1977 seçimlerinde aldığı yüzde 41.3 oy (bugünkü seçim sistemiyle tek başına iktidara gelmesine yeterdi) ile sağladığı seçim başarısında şüphesiz en büyük pay, bu yenilikleri partisine kazandıran Ecevit’e aittir. Ancak ülkenin ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlarının çözümü için CHP’nin umut olarak görülmesi yanında, ilçelerden kurultaya örgütle tartışılarak geliştirilmiş 1976 programı ve tüzüğünü, özverili CHP örgütünü, sendikaların ve çalışan kesimin rolünü, demokratik sol bir iktidara katkı vermek isteyen aydınların, sanatçıların ve halkın desteğini de unutmamak gerekir.

Türk siyasal yaşamına 1980 öncesi CHP Genel Başkanı olarak getirdiği yenilikler ile değerli katkılar yapan, kendisinden çok şey öğrendiğim devlet adamını saygı ile anıyorum.

DR. MEHMET KABASAKAL
SİYASET BİLİMİ ÖĞRETİM ÜYESİ


Yazarın Son Yazıları

Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025