Besleme basın, şahsım devleti, yargısı, patronu yaratırsanız, her şey kirlenir

17 Haziran 2021 Perşembe

Hangi konuyu ele alacağına şaşırıyor insan. Ekonomi sıfırı tüketince, ABD karşısında boyunların iyice incelmesini yazmak dururken medyayı yazalım, çünkü bu bizim işimiz.

Medyada hep bir kirlilik vardı. Önce bu saptamayı yapalım. Bu kirliliğin niteliği ve türleri, ayrı bir yazı konusu.

Ama medya 2007’den sonra, Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar kirlenmemiş, kalemler satılmamış, yalanla kavrulmamıştı.

Hiç bu kadar, “Ben gerçeği ters çevirir, yalandan bir külah olarak okurun, halkın kafasına geçiririm” denmemiş ve uygulamaya konmamıştı.

Hiç bu kadar büyük ölçekte iktidar tarafından ihalelerle beslendiği şirketlere satın aldırılmamıştı.

Hiç bu kadar milyarlarca lira ile iktidarın şirketlerince ve iktidarın kurumları ve belediyeleri tarafından beslenmemişti.

Hiç bu kadar satılık kalem de olmamıştı, onlar bu kadar yaygın olarak medyada yer bulamazlardı.

Bugün patlak veren satılık, utanmaz, rezil medyacıların sayısı, bence buzdağının görüneni. Alttaki rezillikler ortaya çıkacak. Tıpkı Marmara Denizi yüzeyini kaplayan salyalar gibi.

 Medyayı bu hale, aslında iktidar düşürdü. Medyayı satın aldırınca ve yandaş-havuz medya yaratılınca, medya ile iktidar arasında resmen ve görünür pek çok ilişki kaçınılmaz olarak resmileşti.

Yayın yönetmenlerini bir kenara bırakıyorum. Onlar gazetecilikten çok, olan bitenleri iktidar açısından şirin, güzel göstermek ve çarpıtmak için koltuklarında oturuyorlar.

Medyanın kalemleri ve bazı görünür yüzleri de iktidarla ve şirketlerle daha derin ilişkiler içine girdiler.

Olay, iktidar için güzellemeler yapmayı aştı, bizzat para kazanma için arabuluculuk veya kirli işlere girme noktasına vardı.

Bakan ahbabı olmak, on yıllarca süren al gülüm-ver gülüm ilişkileri, rezilliklerle bezendi. Mafya ile devlet-iktidar-yargı arasındaki rezil parasal ilişkilerin bir parçası olmaya dönüştü.

Bakıyorum utanma kalmamış, ar damarları çatlamış, “Ya, o benim çok iyi arkadaşımdır, çık ortaya hakkında iddialara yanıt ver” demelere varmış.

2007’de başladı

İktidar, 2007’den itibaren, medyayı tam bozma ve yok etme girişimlerini sürdürdü.

Amacı medyayı on paralık etmekti.

On paralık olsun ki, tam güvenilmez olsun, gerçekler de gerçek olarak algılanmasın, doğru yazılanları halk doğru kabul etmesin..

Yalanla gerçek birbirine karışsın.

Her şey hem yalan hem gerçek olsun.

Bu, 2007’de uygulamaya konan medyayı bitirme operasyonuydu.

Hamdolsun, bu proje büyük ölçüde başarıldı!

Pek çok gazetenin itibarı yerle bir edildi.

Zamanın ciddi ve güvenilir gazeteleri bitirildi.

Tam yandaş olmayan medya patronlarının baskı altına alınıp yönlendirildiği, her an hukuksuz bir şekilde, mesela FETÖ’cülükle suçlanarak malının mülkünün ele geçirilme tehdidi altında yaşatıldığı bir yerde...

Böyle bir ortamda her türlü kirli iş yapılır. Medya da kendi işini yapamaz hale gelir.

Mesele salt medya değil

İktidarın devleti de şahsım devletine, medya da şahsım medyasına, yargıyı da şahsım yargısına, belediyeleri de şahsım belediyelerine dönüştürme süreciyle mafiyöz lider ve örgütlerin iktidarla iç içe geçmesi süreciyle birleşti, her şey hızlandı.

Mesele salt medya değil.

Adaletin olmadığı, yargının iktidara bağlandığı, mahkemelerde suçtan adam kurtarma borsalarının kurulduğu, müthiş haksız-hukuksuz çalma-çırpma paraların havalarda uçuştuğu bir yerde, medya da işin içindedir.

Her şey birbirine karışmış durumdadır.

Mafya, yargı, devlet, siyaset, al takke ver külah ilişkileri içinde çukurda birleşmişse...

Medya da önemli ölçüde çukurdadır.

Haksızlık yapmayalım

Fakat haksızlık yapmak istemem. Hâlâ gerçeklerle nefes alıp veren bir kesim medyamız var. Buralarda gerçek gazeteciler konuşuyor, açıklıyor, yazıyor, çiziyor, haykırıyor. Ekranlarda yapılan pek çok program, yandaş ve baskı altındaki TV’leri izlenirlikte altlara sürüklüyor.

Dijital ve alternatif medyalar gelişiyor.

2007- 2021, yani 14 yılda milyarlarca lirayla beslenen medya takımı, güvenilirliklerini iyice yitirir ve epey yerle bir olurken gerçekler yine, tüm baskılara rağmen gün ışığına çıkmayı sürdürüyor.

Gerçekler hep bir yolunu bulur ve halka ulaşır.. Her zaman.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları