Denizin Altında 20 Bin Fersah

03 Kasım 2013 Pazar
Başbakan’ın Marmaray’ı Cumhuriyetin 90. yılına
yetiştirme isteğini anlamak mümkün. 100. yıl hedefi
olan bir siyasetçi şüphesiz ki, hele iktidardayken
90. yılı ıskalamaz. 1923’e 10 yıl var, kime öle kim
kala... O tarihte iktidarda mı olacak, bir köşede
anılarını mı anlatacak... Türkiye bütün olarak durur
mu, Başbakan bir Türkiye İslami cumhuriyetinde,
biz Türkiye laik cumhuriyetinde, başkaları da Türkiye
Kürt cumhuriyetinde mi yaşar... (şaka şaka!)...
yine de, kim bilir?
Ama 90. yıl burada, kendisi de iktidarda ve
orada da Marmaray var.
Bu yılın şubat ayında alarm zillerini çalmış Başbakan:
29 Ekim’e kesin yetiştirile!.. Bir son emir
yani! Hani askere ölümüne hücum emri verilir ya...
Öyle bir şey...
Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Mete Tahan’ın
paçaları tutuşur... Japonları masaya oturtur... İşte
köprü, ya aşağı atlarsınız ya da tüneli bitirirsiniz...
Japonların en iyi anladığı şey, harakiri diye düşünür...
bir kâğıt imzalatır, imzasını kanıyla atar...
Bu ‘anlaşma’yı da çerçeveleyip müdürlüğüne asar!
Yani emirle demirin kesilmesi olayını yaşıyoruz!
Japon Başbakanı’nın açılış töreninde ellerini
açıp ne için dua ettiği ve yüzünün niye çarşamba
pazarı gibi göründüğü böylece anlaşıldı: Tanrım
bir felaket yaşamayalım, tünel patlamasın, elektrikler
kesilmesin... yoksa siyasi hayatım biter!
Neyse, anlaşılan Japonlar kendi işlerine güvenmişler
ki, tamam demişler... Ama elektrik melektrik
kesilmelerine gelince, bu vakayı adiyeden ülkemizde...
Normaldir... Niye gürültü koparıyorsunuz ki!
Ayrıca, denizin altında 20 bin fersah macerasının
Marmaray versiyonunu, Jules Verne mezarından
kalkıp yazamaz!
Canlı canlı İstanbullular bu macerayı yaşıyor,
evladiyelik bir öyküleri var...
Hadi ama, abartmayın o kadar! Yürüyün kardeşim,
biraz hızlı hızlı! Elekrik kesintileri olmasaydı, şu tüneli
yürüyerek geçebilsek keşke, diye düşünürdünüz!
Ben koşmak isterdim dipte, mesela! Büyükşehir
unutmasın, tünel koşusu yarışması düzenlesin!
Başbakan ve adamlarına hoşgörü sıfır! Buldunuz
bulandırıyorsunuz!?!
***
Fakat doğrusu Başbakan’ın şu “çanak çömlek
dediler, Marmaray’ı 4 yıl geciktirdiler” söyleminin
de, bırakın müthiş arkeolojik kazı faslını, gerçeklerle
zerre kadar ilgisinin olmadığını okurum Kutay
Özaydın’ın şu mektubu kanıtlıyor... Okuyalım:
“Marmaray Projesi’ne ilişkin 31.10.2013 tarihli
yazınızda sözü edilen projenin gecikmesi konusunda
bazı bilgiler aktarmak istiyorum:
1. Projenin gecikmesinin Yenikapı arkeolojik
kazılarından kaynaklandığı, gerçeği yansıtmıyor ve
sadece kamuoyunu gecikmenin gerçek nedenleri
konusunda yanlış yönlendirme amacı ile kullanılıyor.
2. Yazınızda belirttiğiniz gibi, projenin birçok
ayağı bulunmakta, Yenikapı kazıları bunlardan sadece
Yenikapı İstasyonu’nun tamamlanmasını
geciktirmiştir.
3. Projenin en önemli parçası olan tüp geçit 8-9
ay önce tamamlandı, projenin Yenikapı kazılarından
dolayı 3 yıl geciktiği iddiası böylece havada kalıyor.
4. Projenin diğer önemli parçası Haliç geçişi
köprüsü henüz tamamlanmadı ve Yenikapı kazıları
ile bir ilişkisi yoktur.
5. Projenin diğer önemli parçaları olan Kadiköy-
Gebze ve Kazlıçeşme-Halkalı demiryolu hatlarının
iyileştirilmesi ihalesi yapıldıktan 2 yıl sonra hiçbir
ilerleme olmadan iptal edildi, uzun bir aradan sonra
yeniden ihale edildi. Bu hatların gecikmesinin
Yenikapı kazıları ile bir ilişkisi yoktur, ne zaman
tamamlanacakları da belli değildir.
Özet olarak, sizin de belirttiğiniz gibi, İstanbul
tarihinin yeniden yazılmasına yol açacak kadar önemli
arkeolojik bulguların elde edilmesini sağlayan Yenikapı
kazıları iyi ki yapılmıştır... Bunun için kimsenin
suçlanmasını gerektirecek bir durum yoktur. Bu
konuda Başbakan ya yanlış bilgilendirilmekte veya
kendisi bilinçli olarak kamuoyunu yanıltmaktadır.”
***
Bu mektuba noktayı ben koyayım:
Yenikapı kazıları çoktaaan bitti, müzelere girdi,
ama Marmaray Projesi’nin Gebze ve Halkalı
ayakları henüz yeni yapılıyor...
Başbakan uyutuluyor mu?
Yoksa millet mi uyutuluyor
***
Son bir soru ile noktayı koyalım: Acaba şu
tünel işini ülkemizde gerçekleştirecek kimse
yok muydu?
Hani dünya çapında inşaat şirketlerimiz falan
var ya!
Yoksa, bir teknolojik inşaat şirketleri indeksi yapılsa
dünyada, bizimkiler yine sonda mı yer alırlar?
Yani bizler hâlâ işlerin hamaliyesini mi yapıyoruz?
Bir Japon mühendislik-inşaat şirketi bir iş alıyor,
3-4 milyar lirayı birden götürüyor ya...
Biz de soralım dedik!

Yazarın Son Yazıları