‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

‘Gelecek Olsun’: Tunç Soyer cezaevi penceresinden dünyaya ve ülkeye bakıyor

15.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İntikamcı veya bertaraf edici ruh, şüphesiz ne hukuk ve yasa tanır ne ahlaki siyaset ne gelenek ne ülke geleceği ve demokratik toplum arzusu ne de yargının hukukun doğal işleyişine saygı... Bu ikilemeleri yazının dibine kadar sürdürebilirsiniz.

Ve sonuçta şunu görürsünüz: İktidar benim, hükümet benim, devlet benim, anayasa benim, ülke benim, yargı benim...

Kontrol ettiğim her yerde herkes benim; hepsi benim suretlerimdir.

Önemli olan bu “benim”lerin hiçbirisinin tehlikeye girmemesi.

Muhalefet, muhalefetini bilecek ve muhalefette kalacak.

Buna izin verildiği için de şükredecek. Yoksa “benim”lere göz diken kendi çırasını yakar, bertaraf edilir.

***

En önemli belirleyici anayasa ve Anayasa Mahkemesi’nin geçerli olup olmadığı konusudur.

Bir alt mahkemenin yargıcı Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımıyorsa ve üstelik adaletin en tepesine terfi ettiriliyorsa; Anayasa Mahkemesi’nin en üst yargı organı olduğu, kararlarının hemen uygulanması gerektiği kabul edilmiyor ve yargının üst organ Yargıtay’ın bilmem kaçıncı şubesi AYM’nin anayasal konumunu kabul etmiyor ve kendisiyle eşit görüyorsa o ülkede her şey olabilir.

***

Evet, mesela CHP’li belediyelere karşı toptan bir haçlı seferi/savaşı açılabilir.

3 bin 900 sayfalık bir iddianamenin esas sahibi adaletin. Tepesinde oturuyor.

Peki bu iddianamenin ilk duruşmalarda tel tel dökülme sürecine girmesi de onun sorumluluğundadır.

***

Toptan bir saldırı dedik. Bunun tabii ki bir ayağı İzmir’deki adalet faciasında görülüyor.

Tunç Soyer, İzmir’in önceki saygın belediye başkanı, İzmirlileri konut sahibi yapmak için oluşturduğu bir kooperatif nedeniyle yaka paça içeri atıldı. Tabii onunla birlikte pek çok belediye çalışanı da.

Bir ciddi suç omuzlarına yüklenemedi. Kooperatif evlerinin herhalde “neden zamanında bitirilmediği ve sahiplerine teslim edilmediği” başlıca suç olsa gerek, davadan anladığım bu! Savcılar, mahkemeler acaba zamanında bitirilen kooperatif evleri var mıdır diye merak etmez mi...

Aslında davanın sonuna gelindi, ortada suç denecek bir şey kalmadı, tahliyeler oldu ama Soyer içeride tutuluyor. Ona şu deniyor: “CHP’nin belediye başkanı olmasaydın...”

***

Burada iktidarın İzmir’i sürekli kaybetmek nedeniyle çektiği acıyı görüyorsunuz.

Bir de bu tür davalarla CHP üzerinde şaibe yaratarak mümkün olduğunda seçmeni kandırmak.

Ha evet, bu zamanlar iktidarın kendilerinin şikâyet ettiği milleti “göbeğini kaşıyan” insanlardan oluştuğunu sanması.

İzmirliler anketlerde buna yanıtlarını veriyor. Eğer düzgün yapılırsa ilk seçimlerde de Soyer’in ve CHP’nin nasıl aklandığının yanıtını da alacaklardır.

***

Önümdeki kitap Soyer’in “Gelecek Olsun-Cezaevi Günlükleri”ni içeriyor (Kırmızı Kedi).

Tunç Soyer, cezaevi penceresinden çok disiplinli bir şekilde hem dünya olaylarına bakıyor hem de buradan çıkardığı deneyim ve derslerle ülkesine. Sosyal demokrat belediyeciliğinin öğretilerini zaten çok iyi özümsediğini bildiğimiz Soyer’in yazılarında bu bakış iyice sinmiş; bir sosyal demokratın olaylara ve dünyaya ilkesel bakışını ve halkçılık anlayışını görüyoruz.

Bence onlarca yazısının hepsi ciddi bir deneyim ve bakış aktarması.

Tabii Soyer duruşmalarda dava ve suçlamalar üzerine savunmasını da dile getiriyor. Kooperatifçiliğin önemi ve geçmişi ve geleceği üzerine de mahkeme heyetini (savcılar dahil) bilgilendiriyor. Suçlamaların boşluğunu ise avukatlarına bırakıyor genellikle (Biri de kızı, Defne Soyer).

***

“Geçmiş olsun” değil “Gelecek Olsun” adıyla da geleceğe bakıyor Soyer.

Kitap okunmalı, konusuna ve bakışına hâkim, yetkin bir insanın, davasının ötesinde dünyaya ve olaylara yaklaşımına saygıyla... ABD ve küresel kapitalist elitlerin rezilliklerinin sergilendiği Epstein olayını bile ıskalamamış.

Tunç Bey, elinize beyninize sağlık.

Siz de her şeyin tepetaklak olduğu bir ülkede, altında kaldığınız enkazdan tez zamanda çıkacaksınız.

Gelecek Olsun!!!

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026