Mustafa Itri Efendi ve Çağdaş Uygarlık (*)
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Mustafa Itri Efendi ve Çağdaş Uygarlık (*)

27.09.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

1640 yılında İstanbul’da Buhurizade Mustafa Itri Efendi, (1640-1712) bir buhur (baharat, koku, şimdiki kolonya) tüccarının oğlu olarak doğdu. Bugünkü toplumun fazla işitmediği büyük bir bestekârdır... Orta mektep ve lisede iken Ankara Radyosu’nda Itri’nin birkaç parçasını dinlemiş olmalıyım. Geçenlerde bir yabancı orkestradan bestekârın Tekbir ve Salat-ı Ümmiye’sini dinledim. Vivaldi, Handel gibi barok çağın büyük bestekârları ile aynı zamanlarda yaşamış olan Itri, eğer Rönesans dışlanmasaydı, büyük bir bestekâr olarak dünya sahnesine çıkacaktı. Bu parçalar bir kilise korosunda çalınsaydı, Handel veya Vivaldi gibi müzisyenlerin yapıtlarına çok yakın bir musiki olarak değerlenirlerdi. Mustafa Itri Efendi de bir barok kompozitör olarak kolayca anılabilirdi.

Itri, 1640’ta, Vivaldi (1678) ve Bach’tan (1685) neredeyse yarım yüzyıl önce doğmuş. Osmanlıların Rönesans’ı dışlamalarının Osmanlı ve Türk toplum kültürünün gelişmesine ne kadar ağır bir engel oluşturduğunu düşündüm. Bu bağlamda resim yasağı da kültürün gelişmesi açısından bir intihar sayılabilir... Osmanlı saltanatı, tıpkı göçerler gibi, İstanbul’un ele geçirilmesi ve yağma ile sürdü, sadece sülaleyi korumaktan ibaret kaldı. Felsefe, bilim, sanat onları ilgilendirmedi. Harcayacak paraları, kendilerini koruyan orduları, dünyada eşi olmayan, düşününce utanç verici Hıristiyan dönmesi haremleri ve dönmelerden kurulu bir Enderunları vardı. Itri’nin musiki dehası da bu ortamda kimsenin fazla haberi olmadan ortaya çıkmıştı.

UNESCO ITRİ YILI

17. yüzyıl, Osmanlı’nın kültür üretiminin en yoğun olan çağıdır. Bu dönem, III. Ahmet ve Nevşehirli İbrahim Paşa’nın Lale Devri’nin sonuna kadar sürmüştür. UNESCO 2012 yılını Itri yılı ilan etmişti! Keşke başka yılları da bir Osmanlı ressamı, bir Osmanlı matematikçi, bir Osmanlı-Türk yazarı için ilan etseydi! Bunun bir istisnası da 2009’da ilan edilen Kâtip Çelebi yılıdır.

Medrese, kültüre karşı bir zırh olarak çalışarak imparatorluğu devirmiş, bütün İslam ülkeleri gibi sömürge olmaktan Kurtuluş Savaşı ile kurtulmuşuz. Ama 500 yıllık cehaletin biriktirdiği düşünce ataletini, dünya hakkında hiçbir şey bilmeyen, okuma yazma da bilmeyen çoğunluğu köylü bir halkın meraksızlığına ve cehaletinin koyulaşmasına engel olamamıştır. Çünkü bilgi, okul açarak değil, güncel yaşamın bilgiye verdiği öneme göre cahil insanların bilincinde bir yer kazanır. Bugünkü öğretim iflası, kötü öğretimden çok, bilginin yaşamsal değerinin ne öğreten ne de öğrenen için anlaşılmamış olmasından kaynaklanır.

Bugün ülkeyi sarsan kriz, çağın gerektirdiği bilgi birikiminin niteliği, kullanım yöntemi, bunu gerçekleştirecek entelektüel disiplin üzerinde bilgi sahibi olamamaktan ve toplumsal cehaleti oluşturan bu olumsuzlukların birikmesinden kaynaklanıyor. Kaldı ki bilmemekle, bilgiyi kullanamamak arasında fark yoktur... Rönesans’ı dışlamak, gelişen dünyayı düşününce, kendimizin dışlanması olmuştur. Bu, geri kalmış bir toplumdur.

TEK BİR SULTAN ÇIKSAYDI EĞER..

Osmanlı’nın bu yolda direnmesi, nüfusun yüzde 90’ının 1950’lere kadar köylü kalması, 1950’den sonra Batı’nın küçük düşürücü politik manipülasyonlarının nedenidir. Şimdi Türkleri Asya’ya göndermek istemiyorlar. İslamın sömürü pazarında tutmak istiyorlar. Hiçbir Batılı buna hayır demiyor. 1950’den sonra İslam üzerindeki egemenliği devam ettirmeye kararlı Batı’nın en baş hedefi Türkiye olmuştur. Çünkü modernleşen tek İslam ülkesi Türkiye Cumhuriyeti idi.

Eğer bir İstanbullu Osmanlı, 17. yüzyilda büyük barok kompozitörler düzeyinde musiki bestelemişse, tek bir aydın sultanda da dünya bilgisine ulaşma isteği olsaydı ve bizde de bir üniversite açılmış olsaydı, (Avrupa’da 15. yüzyılda 54 üniversite vardı. Ve ilk üniversite 11. yüzyılda açılmıştı) bizde de başka büyük kompozitörler yetişebilir ve Kâtip Çelebi’nin, Koçi Bey Risalesi’nin ya da Adnan Adıvar’ın söz ettikleri bilimsel ve felsefi cılızlıktan dolayı 1918 iflasına mecbur kalmazdık.

AYDINLARIN YAPMASI GEREKEN

Türkiye’nin geri kalmışlığı ve cehaletinden daha önemli bir konumuz yok. Biz 1500 yıllık bir toplumun bugüne uzayan ve kanıtı dil olan, tarihinin mirasçısıyız. Çağdaş kültürün de ortağı olmak zorundayız. Tarihe sahip çıkmak, benim gibi ilk Cumhuriyet kuşağından olanların bilincine yazılmıştı. Bugünkü varlığımızı buna borçluyuz. Kanımca bundan sonra yapılması gereken, bilinci açık aydınların, toplumu çağdaş kültür düzeyine ulaşmaya çağırmaları ve bunun yollarını düşünmeleridir. Çağdaş kültür, çağdaş teknolojik üretimini dünya ortalamasına çıkarmaktır. Teknolojisini bu düzeye çıkaramayan toplumlar, her zaman tekrarladığım gibi, kapitalist sömürünün, devletlerden bağımsız ekonomik kölesidir...

Biz silahlı devrim çağını geçirdik. Fakat uygarlık için savaş dönemlerini geride bıraktık. Bu söylediklerim kanlı ve ölümlü savaştan daha zor olacaktır. Bugün kenarda köşede Mustafa Itri’ler varsa, onu uygar dünyaya ortak yapacağız. Politik ve kültürel dünya arenasında temsil edebilecek bir 21. yüzyıl aydınının yerini, kültürel ve politik ağırlığı olmayan cahil bir kapitalist alamaz...

(*) Bir Doğan Kuban yazısı

Tam metin:

www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/dogan-kuban/mustafa-itri-efendinin-tekbirinden-cağdas-uygarliga 

Yazarın Son Yazıları

Kuşoğlu diye bir KK ve RTE aklı ve millete örülen koza

Devlet aklı imiş...

Devamını Oku
02.06.2026
‘Silivri’nin ve Özgür Özel’in defterini birlikte düreceğiz!!!’

Sorulara bakın önce?

Devamını Oku
01.06.2026
Kemal Bey’e iktidar koltuğu yolu da gözüktü!

Kulağıma eğildi ve “Erdoğan MHP’ye alternatif olarak Kemal Bey’i yeni ve yedek ittifakı olarak hazırlıyor” dedi; “MHP çevrelerinde de bu konuşuluyor”

Devamını Oku
31.05.2026
Bu ne kin, ne utanmazlık, ne ahlak yoksunluğu!

İkisinin de hedefinde tek kişi var.

Devamını Oku
26.05.2026
KK’nin feci sonu: İktidarın CHP’ye atadığı yasal temsilcisi

Nefretler katlandı.

Devamını Oku
25.05.2026
Yollar tükenecek; varılacak tek nokta için cesur olunmalı

Özgür Özel ve arkadaşları CHP olanakları tüketinceye kadar yeni parti kurmayacak veya ellerinin altındaki partiyi aktifleştirmeyecekler.

Devamını Oku
24.05.2026
Mutlak butlan yapmazlar, halüsinasyonlara esir olmayacağım

Bardağın dolu tarafına bakıyorum olmuyor, boş tarafı tutmuyor.

Devamını Oku
21.05.2026
Yeter ki başarılacağına inanılsın, ülke kuruluşuna dönecektir

Bugün 19 Mayıs 1919’un yıldönümü.

Devamını Oku
19.05.2026
Çin’in egemen güce barışçıl geçiş politikası: Tayvan örneği

Eşyanın doğasına uygun bir politika izliyor Çin.

Devamını Oku
18.05.2026
Egemen güç-yükselen güç ilişkisi ve büyük dönüşüm

Güç ilişkilerinde ve belki de dünyanın düzeninde başka ilişkilerin örüleceğinin işaretlerinin net olarak ortaya çıktığı ve belki de resmileştiği bir olay yaşandı Pekin’de.

Devamını Oku
17.05.2026
Yargıdaki siyasi depremsel kontroller: Bugüne nasıl gelindi?

Son yazımda yargının siyasi kontrolü ile ilgili üç döneme işaret etmiştim.

Devamını Oku
14.05.2026
Üç dönemde yargının total siyasi durumları üzerine

Dünyada benzeri var mı bilemiyorum, iddianame adı altında hazırlanan ve üstelik mahkeme tarafından da kabul edilen ipe sapa gelmez casusluk suçlamalarını içeren dava için İmamoğlu kapağını bile açmadım demiş.

Devamını Oku
12.05.2026
Ekonomik güç zayıfsa askeri güç kazandırmaz...

ABD’nin neden İran karşısında eli kolu epey bağlı olduğu konusunda çok sayıda yorum var.

Devamını Oku
11.05.2026
Hamamböceğine dönüşmek

İnsanoğlunun normal hayatta pek dışa vurmaya çalışmadığı bir karakteri yanardöner halidir.

Devamını Oku
10.05.2026
Anayasal düzen içinde yaşadığımızı mı sanıyoruz...

Merdan Yanardağ’ın Tele1’i el konacak ve ortadan kaldırılacak.

Devamını Oku
04.05.2026
Dehşet verici gelişmeler, yaşanmaz dünyaya doğru

Yapay zekâ sohbet robotlarıyla masum masum konuşuyorsunuz, istediğiniz bilgileri en geniş web sitelerini tarayarak önünüze getiriyor, yorum ve değerlendirme konusunda uç kaynaklardan derlediklerini cömertçe paylaşıyor; kendi yorumunu soruyorsunuz, ortalama şeyler söylüyor, tabii sorularla sıkıştırıyorsunuz, başka açılımlara işaret ediyorsunuz hemen konu değiştiriyor vb. sağlık tavsiyeleri veriyor.

Devamını Oku
03.05.2026
İki önemli konuda bazı saptamalar: CHP ve MHP

CHP iktidarın hukuk şiddetinden bunalınca...

Devamını Oku
30.04.2026
Anketlerde, sorunları kim çözer sorusuna yanıltıcı yanıtlara dikkat

Anket savaşları mı?

Devamını Oku
28.04.2026
Bu kadar mal mülk, şirket, destek ve sokaktaki işçiler Hak hukuk yiyen tüm şirketler kamulaştırılmalı mı?

Web sitesine baktım, sıradan bir holding değil, düzinelerce şirketi var, şüphesiz pek çoğu çok kazançlı.

Devamını Oku
27.04.2026
Aylardır iddianamesiz yatan Hasan Akgün’ün çığlığı

Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün bir mektup gönderdi.

Devamını Oku
26.04.2026
İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?

Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
Cumhurbaşkanı adaylıktan vazgeçmez, rüya görmeyin. Peki butlan konusu?

Hâlâ tartışılıyor kulis haberlerinde ve analizlerde.

Devamını Oku
21.04.2026
Şiddetin kaynakları: Silah üretici kaynakları kurutulmadıkça...

Dün gazetemizde adli bilişim uzmanı Altun’un epey dehşet uyandıran bir açıklaması vardı

Devamını Oku
20.04.2026
Ülke atmosferi, şiddeti her yönden besliyor

İki okul saldırısının beklenmedik boyutları ülkeyi sarstı.

Devamını Oku
19.04.2026
‘Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini’

Bu şiir veya marş aklıma geldi, Macaristan’ın tek adamı Orban’ı silip süpüren halkın sandık zaferini görünce.

Devamını Oku
16.04.2026
Netanyahu Trump’ı batırıyor... Orban’ın çöküşü

İran savaşından hemen önce Netanyahu Beyaz Saray’a gitti, özel bir toplantı salonunda Beyaz Saray’da az sayıda yöneticinin katılımıyla (Trump ve adamları tabii ki) özel bir toplantı yapıldı.

Devamını Oku
14.04.2026
Savaşa dönüş kolay olmayacak, yalnızlık çukurunda bir Trump

Vance’in “İran, Amerikan şartlarını kabul etmedi, görüşmeler bitti” sözleri bir emperyalistin burnu büyüklüğünün dile gelmesi olarak tarihe geçti.

Devamını Oku
13.04.2026
Barış masası Trump için kurtuluştur, yıkılmakta olan imparatorluk

Her şey ABD’nin İran’a saldırısından sonra dünya hegemonyasından aşağı doğru hızlı bir inişe geçtiğine işaret ediyor.

Devamını Oku
12.04.2026
Yenilikçilik-bilim ve CHP: Yalçın Karatepe’den yanıt var!

Üç yazı boyunca CHP’ye Ekonomide Yenilikçilik ve Bilim konusunda yöneltilen eleştiri ve düşüncelere, CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe politikalarını açıklayan uzun ama doyurucu ve bir yanıt gönderdi.

Devamını Oku
09.04.2026
Arçelik devlet-özel sektör ortaklığı ile kuruldu (CHP ve Yenilikçilik)

Bugünkü Türkiye ve dünyadaki gerilimli siyasi ortamda bu yazılar dam üstünde saksağan gibi duruyor olabilir ama ülkemizin temel sorunlarını bilen insanlar arasında ilgi yoğun.

Devamını Oku
07.04.2026
‘CHP’de bilim ve yenilik’ yazısına ciddi bir yanıt

Bu kez okurun dikkatine, ülkemiz için hayati önemdeki, Bilim ve Yenilik yazıma bir okurdan gelen ilginç yanıtı getireceğim.

Devamını Oku
06.04.2026
Kötücül yanıtlar size ait, beni bu işe bulaştırmayın!

Bursa Büyükşehir’e el koyma operasyonu yaşadık.

Devamını Oku
05.04.2026
Godot, yoksa büyük kaosun ta kendisi mi?

Hemen arkamdan biri seslendi, hey Orhan Bursalı, diye.

Devamını Oku
02.04.2026
Tek değişmeyecek savaşlardır Ortadoğu’da... Barış mı, 150 yıl önce uçtu

Petrol ve para: Ortadoğu’da yangınların ana nedeni olduğunu herkes bilir.

Devamını Oku
31.03.2026
CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026
Yargıyı silah olarak kullanmanın büyük ekonomik kayıpları

Biz bunu resmen derinlemesine yaşıyoruz ama yargıyı siyasi rakiplerine karşı yok edici bir silah olarak kullanan örneğin Brezilya’da bu sonuçları görünce (*) gözlerimiz yine İBB operasyonlarının, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ve CHP’ye açılan kapatma davalarının Türkiye ekonomisini nasıl vurduğunu ve halkı yoksullaştırdığını biliyoruz.

Devamını Oku
17.03.2026