‘Solcu milletvekili’ hedefi ve hatası
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

‘Solcu milletvekili’ hedefi ve hatası

27.09.2018 06:04
Güncellenme:
Takip Et:

Yargıtay’ın Enis Berberoğlu için kesinleşmiş hapis kararı en sert eleştirilecek bir durumdur. Bugünkü siyasi ortama, yargı üzerinde görülmemiş bir hukuki ve siyasi vesayetin olduğu koşullara uygun, ama yarın çırılçıplak ortada kalacak bir karardır. İki üyenin 27 sayfa karşı oy yazısı da, kararın ne kadar tartışmalı olduğunu gösterir.
Berberoğlu’nun 6 yıla yakın hapisle cezalandırılması, Can Dündar’ın kitabında MİT TIR’larında silah taşındığına ilişkin “belgeleri solcu bir milletvekilinden aldım” sözüne dayanmaktadır.
Tek kanıt budur. Ortalıkta ise Berberoğlu’nun ismi yoktur. Belgelerin yayımlanmasından önce Can Dündar’ın kimlerle konuştuğunun kayıtları incelenmiş ve Berberoğlu ile konuştuğu saptanmış.
Ama konuşmanın içeriğinde, belgelerin Berberoğlu’ndan alındığını doğrulayacak bir kanıt-ifade yoktur.

‘Olsa olsa’ davası
Somut delilin olmadığı, olsa olsa Berberoğlu’ndan almıştır yöntemine ve tamamı kanaate dayalı bir dosya ile karşı karşıyayız.
Bizim hukuk ve ceza sistemi ise delile dayalı yargıç kararlarını gerektirir. Şüpheli durumda bile yargıçlar kanaatlerini eldeki delillere dayandırmak zorundadır. Delil yoksa kanaatini sanık lehine yorumlamak zorundadır.
“İki şahitle adam asılır” lafının bile geçerli olmadığı, şahitlerin sözlerinin delillerle desteklenmesi gerektiği bir hukuk sisteminden, özellikle bu iktidar döneminde tamamen sapıldı, delilsiz kanaat dönemine geçildi.
Cumhurbaşkanı o zamanlar kanaatini belirterek yargıyı yönlendirdi.

‘Ağır ödeyecekler’
Bu haber Cumhuriyet’te 29 Mayıs 2015’te yayımlandı.
İki gün sonra Cumhurbaşkanı canlı yayında, “Bu casusluk faaliyetinin içine o gazete de girmiştir. Haberi yapan bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu” dedi ve davanın açıldığını duyurdu.
Bu açıkça siyasi iradenin yargı üzerindeki yönlendiriciliği ve dava konusunda karar verici iradesinin göstergesidir. Ülkenin tek adama bağlı yapısı göz önüne alındığında, başka türlü bir kararın çıkmasının mümkün olduğunu söylemek çok zordur.
Ayrıca MİT TIR’ları baskınına karışan, devlet-jandarma, subay, yargı mensupları ve sivillerden 55 kişinin FETÖ terör örgütü kapsamında yargılandığını da belirtelim.
O yılların da FETÖ ile iktidar arasında büyük bir iktidar mücadelesine sahne olduğunu ve cemaatin elindeki devlet içinde yuvalanmış tüm güçleriyle iktidara savaş açtığını da unutmayalım. Bu savaş, 2016’da FETÖ’cü askeri güçlerin kanlı bir darbeye kalkışmasıyla sonuçlanmıştır.
Yani Cumhuriyet’teki haber, bu kanlı savaşın içine düşmüş, parçasına dönüştürülmüştür.

‘Solcu milletvekili’
Can Dündar, belgelerin kaynağının “bir solcu milletvekili” olduğunu neden açıkladı? Herhangi bir kaynak belirtmek zorunda olduğunu neden hissetti? Hiçbir şey yazmak zorunda değildi oysa...
Bu kaynak doğru muydu, yoksa esas kaynağı gizlemeye yönelik bir saptırma mıydı, bilmiyoruz.
Solcu milletvekili tanımlamasına uygun, CHP içinde bir sürü milletvekili var. Dündar, Berberoğlu ile değil de başka milletvekil(ler)iyle görüşmüş olsaydı, bu kez onlardan biri Berberoğlu yerine tutuklanacak ve “suçlu” olacaktı.
Her durumda, eğer Dündar “solcu bir milletvekili” lafını ortaya atmamış olsaydı, dava esas olarak kendisiyle sınırlı kalacaktı, büyük bir olasılıkla Berberoğlu siyasi hedef olarak gösterilemeyecek ve bunca eziyetli, haksız, CHP’yi esir almaya yönelik bir vahşi siyasi süreç yaşanmayacaktı.
Bir büyük hatanın yol açtığı olayı bu açıdan kimse tartışmaz.. Dündar hayranları da soru sormaz.. Çünkü o “mağdur”dur, mağduriyetin tüm soruları ve analizleri yasakladığı bir sorgusuz, zavallı bir kültürel-siyasi ortamın esirleriyiz.
Berberoğlu davası tepeden tırnağa haksız bir dava olmasına rağmen, arkasındaki olay da o derece tartışmalıdır...

Yapay zekâ: Başlıyor
Herkese Bilim Teknoloji
dergisinin BAU ile işbirliği halinde başlattığı ve yaz arası verilen yapay zekâ - dijital dünya konferansları bu cumartesi yeniden başlıyor. Cem Say - Tanol Türkoğlu, bu kez yapay zekâyı, yeni silahlanma döneminin arkasındaki büyük güç açısından ele alacaklar. 29 Eylül saat 17.00-19.00 arası BAU Beşiktaş yerleşkesinde. Herkes davetli.  

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026