Son yıllarda Türkiye’yi Trump’a şikâyet etmesi ve uluslararası resmi toplantılara bir devlet başkanı gibi katılıp buralarda “Ekümenik Konstantinopolis Patriği” unvanını kullanması ile gündeme gelen Fener patriği şimdi de Bulgaristan’da tartışmalara neden oldu. Fener patriğinin 19 Ekim’de Bulgaristan’a yapacağı ziyaret, burada binlerce kişinin protestosuna yol açtı. Bulgar Ortodoks Kilisesi’ne mensup çok sayıda rahip ve cemaatten pek çok kişi, Fener Patriği Bartholomeos’yu Bulgaristan’da istemediklerini söylüyor.
Daha önceden de söylemiştim, yine söyleyeyim: Bu konu, kesinlikle bir dini mesele değil ve kesinlikle Hıristiyanların (veya Ortodoksların) kendi arasında kalan bir konu değil. Bu, Rusya ile Batı arasında Balkanlar’da ve genel olarak Doğu Avrupa’da süren çatışmanın dini boyutu. ABD ve İngiltere, Doğu Avrupa’da kendi nüfuslarını kurmak istediği için, buralardaki Ortodoks mezhebinden insanları etkilemek için Fener Patrikhanesi’ni kullanıyor. Fener patriği de Lozan Antlaşması’nda kendisine tanınan sınırın dışına çıkmak için Batı’dan destek alıyor.
Fener Patrikhanesi’yle ilgili konuların Türkiye’yi yakından ilgilendiren siyasi bir konu olduğunu ben, Cumhuriyet Yayınları’ndan çıkan “Rusya Batı Çatışmasında Fener Rum Patrikhanesi” adlı kitabımda anlattım. Dinsiyaset ilişkilerini merak edenlere özellikle tavsiye ederim.
Fener Patrikhanesi’nin Bulgaristan ziyaretinin resmi nedeni, Bulgaristan’ın koruyucu azizi olarak kabul edilen İvan Rilski’nin doğumunun 1150 ve ölümünün 1080. yıldönümü etkinliklerine katılmak. Fener patriğinin Bulgarların en kutsal bir manastırı olan Rila Manastırı’nda, bu aziz için yapılacak ayini yöneteceği belirtiliyor. Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin Sinodu (yönetim kurulu) temmuz ayında Fener patriğini davet etme kararı almıştı.
ZİYARETİN İKİ BOYUTU
Bu ziyaretin Bulgaristan’da tepkilere neden olmasının iki boyutu var. Birincisi, Bulgaristan’da Rusya ve Batı yanlıları arasındaki güç mücadelesine ve Rusya ile Batı arasındaki rekabete paralel şekilde, Bulgar Ortodoks Kilisesi’nde Rusya ve Batı (ve Fener) yanlıları çatışması var. İki yıl önce seçilen şimdiki Bulgar Patriği Daniş, Rusya’ya yakın bir isimdi. Fakat Fener, bu kişiyi kendi çizgisine çekme çabası yürütüyor. Bu da kilisenin tabanının tepkisini çekiyor. Bulgaristan’da her şeye karşın Rusya’yla duygusal bağlar çok güçlü.
İkinci ve en az bunun kadar önemli bir neden ise Fener’in geçmişten bu yana Rumlaştırma politikası uygulaması. Fatih İstanbul’u aldıktan hemen sonra, imparatorluktaki bütün Ortodoks tebaayı tek merkezden yönetmek istediği için bütün Ortodoksları Rum patriğine bağlamış ve Rum patriği, Ortodoksların yargılama ve yönetme yetkilerine de kavuştuğu için, Bizans döneminde bile sahip olmadığı yetkilere kavuşmuştu. Fener Patrikhanesi bu imkânla, özellikle 1700’lerden itibaren, Balkanlar’da yaşayan halkların, özellikle de Bulgarları Rumlaştırma çabasına girişti. Bu nedenle 1800’lerden itibaren güçlenen Bulgar milliyetçiliğinin ilk hedefi, Rumlardan dini bağımsızlık elde etmek olacaktı.
Bu arada o kadar uzağa gitmeye gerek yok. Daha geçen yıl Edirne’deki Bulgar kilisesine gelen Rum rahipler Yunanca ayin yapmak istemiş ve bu, Bulgar cemaatle büyük bir krize neden olmuştu.
İşte şimdi Bulgaristan’da geniş kitleler,
Fener’in ABD’den aldığı destekle kendilerine liderlik taslamasına karşı çıkıyor. Fener konusunu önümüzdeki haftalarda yazmaya devam edeceğim.