‘Yerli ve milli korona testi’ ve ‘Bilim Kurulu’ enflasyonu

06 Nisan 2020 Pazartesi

Türkiye koronalı hasta sayısında kaydettiği hızlı artışla dünyada 9. sıraya yerleşirken, 60 yaş altı ölümlerde (yüzde 21.3) Avrupa’nın 4, dünyanın ise 9 katı ile birinciliklere oynamamız korkutucu bir uyarı oldu... Virüs ile ilgili yeni araştırmalara odaklanacakken ve dünyadaki korona testleri üzerine yeni gelişmeleri duyuracakken bu yazıda, akla birden Sağlık Bakanlığı’nda üretilen “Yerli ve milli korona testi” ne durumda sorusu geldi ve durumu çok yakın izleyen bir bilim insanına sordum..

Aaa, ne kadar geri kalmışsın, olayın başında yerli ve milli diye ilan ettikleri test hiç doğru dürüst çalışmadı ki, gündemden düşeli de çok oldu” demez mi!

Şaşkınlıktan küçükdilimi yutacakken tuttum, malum koronalı günlerdeyiz, ne olur ne olmaz!

Reklamı güzeldi!

Halbuki reklamı o kadar güzel yapılmıştı ki ben bile kanmıştım! Sor soruştur öğren değil mi bu süre içinde, gazetecisin, testlerin negatif- pozitif doğruluk oranı yüzde kaç, isabetliliği geliştirmek için yeni geliştirmeler yapıyorlar mı, diye sor.. Hayır, yapmadım! Ne güzel, mikrobiyologlarımız, moleküler biyologlarımız, virologlarımız PCR yöntemiyle korona testi geliştirmiş ve hemen hizmete sunmuş, böylece dışarıya mahkûm olmamışız, duygusunun üzerine yatmışım!

Aslında 1 ay önce Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı’nın ilgili laboratuvarını ziyaret etmek de istedim, çalışmalarını duyurmak için. Kabul gelmedi! Evet, iyi niyetle soyunmuşlar test yapmaya ama uygulamada sonuç vermeyince, önce Roche’tan test kitlerini almaya yönelmişiz. (Bazı özel hastaneler ilk başlarda almış Roche kitlerinden, tanesi 1000$)

Bioeksen başarılı

Şimdi ise İTÜ Tekno Kent’te kurulu yerli bir Ar-Ge şirketi olan ve akademisyenlerin kurduğu Bioeksen’in üretmeye başladığı kitleri almaya başlamışlar. Hastanelerde kullanılan genellikle bu şirketin kitleri... Bir hastaneden aldığım bilgi: 100 test yapıyorsak, genellikle 30’u koronalı çıkıyor! Koronalı sayısının nasıl hızlı arttığının da bir işareti!

Dünyada ülkeler birbirlerinin solunum cihazlarını, kitlerini, tıbbi malzemelerini çalıyor, durum o kadar ciddi. İspanyollar da Çin’den aldığımız solunum cihazlarını Türkiye bize göndermiyor, diye açıklama yapmıştı. Umarım göndermişizdir!

Bu bize tıp alanında hemen her şeyi kendimizin üretmesi gerektiği konusunda gerekli uyarıyı yapıyor.. Bu bir başka yazı konusu..

Bilim Kurulu ve üye enflasyonu

Yine bir başka bilim insanımızdan duydum, Sağlık Bakanlığı’nın Bilim Kurulu’nun üye sayısı almış başını gitmiş. Önce 26 kişi iken sonra 31’e çıkmış, Kurul üyeleri bile kendi sayılarının kaç olduğunu biliyor mu bilmiyorum, ama sayılarının 50’yi geçtiğine ilişkin duyumlar alıyorum. Etkin bir ciddi kurul 10 kişiyi geçmemeli aslında. Ama eş dost, şunu da alalım, bunu da kurula alalım mekanizması çalışıyor anlaşılan.

Bir de partilerin bilim kurulları oluşmaya başlamış!

Belediyelerin de!

30 kentte valilere de pandemi kurulları kurmaları talimatı gitti.

Ortalık korona bilim kurullarından geçilmiyor.

Türkiye’ye bir baksanız, epidemiyoloji, viroloji vb. alanında evrensel çapta kaç bilim insanımız var saysanız, bir tek bilim kurulu oluşturabilirsiniz belki.

Şüphesiz iyi doktorlarımız var, tıp alanında uzmanlaşmış, onların hiçbirine saygısızlık etmek istemem.

Ama bilim kurulu unvanı dağıtımı da işin ciddiyetinden uzaklaştırıyor bizi...


Yazarın Son Yazıları

Katliam... 4 Mayıs 2020