MHP Başkanlık İçin Ne Demişti!..

31 Aralık 2016 Cumartesi

Yer: Mülkiyeliler Birliği İstanbul
Şubesi’nin Kuzguncuk’taki lokali.
Tarih: 4 Aralık 2016.
Cumhuriyet’e verilen Vefik Kitapcıgil Kamu Hizmeti Ödülü töreni öncesinde herkese nasip olmayan bir ortamdayım.
Mülkiye’nin (SBF) en kıdemli hocası Prof. Dr. Nermin Abadan Unat ile sohbet ediyoruz. Ödülle başlayan bir ödül gecesindeyim.
Nermin Hoca, Türkiye’ye ilişkin umutlarını sıralıyor ardından da ekliyor: “Ama biz görmeyiz.” İtiraz benden geliyor. “Görürüz Hocam görürüz. Çünkü gündem bizim yaşlanmamızdan kat kat hızlı değişiyor ve ilerliyor.

***

2016’yı bu gece yolcu ediyoruz. Yaşadıklarımız bir yıla sığabilecek olaylar mıydı?
2016’nın girişi ile çıkışı arasındaki süreç 93 yıllık Atatürk Cumhuriyeti’ni bile tanınmaz hale getirmedi mi? Allah’tan sağlam temeller üzerine kurulmuş da yıkım girişimlerine karşı direnmeyi sürdürüyor.
Yıl içindeki değişimleri sıralamaya kalksam yerim yetmez. Ama biri var ki Türkiye Cumhuriyeti’ni parlamenter sistemden alıp tek kişinin kişisel tercihlerine bırakma amacı taşıyor. Başrollerde de MHP lideri Devlet Bahçeli...
AKP’nin oy eksikliğini gidermek için değiştiğini söylemek sanırım yanlış olmaz.
1 Kasım 2015 milletvekili seçimi için MHP’nin açıkladığı seçim bildirgesinin yok sayılmasını anlamak gerçekten zor.
Bildirge kitapçığına konulan Bahçeli fotoğrafının yürüyüşe sol ayakla başlamış olması mı MHP’yi kayıtlara geçirdiği görüşlerinin tersini savunmaya itti dersiniz?
Bildirgenin pek çok yerinde parça buçuk geçiyor ama 72’nci sayfadaki bölüm hepsinin özeti gibi. İşte MHP’nin 1 Kasım için seçmenine verdiği söz:
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter milli devlet yapısını esas alan parlamenter sistemi, demokratik siyasi sistemin sürdürülebilmesi bakımından gerekli görüyor ve Türk milletine en uygun yönetim şekli olarak değerlendiriyoruz. Sistemin işleyişinden kaynaklanan sorunların yine parlamenter sistem içinde çözülmesini mümkün görüyoruz. Bu sebeple iktidarın kişiselleşmesi suretiyle temel hak ve özgürlükler bakımından tehlikeli bir otoriterleşmenin önünü açabilecek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuruluş esaslarından kopararak devleti ve milleti farklı siyasi ve idari yapılanmalara götürecek altyapı oluşturmayı hedef alan, başta Başkanlık olmak üzere yarı başkanlık ve benzeri sistemleri uygun bulmuyoruz.
Anayasa ihtiyacını toplumsal gereklilikler yerine devleti ve milleti parçalanmaya götürecek bir sistem değişikliğine endeksleyen siyasi yaklaşımı reddediyoruz.
Anayasanın geniş katılımlı bir uzlaşma sonucu hazırlanması görüşünü de bir kenara atıp sadece AKP ile uzlaşması da cabası...

***

Gelen gideni aratır” derler ya ister misiniz o da değişmiş olsun ve 2017, Türkiye’nin mutluluklar ülkesine dönüşeceği bir yıl olsun.
Dileğim içerdeki 12 arkadaşımız da dahil herkes için gerçekleşsin...  


Yazarın Son Yazıları

Kurtarıcı... 14 Eylül 2017
Gazeteciyi Kim Öldürdü? 17 Haziran 2017