1921 Anayasası 11. maddenin gerçek anlamı
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

1921 Anayasası 11. maddenin gerçek anlamı

27.11.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Önce özerklik (muhtariyet, otonomi, autonomie) ne anlama geliyor onu anlayalım. Bağımsızlık anlamına gelen özerklik ile yerinden (yerel) yönetim ve kurumsal (TRT, RTÜK, belediye vb.) özerklik aynı şey değildir. Bu nedenle az sonra okuyacağınız 11. maddedeki “muhtariyet” sözcüğünün, siyasal özerklikle hiçbir ilişkisi yoktur. Söz konusu olan, günümüz belediyelerinin özerk yönetimidir.

***

Madde 11- Vilayet mahalli umurda manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir. Harici ve dahili siyaset, şeri adli ve askeri umur, beynelmilel iktisadi münasebat ve hükümetin umumi tekâlifi ile menafii birden ziyade vilayata, şamil hususat müstesna olmak üzere Büyük Millet Meclisi’nce vaz edilecek kavanin mucibince evkaf, medaris, maarif, sıhhiye, iktisat, ziraat, nafia ve muaveneti içtimaiye işlerinin tanzim ve idaresi vilayet şûralarının salahiyeti dahilindedir.

11. MADDENİN DOĞRU ÇEVİRİSİ

Madde 11- Vilayet yerel işlerde kurumsal kimliğe ve bağımsızlığa sahiptir. İç ve dış siyaset, şeri, adli ve askeri işler, uluslararası ekonomik ilişkiler ve hükümetin genel politikasıyla kamu yararının birden fazla vilayeti içine aldığı (kapsadığı) hususlar ayrı tutulmak üzere, Büyük Millet Meclisi’nce yapılacak (çıkarılacak) kanunlar gereğince vakıflar, medreseler, milli eğitim, sağlık, ekonomi, tarım, bayındırlık ve sosyal yardımlaşma işlerinin düzenlenmesi ve yönetilmesi vilayet şûralarının (meclislerinin) yetkisi dahilindedir.

AÇIKLAMALAR:

1- 1921 Anayasası’nın maddelerini birbirinden ayrıymış gibi yorumlamak doğru değil. 1921 Anayasası’nın 2. maddesi şöyle: “İcra kudreti ve teşri (kanun yapma) salahiyeti milletin yegâne ve hakiki mümessili olan Büyük Millet Meclisi’nde tecelli ve temerküz eder.”

Bu nedenle muhtariyeti siyasal özerklik olarak çeviremeyiz, yerel yönetim demek daha doğru, çünkü kanun yapma yetkisi verilmemiş vilayet yönetimlerine. Zaten madde “Vilayet mahalli umurda” diye başlamakta.

2- 11. maddedeki “şeri” sözcüğünü “hukuki” olarak anlayabiliriz. 

3- Yine 11. maddedeki  “vaz edilecek kavain” sözü de yapılacak kanunlar anlamında, yani anayasa yapıldığı sırada olmayan ama ona bağlı kanunların daha sonra çıkarılacağını anlıyoruz. Henüz tam bir hukuki sistem oluşmamış, kanunları yapacaklar ve vilayetlerin (yerel yönetimlerin) yerel bağımsızlığı Millet Meclisi’nin çıkaracağı kanunlarla sınırlı.

4-Bu madde ile daha önce valilere ait yetki belediye meclislerine verilmekte. Bu çok önemli.

***

Bu maddenin kilit sözcük-kavramı ŞÛRA’dır ve bu sözcük “Sovyet”, “parlamento”, “meclis”, “konsey” ya da “danışma kurulu” anlamına gelir. “Şûra” ile “özerklik” (otonomi) eşanlamlı değildir. Sorun yanlış çeviriden kaynaklanıyor. Genel olarak şûra bilinen anlamı ile konsey, meclis ya da kurul anlamına gelmektedir. Kürt milliyetçilerini yanlış iddialara götüren etken “şûra”nın “siyasal özerklik” (otonomi, bağımsızlık) olarak tercüme edilmesidir. İşte bu nedenle, bağlam hiç düşünülmeden siyasal bağımsızlık olarak anlaşılıyor. Ve bu da neredeyse 100 yıldır sürmekte.

İster bir kaynak (yabancı) dilden ister dil içi çeviride olsun, sözcüklerin sözlük anlamlarından bağlamdaki (yani özgün metindeki) anlamını bulmak gerekir. Bu nedenle 11. maddenin özgün metnindeki (“Vilayet mahalli umurda manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir”) “muhtariyet” sözcüğü (“Vilayet mahalli”) sınırlamasından dolayı “siyasal özerklik” olarak anlamak artık mümkün olmadığı için sözcüğün doğru anlamını bulmak zorundayız. Bu nedenle, “muhtariyeti” yerel yönetim olarak anlamak zorundayız.

Böyle anlarsak, böyle anlanırsa, böyle anlarlar ise belediye örgütleri olan yerlerde her belediyenin, yetki alanları içinde özerk ve yetkili olduğunu anlarız. Üstelik önümüzde, yetkileri AKP hükümeti tarafından kısıtlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. İBB Başkanlığı’nın yetkileri hem İBB Meclisi’nde hem AKP ve MHP çoğunluğu hem AKP hükümeti tarafından kısıtlanmaktadır. Bu nedenle yerel yönetim özgürlükleri ve özerkliği bugün artık mevcut değildir.

Eğer 20 Kasım 2022 “Türkiye’de Her şey Tekrar Ediyor” başlıklı yazımı okuduysanız bu yazımı daha iyi anlarsınız.

Yazarın Son Yazıları

Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025