Özdemir İnce

Eski ‘Yeni Mürteciler’

19 Ekim 2021 Salı

Şimdi “eski” olan “Yeni Mürteciler” üzerine bir yazıyı (Hürriyet, 11 Mayıs 2007) bilginize sunmak zorundayım:

***

YENİ MÜRTECİLER

8 Mayıs 2007 akşamı haber televizyonlarında “Cumhurbaşkanlığı” konusunda yapılan tartışmaları izliyordum. Televizyon reklam arası verince uzaktan kumanda ile geriye doğru gittim. Karşıma “24” adlı ve Fethullahçı olduğu söylenen ve öyle olduğu her halinden belli bir televizyon çıktı. Yeni mürteciliğin üç mümtaz siması, Mehmet Altan, Cengiz Çandar ve Eser Karakaş oturmuşlar, son demokrasi ve özgürlük mitinglerini yerden yere vurmaktalar.

Dördüncü mümtaz sima, Ali Bayramoğlu* ise “laikçi ulusalcılık, ulusalcı laiklik” yavesi ile kareyi tamamlamakta (Yeni Şafak, 21 Rebi’ul-Ahır 1429 yani 09.05.07)

Beyzadelere göre bu toplantıların demokrasi ve özgürlük kitabında hiçbir kıymet-i harbiyyesi yokmuş, çünkü TSK esinli, militarist güdümlü toplantı imişler.

Yeni Mürteciler kuşkusuz yukarda adını verdiğim dört şahıstan ibaret değil. Ana Rahmine Haklı Düşenlerin, İkinci Cumhuriyetçilerin, Neo Liberallerin tamamına yakını bu şanlı familyanın gönüllü ve bilinçli üyesi. Çoğunluğu mutasyona uğramış “goşist” tayfası…

“Hakiki” mürteci olan İslamcılar ile araları çok iyi olup yakında kız alıp vermeye de başlayabilirler. Başlamamışlarsa tabii… Yeni mürteciliğin en önemli özelliği: Sadece işine geleni hatırlamak; gerçeklere bakarken durmadan gözlük değiştirmek!

Yeni Mürteciler işçi ve köylü sınıflarından nefret ederler, küçük burjuvazi ile dalga geçerler ama müminine, münkirine bakmaksızın büyük burjuvazinin sadık hizmetkârlarıdırlar.

Yeni Mürteciler türlü ailesel ve bireysel nedenlerle Cumhuriyet’ten nefret ederler. Bu nefretin ailesel kökeni Milli Mücadele’ye, Birinci Millet Meclisi’ne, İstiklal Mahkemelerine, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’na, Serbest Cumhuriyet Fırkası’na, Demokrat Parti felaketine gider. Bireysel öfke ve hıncın kaynağı ise 12 Mart darbesi. Tam iktidara geçip Politbüro üyesi olarak memleketi yöneteceklerdi, sol gösterip sağ vuran felaket geldi.

Benim yaşımdakiler çok iyi tanır bunları. “Cumhuriyet” nefretlerinin ağusunu 1923-1950 yorumlarına akıtırlar; CHP’nin hatta TİP’in köküne kibrit suyu dökmüşlerdir. Nefretlerini saklamak gerektiğini düşündüklerinde “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” ilkesi uyarınca İslamcıları ve AKP’yi desteklerler.

AKP’nin Avrupa Birliği’ne yaranmak için çıkardığı ama uygulamadığı yasalar onlar için birer demokratik devrimdir. Ama bu partinin söz vermesine karşın milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırmadığını, siyasal partiler ve seçim yasasını demokratikleştirmediğini, yüzde 10 barajını sıfırlamadığını, emekçi sınıflar lehine parmak oynatmadığını ağızlarına bile almazlar.

Yeni Mürtecilere göre, AKP’nin son cumhurbaşkanlığı  bozgunu, bu partinin antidemokratlıklığının, beceriksizlikliğinin, basiretsizliğinin, çıkarcılığının ürünü değildir. CHP’nin demokrasi, özgürlük ve halk düşmanlığının kanıtıdır.

Yeni Mürtecilere göre, cumhurbaşkanını halka seçtirmek halkçı bir girişimdir. Halkçı bir girişim olduğu için halka sormak gerekmez. R.T. Erdoğan’ın seçtiği cumhurbaşkanının TBMM tarafından seçilmesi yeterince demokratik değildi. Bu nedenle, aynı aday halk tarafından seçilirse demokrasi kuşu tam göğsünden vurulur.

Yere düşen kuşu avcıya getirmek de Yeni Mürtecilerin işidir.

***

Okuduğunuz yazının kapsamına ve hedefine Collège de France salonunda “mea culpa” (suçluyum) demeyen günümüz Yeni Mürtecilerini de alabilirsiniz. Örneğin Nilüfer Göle o toplantıda şöyle savunma yapıyordu:

“Türkiye’nin AB üyeliğine inanıyorduk. Büyük bir coşku, mutluluk (öfori) içindeydik. Bazı şeyleri değiştirebileceğimizi düşünüyorduk. Mesela Ermeni soykırımının tanınması, Kürt sorununun çözülmesi tartışılıyordu. İdam cezası kaldırılmıştı. Bu ‘öfori’ döneminde büyük bir dinamik vardı, birbirinden farklı katmanlar, Türk-Kürt işadamları, entelektüeller, dernekler, çok sayıda farklı kesimden gelen insan bir araya gelmişti. İdam cezasının kaldırılması Avrupa’ya yaklaşma yolunda önemli bir adımdı. Birtakım birbiri ardına gelen seri gelişmeler bizi umutlu kılmıştı.” 

***

Mürtecinin eskisi, yenisi olmuyor, mürteci mürtecidir. Bunların sorunları, 1923 Cumhuriyeti iledir. Ermeni gailesi ve Kürt sorunu, Avrupa Birliği’ne girme, demokrasi falan bahanedir.

* Adını Yeni Mürteciler sınıfına soktuğum için beni mahkemeye vermişti.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları