Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim. Yanıtını birlikte okuyalım:
“Evet abi, Fransa’da da bir belediye başkanının zamanla çeşitli nedenlerle fikir değiştirmesi ve başka bir partiye katılması çok ender görülen bir olay sayılmaz.
Yasaya göre, seçmenler belediye meclis üyelerini, bu üyeler de meclis belediye başkanını seçiyor. Görev, temsili bir görev olarak kabul edildiği için seçilen başkanın partisine hukuken bağlı kalma zorunluluğu yok.
Dolayısıyla, başkan henüz görev süresini tamamlamadan siyasi parti değiştirmekte özgür ve bu durumda görevine son verilmesini gerektiren bir yasa yok.”
“Ancak parti değiştirmek yasadışı olmasa da mutlaka tartışmalara yol açacağı için bu değişikliğin belediye meclisi içindeki dengeleri değiştirme ihtimali de yüksek.”
“Sonuçta bu eylem yasadışı değil, ancak bunun dürüst olup olmadığı, o andaki koşullara bağlı.”
“Fakat benzerlik buraya kadar, zira bu noktada Türkiye ve Fransa arasında önemli bir fark göze çarpıyor: Fransa’da en sık görülen değişiklikler aynı siyasi görüş çerçevesi içinde yapılan değişiklikler, yani sağ ya da sol kanat içerisinde ya da en fazla merkezden cumhurbaşkanlığı çoğunluğuna geçişler.”
“Radikal değişiklikler ise, yani belediye başkanlığı görev süresi devam ederken muhalefetten çoğunluğa, bir sol partiden sağ partiye veya tam tersi yönde geçiş vakaları son yirmi yıl içinde yok denecek kadar az.
Aynı yorum tabii milletvekilleri için de geçerli.”
Uygar, çağının çağdaşı, demokratik bir ülkede durum böyle...
***
“Parti değiştirme”nin Özdemir İnce tarzı bir tanımını yapacağım: Parti değiştirmek cinsiyet değiştirmektir. Ama önce siyasal parti nedir, Vikipedi’den aktararak tanımlayalım:
Siyasal parti, belirli bir ideolojiyi veya programı hayata geçirmek, seçimler aracılığıyla siyasal iktidarı elde etmek veya ona ortak olmak amacıyla yasal yollarla örgütlenmiş sürekli siyasi topluluklardır. Demokratik sistemlerin vazgeçilmez unsurları olarak kabul edilirler.
Siyaset bilimi bağlamında ve Vikipedi tanımlamasıyla temel siyasi parti türleri ise şunlardır:
Kadro (komite) partisi: Sayıca çok olmaktan ziyade, toplumda etkili, elit veya maddi gücü yüksek kişilerden oluşan siyasi yapılardır.
Kitle partisi: Çok sayıda üyeye sahip olmayı ve tabandan destek bulmayı amaçlayan, genellikle düzenli üyelik aidatlarıyla finanse edilen yapılardır.
Liberal parti: Bireysel özgürlükleri, serbest piyasa ekonomisini ve hukukun üstünlüğünü savunan partilerdir.
Muhafazakâr parti: Geleneksel değerlere, kültürel sürekliliğe ve kurumsal yapılara önem veren siyasi oluşumlardır.
Sosyalist/Sosyal demokrat parti: Sosyal adaleti, gelir eşitliğini ve devletin ekonomik/sosyal refahtaki düzenleyici rolünü savunan partilerdir.
Komünist parti: Üretim araçlarının (fabrika, toprak, maden vb.) özel mülkiyetine karşı çıkarak ortak mülkiyete dayalı sınıfsız, sömürüsüz ve devletsiz bir toplum düzeni kurmayı amaçlayan Marksist-Leninist siyasi örgütlenmedir.
***
Ben gene bir Özdemir İncelik yapıp “Tavşan ile eşek nasıl çiftleşip üreyemezse ideoloji ve programları değişik iki parti birleşemez” diyeceğim. Ama ve belki iktidar için koalisyon yapabilirler.
Durum böyleyken bir CHP milletvekili partisinden istifa ederek benim yeğen gibi AKP’ye katılıyor. Böyle bir şey olamaz. Tıpkı bir Fenerbahçe üyesinin kafayı üşütmeden Galatasaray üyesi olamayacağı gibi.
Karganın bülbül, Fenerbahçelinin Galatasaraylı olamayacağı gibi bir CHP üyesi de partisinden istifa edip AKP’ye üye olamaz. Olmuşsa zaten gerçek CHP’li değilmiş...
Ama üye olmayan bağımsız vatandaşlar yularlı ve bukağılı olmadıkları için oy verdikleri partiyi değiştirebilirler ki demokrasinin erdemlerinden biridir bu.
***
AKP’nin eğitim anlayışı: Merkeziyetçi, değerler eğitimini ve dini öğretileri öne çıkaran, sınav odaklı bir sistemden esnek müfredata geçişi hedefleyen ve sık sık reformlarla güncellenen bir yapıya sahiptir. Bu temel unsurlar ve sistemin işleyişi şu şekilde özetlenebilir:
Değerler eğitimi ve dini odak: Eğitim müfredatında manevi değerlerin, geleneksel kültürün ve dini eğitimin (örneğin seçmeli din dersleri ve imam hatip okullarının yaygınlaşması) ağırlığı artırılmıştır.
CHP’NİN EĞİTİM ANLAYIŞI
Laik ve bilimsel eğitim: Eğitim programlarının çağdaş bilimsel gelişmelere, eleştirel düşünceye ve laiklik ilkesine dayanması esastır. Dogmatik yaklaşımlar reddedilir, ezberci sistem yerine üreten ve sorgulayan bir eğitim modeli benimsenir.
DEM’İN EĞİTİM ANLAYIŞI
DEM Parti; eğitimin laik, bilimsel, demokratik ve anadilde olması gerektiğini savunur. Eğitim sisteminin tekçi ve otoriter politikalardan arındırılmasını, “eşit yurttaşlık” temelinde yeniden yapılandırılmasını ve anadilde eğitimin anayasal güvence altına alınmasını hedefler.
Partinin eğitim politikalarındaki öne çıkan temel prensipler şunlardır:
Anadilde eğitim: Farklı anadillerin kamusal eğitim sisteminde yer alması ve anadilde eğitimin temel bir hak olarak tanınması gerektiğini belirtir.
Laik ve bilimsel müfredat: Eğitimin dini referanslardan ziyade pedagojik, bilimsel ve laik esaslara göre düzenlenmesini savunur.
Parti değiştirmek otobüs değiştirmeye benzemez, inançlarınızı da ilkelerinizi de dostlarınızı da kişiliğinizi de değiştirmek zorunda kalırsınız. Bu nedenle “Parti değiştirmek cinsiyet değiştirmektir” dedim.