Detay maskaralığı
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Detay maskaralığı

10.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum. Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü’nden diploma ve Paris Üniversitesi Sorbonne’a bağlı Yabancı Ülkelerde Fransızca Öğretmenleri Enstitüsü’nden (Institut des Professeurs de Français à l’Etranger) sertifika aldım. Şiir, roman, öykü, tiyatro, deneme türlerinde tamı tamına 50 (elli) çeviri kitabım yayımlanmış. 200 sayfa üzerinden 10 bin sayfa, 300 sayfa üzerinden 15 bin sayfa eder. Amma Fransızca konuşmalarım ve bu dilde yazılarım dışında, Türkçe konuşurken ve yazarken bir kez olsun DETAY demedim ama teferruat da demedim sadece ayrıntı dedim. “Ayrıntı” sözcüğü varken “detay” ve “teferruat” sözcüklerini kullananların falakalık olduklarını düşünürüm.

Şimdi bizim dil ve Türkçe bilincinden yoksun yığışımın afyonlandıkları DETAY sözcüğünü ameliyat masasına yatıralım:

DETAY (Fransızca: Le détail) 1. Perakende satış, 2. Ayrıntı, 3. Ayrıntılı hesap pusulası. 4. Önemsiz şey. Askeriyede “levazım” ve “ordonat” anlamında kullanılmakta.

Televizyonlarda maymuncasına detay geveleyen, gazete ve kitaplarda papağan gibi, can yeleğine sarılır gibi bu sözcüğe sarılarak kullanan kim varsa Türkçe, dil ve sözcük bilincinden yoksun zavallıdır. O zaman “dil bilinci”nin Vikipedi kaynaklı tanımını aktaralım:

Dil bilinci, bireyin anadilinin kurallarını, inceliklerini ve ifade gücünü kavrama; onu etkili, doğru ve özenli kullanma konusundaki farkındalığıdır. Dili sadece bir iletişim aracı olarak görmekle kalmayıp onu koruma, geliştirme ve kültürel bir miras olarak gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu taşıma halidir.

***

Yazıya dönmeden önce biraz gazete okuyayım dedim. Sözcü’yü alıp rastgele bir sayfa açtım: 19. sayfa... Açmaz olaydım. “100 AKIMIZ” diye bir manşet! “Yüz tane akımız ne ola ki?” diye düşünürken anladım ki bu “100” 99’dan sonra gelen sayı değil, başka bir şey, “İnsanın baş bölümünde alın, kaşlar, gözler, burun, iki yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm...” söz konusu. O zaman iş değişir: “Yüz akı”, “onur kaynağı”, “gurur verici” anlamında...

Bu yazdıklarımı ne yazının yazarı Melih Sadıkoğlu ne sayfa sorumlusu kişi ne de yazıişleri görevlileri bilmekte...

Melih Sadıkoğlu’nun yazısındaki tuhaflıklar bitmedi: “Veliefendi Hipodromu’ndaki dev yarış saat 17.15’te START ALACAK. 3 yaşlı 22 İngiliz tayı sahibine tam 50 milyon TL’lik para kazandırmak için kora kor bir mücadele verecek.”

Okuduğunuz bölümde yer alan “kora kor”un (Le corps-à-corps) anlamını bilmiyorsanız karşılığını Türkçe bir sözlükte bulamazsınız. Google’a sorarsanız şu cevabı alırsınız:

“Korakor, spor ve mücadele alanlarında kullanılan, tüm güçlerin sonuna kadar kullanıldığı, kıran kırana ve başa baş geçen çekişmeli mücadeleleri ifade eden bir kelimedir.”

“Fransızcada ‘beden bedene’ anlamına gelen ‘corps à corps’ ifadesinden dilimize geçmiştir.”

Kim ve kimler yaptıysa bu gerzekliği, lanet olsun ona, onlara... Şimdi bir uyarıda bulunacağım: “corps à corps” güreş ve boks dışında kullanılırsa anlam kayması olur; topla oynanan sporlarda kullanılması uygun değildir.

Melih Sadıkoğlu’nun yazma sanatından haberi yok. Google’a sorsa “göze göz”, “dişe diş” anlamına geldiğini görecek. Melih Sadıkoğlu Fransızca da bilmiyor, bilse anlamı sezgiyle bile bulur. Anadil bilincinden yoksun biri asla yazar olamaz, olsa olsa “yazıcı” olur. Bu örnekten anlaşıldığına göre Melih Sadıkoğlu’nun gazetedeki üstleri ondan daha iyi durumda değil.

Sizi zahmetten kurtarmak için “dil bilinci”nin ne olduğunu öğrenmek için Vikipedi’ye başvurdum:

DİL BİLİNCİNİN TEMEL ÖĞELERİ

Dil bilinci yüksek olan bir bireyde aşağıdaki özellikler öne çıkar:

Doğru ve etkili iletişim: Sözcükleri yerinde, anlamlarına uygun ve dilbilgisi kurallarına (imla, noktalama, telaffuz) dikkat ederek kullanır.

Dilin yozlaşmasına karşı durmak: Günlük dildeki yabancı sözcük özentiliğine veya argo kullanımına karşı kendi dilinin öz değerlerini korur.

Kültürel aidiyet: Anadilini ulusal kimliğin en temel taşı olarak görür. Diline verdiği değerle, toplumsal bağı ve kültürel mirası sahiplenir.

Sürekli gelişim: Sözcük dağarını zenginleştirmek için okumayı bir alışkanlık haline getirir. Dilin estetik yönünü fark eder.

DİL BİLİNCİNİN TOPLUMSAL ÖNEMİ

Dil bilinci, bireysel bir özellik olmanın ötesinde toplumsal birlik ve beraberliğin en güçlü harcıdır. Bireylerin aynı dilde düşünüp aynı duygu ve düşünce dünyasını paylaşmasını sağlar.

Dil bilincini geliştirmek için en etkili adımlar nitelikli edebi eserler okumak, Türkçe sözlüklerden ve kılavuzlardan faydalanmak ve günlük yaşamda dilin kurallarına uymaya özen göstermektir. Dilin inceliklerini kavramak ve bu konudaki kaynaklara erişmek için Türk Dil Kurumu çevrimiçi sözlük ve yazım kılavuzu araçlarını kullanabilirsiniz.

Dili yanlış kullanma dil kirlenmesine yol açar. Dili suçlamak yerine kendi eksikliklerimizin farkına varıp bu eksikliklerimizi gidermek zorundayız.

***

Fatih Terim’in kafadan icat edip “için” yerine ortama sürdüğü “adına” sözcüğünü yarışırcasına kullanan spor yazarları ve sunucuları konusunda bir başka yazı yazacağım. Yazılarıyla, konuşmalarıyla dilimizi çürütüyorlar. Gazete muhabir ve yazarlarının genel olarak dilsel ve yazısal (“yazınsal” değil) sorunları var ama “spor” yazar ve sunucularının durumu beterin beteri. 1970’lerde olduğu gibi bir televiyon yöneticisi olsam şu anda televizyonlarda çalışan sunucuların yüzde 90’ını işten atardım.

Yazarın Son Yazıları

Bir ulus bölünebilir mi?

Vikipedi’ye Türkçe, “Ulus bölünebilir mi?” diye sordum.

Devamını Oku
09.10.2026
Kız kardeşim İoanna

1 Ekim 2026 Perşembe günü telefonla bir mesaj göndermişim İoanna’ya, yani İoanna Kuçuradi’ye: “Ey Efemi Hanım teyzemin, Yorgo amcamın kızı ve benim öz bacım İoanna Hanım!

Devamını Oku
06.10.2026
Bir ‘lingua franca’ olarak Türkçe

Türk dilinin Osmanlı’ya karşın halkın dili olarak Anadolu coğrafyasında bir “lingua franca” olması tarih ve Türkiye Cumhuriyeti bağlamında son derece önemlidir.

Devamını Oku
04.10.2026
Lingua franca

Lingua Franca ya da geçer dil, ortak bir dili ya da lehçeyi paylaşmayan insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı ortak dildir.

Devamını Oku
02.10.2026
Türkiye ve Türkler (1)

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”in (2) 79. sayfasında “XXI-Burada Türkiye Bölgesi Anlatılmaktadır” bölümü var.

Devamını Oku
29.09.2026
‘Kemalizm öldü, cenazesi kaldırılmalı’

Bugün okumanıza sunduğum bu yazı, daha önce 23 Mayıs 2021 günü bu sütunda yayımlandı.

Devamını Oku
27.09.2026
Üniter devlet

Bu yazı benim gibi savgüden (angaje) birinin ürünü değildir.

Devamını Oku
25.09.2026
Serra Bucak diyor ki...

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak Küçük, “Kürtçe tabelalar” yani Kürtçe işyeri (dükkân) tabelaları konusunda açıklama yapmış ve “Türkçe resmi dil ama başka diller de var” (1) demiş.

Devamını Oku
22.09.2026
İdrisi Bitlisi ve aşiretler

İdrisi Bitlisi ve aşiretler

Devamını Oku
20.09.2026
Demsiz densizlik

Demsiz densizlik

Devamını Oku
18.09.2026
İki kurucu halk mavalı

Prof. Dr. Oktay Uygun’un FEDERAL DEVLET (1) adlı kitabının 327. sayfasında yer alan “İki Kurucu Halk” bölümünü çok önemli bulduğum için okumanıza sunuyorum...

Devamını Oku
15.09.2026
‘Ortak vatan’mış

Sözcükler “tekin” değildir, yanlış kullanıldıklarında öylesine tepki gösterip öç alırlar ki adamı eşek tepmesinden beter ederler!...

Devamını Oku
13.09.2026
Ortak vatan

“Ortak vatan” deyişini kullananlar suç işlediklerini nedense bilmiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesini okuyalım.

Devamını Oku
11.09.2026
Fransızca dersi ve...

4 Eylül 2026 günü benim sütunumda iki tekzip (düzeltme) metni okudunuz.

Devamını Oku
08.09.2026
Tekzip itiraftır

Arapça kökenli bir sözcük olan tekzip, anlam olarak yalanlama veya düzeltme demektir ama aynı zamanda bir tür itiraftır!

Devamını Oku
06.09.2026
Cevap ve düzeltme

Cumhuriyet Gazetesi’nin 03.07.2026 tarihli nüshasında ve https://www.cumhuriyet.com.tr/ sitesinde Özdemir İnce tarafindan yazılan “Çeviri Ahlakı ve Sel Yayınları” başlıklı bir yazı yayınlanmıştır.

Devamını Oku
04.09.2026
Başka emriniz efendim?!

[Eğitim Sen’in, bu yıl “Eşitlik ve Özgürlük İçin” başlığıyla altıncısını düzenlediği “Demokratik Eğitim Kurultayı”nda dün anadilde eğitim ile ilgili rapor sunuldu...

Devamını Oku
01.09.2026
Türkiye bir etnik mozaik değildir

4 Nisan 2013 tarihli Aydınlık gazetesinde yayımlanan bu yazımı 13 yıl sonra da okunmasının (anlayana) yararlı olacağını düşündüğüm için ilginize sunuyorum...

Devamını Oku
30.08.2026
R.T. Erdoğan ve Osmanlı

Vikipedi’de rastladığım “R.T. Erdoğan ve Osmanlı” başlıklı yazıyı birlikte okuyalım.

Devamını Oku
28.08.2026
YENİ Parti ve siyasetin dili

“Siyaset”in toptancı yani “tek” bir dili yoktur.

Devamını Oku
23.08.2026
YENİ Parti ve üniter devlet

YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu 1 Ağustos 2026 günü Diyarbakır’da yaptığı basın toplantısında, partinin Lozan Antlaşması’nın yıldönümünde kurulması ile ilgili olarak “O güne denk gelmiş olmasının Kürtlerin göz ardı edileceği konusunda bir alınganlığı ben doğru bulmuyorum” demiş.

Devamını Oku
21.08.2026
Osmanlı benim atam değildir

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
18.08.2026
AKP sözcüsü Ömer Çelik

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki göstererek “Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir. Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle işbaşına gelmiştir” demiş.

Devamını Oku
16.08.2026
AKP 25 yaşında

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) artık 25 yaşına girdi.

Devamını Oku
14.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı

Kurtuluş Savaşı’nı Türk-Kürt ortaklığı kazanmıştır.

Devamını Oku
11.08.2026
Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı (1)

PKK terör örgütü üyelerine “örtülü af” olarak değerlendirilen yasa tasarısının tezgâhlandığı şu günler, benim “Türkiye’nin Sırat Köprüsü: Açılım Masalı” adlı kitabımın gerekli ve zorunlu olduğu günler.

Devamını Oku
09.08.2026
Hayatımın en önemli günü

7 Ağustos 1948 günü para verip o günün gazetesini, Hürriyet gazetesini satın aldım.

Devamını Oku
07.08.2026
İlk Türk devleti Türkiye Cumhuriyeti

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
04.08.2026
Türkiye bölgesi

Marco Polo’nun “Dünyanın Hikâye Edilişi, Harikalar Kitabı 1”den aktarıyorum.

Devamını Oku
02.08.2026
Osmanlı yönetiminde Türkler var mıydı?

Sayın Tahsin Aydın’ın Vikipedi’de rastladığım 05.07.2017 tarihli önemli yazısını kendisine teşekkür ederek aynen yayımlıyorum:

Devamını Oku
31.07.2026
Cumhurbaşkanının Osmanlı sevdası

AKP’li Cumhurreisi R.T. Erdoğan’ın Beştepe’deki kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamanın bir bölümünü 14 Temmuz 2026 tarihli Hürriyet gazetesinden aktararak okumanıza sunuyorum.

Devamını Oku
28.07.2026
Milli eğitim bakanıyla hesaplaşma

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tuhaf bir insan.

Devamını Oku
26.07.2026
Özgür Özel nihayet

13 Temmuz 2026 tarihli Cumhuriyet gazetesinden aktarıyorum.

Devamını Oku
24.07.2026
Kültür ve iktidar

Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök’ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı.

Devamını Oku
21.07.2026
Emeklilere acımıyorum

Atasözü hiç kullanmam, kullanılmasına da kulak asmam.

Devamını Oku
19.07.2026
Densiz HÜDA PAR

Marazlı HÜDA PAR; Atatürk, Cumhuriyet ve devrim düşmanlığına devam ediyor. TBMM’de görüşülmekte olan torba yasadaki Basın İlan Kurumu’yla ilgili görüşmelerde gene hır çıkarmış.

Devamını Oku
17.07.2026
Vurdumduymaz AKP

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına...

Devamını Oku
14.07.2026
Parti değiştirmek

Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim.

Devamını Oku
12.07.2026
Detay maskaralığı

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
10.07.2026
Tüm ve bütün

Yılların yazarı Adnan Binyazar bile TÜM ile BÜTÜN sözcüklerinin eşanlamlı olduğunu sanıyor ve 2 Temmuz 2026 günkü Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanan“Sait Faik Abasıyanık” başlıklı yazısında “Sait Faik’in tüm hikâyeleri” diye yazıyor.

Devamını Oku
07.07.2026