PKK terör örgütüne af getiren “çerçeve yasa” hakkında Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açma süresi, 19 Ekim 2026 günü sona eriyor. Söz konusu yasa, daha iki ay öncesinde siyasetin ana gündemiyken bugün siyasetçilerin üzerinde durmadığı bu konuyu bir grup aydın hatırlatıyor.
Ulus Devleti Savunuyoruz Platformu adına yapılan açıklamayı imzalayan isimler Çiğdem Bayraktar Ör, Arslan Bulut, İsmail Çakmak, Gökhan Çapoğlu, Serap Çatalpınar, Seyfeddin Çelik, İsmail Çevik, Mehmet Ektaş, Ömer Faruk Eminağaoğlu, Hasan Erel, Utkan Güneş, Gürbüz Güngör, Filiz Karaman, Suay Karaman, Necla Kendigelen, Nasuh Mahruki, Hikmet Molu, Buket Müftüoğlu, Bartu Soral, Örsan Kunter Öymen, Hüseyin Özbek, Merih Şan, Ersan Tümay, Hatice Zeybek Uslu, Ümit Ülgen, Ahmet Yavuz ve Mustafa Zengin.
NEDEN İPTAL DAVASI AÇILSIN İSTENİYOR?
Bu köşeye ayrılan yer çerçevesinde özetlersek, açıklamada temel olarak şu uyarılar yer alıyor:
“Bu yasa Cumhuriyetin ulus ve üniter devlet niteliğini aşama aşama ortadan kaldıracak bir yasadır.”
“Kabul edilen yasa ile halkın hiçbir sorunu çözülmemekte, bu yasa halkın beklentileri ile örtüşmemektedir.”
“12 maddeden oluşan çerçeve yasanın her bir maddesinin anayasaya birden fazla aykırılık taşıması bir yana, anılan yasa anayasanın değiştirilemez hükümlerine de aykırılık oluşturmaktadır.”
AYM’DE DAVA AÇAN OLACAK MI?
Türkiye’de yürürlüğe giren bir yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açma hakkı, Cumhurbaşkanı, TBMM’de en çok üyeye sahip iki parti ve en az 120 TBMM üyesine ait.
AKP böyle bir girişimde bulunmayacağına göre, AYM’ye gidilmesi için ana muhalefet partisi olarak YENİ Parti’nin dava açması gerekiyor.
Çerçeve yasa TBMM’de oylanırken, Özgür Özel ile birlikte 35 milletvekili kabul oyu verirken 54 milletvekili ret oyu vermişti.
Ulus Devleti Savunuyoruz Platformu’nun açıklamasında, “YENİ Parti milletvekillerinin, hem tarihi sorumlulukları hem Anayasaya bağlılığın gereği hem de verdikleri oylarına sahip çıkarak bu yasa hükümlerinin tamamının iptali ve yürürlüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne dava açmaları gerekmektedir” denilmiş.
Ben YENİ Parti’nin dava sürecini başlatabileceğini düşünmüyorum. Çünkü o partide söz konusu yasaya verilen ret oylarının, cumhuriyetçi tabanın tepkisini dizginlemek için genel merkezin belirlediği bir yöntem olduğu açık. Özel, “Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz” açıklamasını yapmıştı. İptal davasının YENİ Parti tarafından açılmasına parti yönetimi olumlu bakmayacaktır.
120 MİLLETVEKİLİ ÇIKAR MI?
Çerçeve yasa oylamasında toplam 88 ret ve 6 çekimser oyun olduğunu, 30 milletvekilinin de oylamaya katılmadığını düşünürsek; TBMM içinden birileri bunların tümünü katarak 120 milletvekili imzasını tamamlamaya çalışırsa belki o yol sonuç verebilir.
Platformun bildirisinde, “Bu milletvekillerinin de verdikleri ret oylarına sahip çıkmaları, yasanın kabulü sırasındaki ret oyu verenlerin sayıları ne olursa olsun, tarihi sorumlulukları gereği, hazırlayacakları dava dilekçelerini tüm milletvekillerinin imzasına açmaları, en az 120 milletvekili imza sayısını tamamlama ve dava açma iradelerini ortaya koymaları gerekmektedir. Muhalefet, bu şekilde sözde değil eylemsel olarak da ulus ve üniter devlet ortak paydasında buluşmuş olacaktır” ifadesiyle bu yönde bir çağrı yapılıyor.
Bakalım bu çağrıyı duyan olacak mı, yoksa anayasaya böylesine aykırı bir yasaya AYM’ye bile başvurulmadan yol verilecek mi?