Gel de kıskanma
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Gel de kıskanma

11.10.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım, ağır bir kıskançlık krizindeyim. Neyi kıskanıyorum, hemen söyleyeyim; Fransız halkını. Liseliler daha iyi bir eğitim, daha insanca bir gelecek için sokaklara çıktılar ve veliler, üniversiteliler, hocaları, tüm ülke öğretmenleri, itfaiye erleri, binlerce işçisi olan sendikalar onları yalnız bırakmıyor. Polis her yerde olduğu gibi orada da bibergazıyla, coplarla saldırıyor ve belediye başkanları çocuklarını korumak için ön saflardalar. Cumhurbaşkanları ve bakanları sığınağa girmek zorunda kalıyorlar.

İyi oluyor; silahlanma için eğitime, emeklilere ödenen parayı kıstınız! İşgal ettiğiniz Libya’dan gelen petrolle şimdilik idare ediyorsunuz ama ülke haykırıyor: Biz Fransa’yız! Sadece Fransa mı? Alman gençleri de ansızın konulan zorunlu askerlik görevini yapmayacaklarını haykırıyor! İspanya’da bir şirket tarafından, yıllarca yaşadığı evinden atılan yaşlı bir kadın için binlerce kadın erkek, yaşlı genç ayaklanıyor. Bu arada Latin Amerika ülkelerinde herkes sokaklarda.

Bir fotoğraf gördüm, Paris’te öğrenciler, işçiler yürüyor; en önde tekerlekli sandalyede oturan oldukça yaşlı bir adam var. Tüm yüzünü aydınlatan bir gülümsemeyle sandalyesini sürüyor. Belli ki 68 olaylarını yeniden yaşamanın mutluluğu yüzüne vurmuş. Benim de aklıma ülkemde yaşanan üniversite işgalleri, bir zamanlar hemen her işyerinde greve çıkan işçiler, büyük maden yürüyüşü,15-16 Haziran olayları, Uğur Mumcu’yu toprağa vermek için yürüyen genç yaşlı binlerce sevenleri geliyor. Gezi olayları sırasında parkı bekleyen çocuklar aç kalmasın diye evinde yaptığı yemekleri parka taşıyan anneler geliyor. Öldürülenler, idam edilenler geliyor.

Ve hemen ardından ülkemden birbiri ardına fotoğraflar geliyor. Ülkemde bir okul saldırısı sonucu hayatını kaybeden küçücük, annesinin belki de yaş günü için süslü giysiler giydirdiği Sare’nin fotoğrafı geliyor, yoksul emeklilerin katıldığı küçük bir protesto olayında beylik tabancasıyla kendini vuran emekli polisin fotoğrafı düşüyor. Ve aklıma 301 kişinin öldüğü Soma ve yeniden madenci ölümleri düşüyor. O faciadan sonraki ilk seçimde Soma AKP’ye oy vermişti, aklıma bu da düşüyor.

Yıllar önce işkence görmüş, epeyce içeride yatmış bir arkadaşıma sormuştum. “Biz neden yenildik?” “Bana göre” demişti, “O zamanlar ülkemizde direniş örnekleri çok azdı. Bir Şeyh Bedrettin, bir de Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk dönemleri. Sonra kitaplar geçmişti elimize; devrim işçilerle, köylülerle yapılacaktı. Devrim yapacağımız gittiğimiz köylüler, geldiğimiz gün bizleri jandarmaya ihbar ettiler.12 Eylül sonrası sendika yöneticileri yargılanırken koskoca spor salonunda işçiler yoktu.”

Bu sözleri hep düşündüm. İşler daha da kötüye gitti, kendine fazlasıyla yeten bir ülkede Özal’la başlayan özelleştirme AKP döneminde şaha kalktı. Şeker fabrikalar satılırken, madenler için izin verilip zeytin ağaçları kesilirken, tarikatlara yeniden açılış yapılırken, her şey tek bir kişinin imzasına bırakılırken başkaldıranlar oldu, azınlıktılar; şimdilerde ise ana muhalefet partisi bile artık bir suç örgütü olan NATO’ya, AB’ye ne yazık ki tek kötü söz söylemiyor. Hatta iktidara gelince NATO’nun askeri gücü olarak kalacaklarını kabul edenler bile var. Sadece yapılıp yapılmayacağı belli olmayan seçim tek hedef olamaz! Çocuklar okul saldırılarında, MESEM cehenneminde ölüyorlar, evet çocuklar ölüyor. Kardeşim, velilere, öğretmenlere çağrı yapın; meydanları doldurmalarını isteyin, tarikatlara sağlanan sokaklarda yürüme, festivallere saldırma özgürlüğünün tüm yurttaşlara sağlanması için sesinizi yükseltin ve ardı ardına intihar eden polislere çağrı yapın!

Dostlarım artık “Bizde direniş geleneği yok!” denmesine izin vermeyin. Şimdi tüm sol partilerin asgari bir müşterekte toplanma zamanı. Genel grev çağrısı yapın ama sessizliğinden benim utandığım şanlı bir tarihi olan DİSK’e bel bağlamayın, çoktan şanlı tarihlerini unuttular. 

Yazarın Son Yazıları

Gel de kıskanma

Sevgili okurlarım, ağır bir kıskançlık krizindeyim.

Devamını Oku
11.10.2026
Adana her zaman neşesini yitirmeyi reddeden bir şehirdir!

Sevgili dostlarım, bugün benimle yola çıkıp biraz farklı bir soluk almaya hepinizi davet ediyorum.

Devamını Oku
04.10.2026
Çivi çiviyi söker

Sevgili okurlarım, haftanın olayı borsada, baskın yapılacağı kulaklarına fısıldanan bazı fon şirketlerinin paralarını İsveçre’deki birkaç hesapta topladıklarıydı.

Devamını Oku
27.09.2026
Sen hangi aileyi koruyorsun arkadaş?

Sevgili dostlarım, iktidar partisi AKP ve yandaşları baktılar ki özellikle Üsküdar kuşatması, Melih Gökçek’in milletle alay etmesi, onun mal varlığını açık eden gazetemizin yazarı Murat Ağırel’in ve ailesinin ölümle tehdit edilmesi, ne olduğu belli olmayan süreç, uluslararası ticaret mahkemelerinden gelen milyonlarca ceza, Öcalan’ın villası işgal harekâtına zarar veriyor, hemen yeni bir cephe açma gerektiğini düşündü ve “Ailem Güvende” adlı operasyonunu başlattı.

Devamını Oku
20.09.2026
Ülkemiz şiddetle işgal edilirken

Sevgili okurlarım, 12 Eylül’ün üstünden tam 46 yıl geçmiş, neredeyse yarım asır ve biz neredeyiz?

Devamını Oku
13.09.2026
Şükran, canım sır kardeşim benim

Canım Şükran’ım ölüm haberini aldığımdan beri perişanım, sana bir sır vereyim; ilk kez kendi ölümümü düşündüm.

Devamını Oku
06.09.2026
Umut et ama gerçekçi ol

Sevgili okurlarım, koskoca bir yaz daha geçti ve eylül kapımızda.

Devamını Oku
30.08.2026
Aklımda kalanlar

Sevgili okurlarım, bu belirsizlik günlerinde karşımıza öyle olaylar öyle fotoğraflar çıkıyor ki ben de yüksek politikayı başkalarına bırakıp beni sarsan olaylardan söz etmek istiyorum.

Devamını Oku
23.08.2026
Geçmiş yolumuzu aydınlatmak için vardır!

Sevgili okurlarım Öcalan’ın PKK örgütüne yaptığı çağrıyla başlayan süreç nihayet çerçeve yasasının Millet Meclisi’nde 457 oyla kabul edilmesiyle başka bir aşamaya geldi.

Devamını Oku
16.08.2026
Figüran olmayı reddediyoruz!

Tamam, şu güzelim ülkede birer figüran durumundayız.

Devamını Oku
09.08.2026
Ağla güzel yurdum

Sevgili okurlarım, artık yerlisi olmaya başladığım Gölcük Belediyesi’ne bağlı Değirmendere’nin deniz kıyısındaki çınar ağaçlarının püfür püfür estiği, çocukların neşeyle oyun oynadığı, yaşlıların derin anılara daldığı Çınarlı Meydan’da; bütün bunları seyreden Gölcük depreminde çoğunu denizin aldığı, kurtulanların ise meydanın müdavimi olduğu ahşap heykeller vardır.

Devamını Oku
02.08.2026
AKP’nin oyları neden düşmüyor

Sevgili okurlarım, kurulacak yeni parti ülkemizde yepyeni bir heyecan yarattı.

Devamını Oku
26.07.2026
Tanrı’m senin de işin zor!

Küçük bir çocuk Tanrı’ya mektup yazmış, şöyle diyor...

Devamını Oku
19.07.2026
Ters kelepçeli mizah

Sevgili dostlarım, milyonların izlediği “Ölü Deniz” yaratıcısı Deniz Göktaş yurtdışından geldi ve ters kelepçe takılarak Emniyet’e getirilip tutuklandı.

Devamını Oku
05.07.2026
Bizim katmerlenen NATO aşkımız!

Sevgili okurlarım, bizim NATO aşkımız epey geçmişe uzanır; öyle ki NATO’ya girmek için Menderes hükümeti yönetiminde 1950 yılında Kore Savaşı’na en çok asker gönderen ikinci ülke olmuşuzdur.

Devamını Oku
28.06.2026
Monarşi kapıda ‘Ce!’ derken...

Sevgili okurlarım, bana mı öyle geliyor bilmiyorum, zaman çok hızlı akıyor.

Devamını Oku
21.06.2026
İşkence hiç bitmeyen bir işkencedir!

Sevgili okurlarım, mahkemede genç bir kadın, Pınar Türker konuşuyor: O konuştukça mahkeme salonunda hıçkırık sesleri çoğalıyor.

Devamını Oku
14.06.2026
Afyon Kalesi’nden Afyon’a bakarken

Sevgili okurlarım, 3 Haziran’da canımız Nâzım Hikmet’i yitireli tam 63 yıl olmuş ve ben Afyon Kalesi’nde durmuş Afyon’a bakıp Nâzım Hikmet’in ezbere bildiğim o muhteşem şiirini mırıldanıyorum...

Devamını Oku
07.06.2026
Hiçbirimiz masum değiliz

Sevgili okurlarım, neyse bayram bitti.

Devamını Oku
31.05.2026
Korku filmleri bizi kesmez anacığım...

Önümüzde tam dokuz günlük koskocaman bir tatil var.

Devamını Oku
24.05.2026
İhanet, iftira, rüşvet çemberinde debelenen biz!

Sevgili okurlarım, geçenlerde bir kadın arkadaşımla sohbet ediyorduk.

Devamını Oku
17.05.2026
Bugün Anneler Günü’ymüş

Evet, Anneler Günü, acaba ne yazsam?

Devamını Oku
10.05.2026
‘Uzun ince bir yoldayım...’

Sevgili okurlarım; 1 Mayıs günü yollardaydım, 25. Afyon Klasik Müzik Festivali nedeniyle gittiğim Afyon’dan dönüyordum.

Devamını Oku
03.05.2026
Kömür madeninin sırları

Sevgili okurlarım, emeklerinin karşılığı bir yıla yakın zamandır ödenmeyen Eskişehir Doruk Madencilik işçileri yürüyerek geldikleri Ankara’da gözaltına alındı.

Devamını Oku
26.04.2026
Öfkem bir türlü geçmiyor!

Sevgili dostlarım, son olaylardan sonra içimdeki öfkeyi biraz olsun dindirmek için deniz kıyısına gittim.

Devamını Oku
19.04.2026
Durum vahim ancak umutsuz değil!

Sevgili okurlarım, yazıma başladığımda fıkra gibi bir hikâye aklıma düşüverdi.

Devamını Oku
12.04.2026
Şu bizim tüketim sevdamız

Sevgili okurlarım, 2 Nisan’da yapılan tüketim boykotunu yerinde izlemek için yollara düştüm.

Devamını Oku
05.04.2026
Acaba ülkemize havadan biyolojik bir silah mı atıldı?

Sevgili okurlarım başlığımdaki soruya şaşırdınız mı?

Devamını Oku
29.03.2026
Bombalarla ölen çocuklar için ağıt

Bombalarla ölen çocuklar için ağıt

Devamını Oku
22.03.2026
‘Yurtta sulh, cihanda sulh’

Sevgili okurlarım geçtiğimiz hafta ülkemize üç füze düştü.

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşlar da değişir

Sevgili okurlarım her şey değişir, bu bir doğa yasası.

Devamını Oku
08.03.2026
Milli eğitim bakanımızı alkışlıyorum (!)

Dostlarım eğitim bakanımız yemin etmiş, bu ülkeyi şeriat kanunlarıyla yönetilen bir ülke yapacak.

Devamını Oku
01.03.2026
Artık ateş hattındayız!

Sevgili okurlarım, her dakika yeni bir şey öğreniyoruz.

Devamını Oku
15.02.2026
Emperyalizm meydan okuyor

Sevgili okurlarım ne oldu da bir zaman önce açığa çıkan ama üstü hemen örtülen Epstein dosyalarının kapağı yeniden açıldı ve 1 milyona yakın belge, bir kısmı sansürlenerek tüm dünyaya yayıldı.

Devamını Oku
08.02.2026
Kendi kendine yetmek!

Sevgili okurlarım yollarda yürürken dikkat ediyorum, herkesin yüzü asık, düşünceli; marketlerde torunlarına çikolata almak isteyen anneanneler, dedeler en ucuz çikolatayı almak için reyondaki çikolataları tek tek inceliyorlar.

Devamını Oku
01.02.2026
Gel de kıskanma!

Sevgili okurlarım sizi bilmiyorum ama ben fena sıkıldım.

Devamını Oku
25.01.2026
Şiirin ve acının ülkesi İran

Sevgili okurlarım İran’da aralık ayından bu yana iktidara karşı yapılan protestolar şiddetini artırarak sürüyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025