Nitelikli göçmenler ekonomileri güçlendiriyor

25 Mart 2017 Cumartesi

BM verilerine göre dünyada 243 milyon göçmen var. Dünya nüfusunun neredeyse yüzde 3.4’ü. Göç her zaman küreselleşmenin önemli unsurlarından biri oldu. Ancak derin siyasi ve ekonomik sorunların ve kutuplaşmaların yaşandığı, ulusal kimliklerin sorguladığı günümüzde göç konusu ve göçmenler ne yazık ki ırkçı söylemlerle gündemin ilk sıralarında. Peki, göçmenler kendilerini kabul eden ülkeler için baş belası mı yoksa ekonomilerini güçlendirici bir unsur mu? Bu sorunun yanıtı nitelikli göçmende yatıyor. The Economist Intelligence Unit’in “Göçmenler ne getiriyor?” araştırması Afrika, Çin, Hindistan ve Filipinler gibi ülkelerden Batı’ya gelen göçmenlerin profillerini ve geldikleri ülkeye ne tür katkılar sağladıklarını gösteriyor.
Genel algı göçmenlerin gelişmiş ülkelerde genelde düşük beceri isteyen işlerde çalıştıkları yönünde. Ancak resmin bütününü bu oluşturmuyor. Örneğin Nijeryalılar ABD’deki göçmen toplulukların içinde en başarılı olanlar; özellikle hukuk, ticaret ve yatırım bankacılığında. Nijerya göçmeni ABD’lilerin dörtte birinin yıllık geliri 100 bin doların üzerinde. Ülkede 15 milyona yakın Nijerya göçmeni var.
Göçmenler bir süreden beri girişimcilik konusunda da önde. Örneğin ABD’de ilk 50 girişim sermayeli şirketinin yarısını göçmenler kurmuş. İngiltere’de kurulan tüm şirketlerin yüzde 7’si Hintliler tarafından kurulmuş. ABD’de göçmenler tarafından kurulan şirketlerin yüzde 33’ü Hintlilerin. OECD ülkelerindeki toplam göçmen nüfusunun yüzde 40’ını Çinliler oluşturuyor. Onların üçte 2’si en az lise ve üstü eğitimli. Milenyum kuşağı Çinli göçmenler eğitim ve yetenekleri ile en gözdeler arasında. Üstelik Çin ile gittikleri ülke arasında önemli köprü vazifesi de görüyorlar. Filipinli göçmenler ağırlıklı olarak sağlık sektöründe; doktor, fizyoterapist, hemşire...

Bunu biliyor musunuz?
- YouTube’daki ırkçı ve saldırgan söylemli videolar yüzünden bazı büyük reklam verenlerin reklamlarını çektiğini... At&T’nin başını çektiği bazı ABD şirketleri, reklamlarının ırkçı videolarda görünmesi, Google’ın bu videoları engellememesi nedeniyle reklamlarını çekti. Aralarında Ford ve Johnson&Johnson’ın da bulunduğu 200’e yakın şirketin bütçelerini YouTube’dan çekmesi Google için büyük bir krizin kapıda olduğunu işaret ediyor. Google bu gelişme üzerine, videoları incelemek üzere daha etkin bir yöntem geliştireceğini açıkladı. Ancak şirketleri reklam bütçelerini çekme kararından geri döndürebilmiş değil.

Bir sonraki avukatınız bir robot olabilir
Wall Street Journal 2012’de bir soru ortaya atmıştı: “Neden avukat tutuyoruz? Bilgisayarlar daha ucuz.” Aradan 5 yıl geçti geçmedi gerçekleşmeye başladı. Bir sektör yayını Corporate Council’in araştırmasına göre ABD’nin en büyük 100 hukuk bürosunun yüzde 40’ı kısaca TAR olarak adlandırılan “teknoloji destekli inceleme” üzerinden işlerini yürütüyor. ABD’de, hukuk davalarında kullanılmak üzere geliştirilen ve Ross adlı sanal robotu, önde gelen hukuk firmalarından Baker & Hostetler, iflas davalarında kullanmaya başladı. IBM’in geliştirdiği yapay zekâ Ross’u şirket iflas ve icra bölümünde çalışan 50 avukata yardımcı olması için kullanıyor.
İngiltere’de trafik cezalarıyla mücadele etmek için geliştirilen bir teknoloji, göçmenlere hukuki destek vermek amacıyla kullanılmaya başlandı. DoNotPay adı verilen bilgisayar programı, “dünyanın ilk robot avukatı” olarak biliniyor. 20 yaşındaki Stanford Üniversitesi öğrencisi Joshua Browder, DoNotPay’i geliştirdiğinde amacı, park ve hız cezalarından kurtulmak isteyen sürücülere yardım sağlamaktı. Browder, geliştirdiği bot’u (internet robotu) sığınma başvurusu yapan göçmenlere hukuki tavsiyeler verecek şekilde uyarladı. Program, “Chatbot” formatı sayesinde sesli ve yazılı mesajlarla danışanla iletişim kurmayı ve bilgi almayı sağlıyor. Bir sonraki adım, yasal belge ve tavsiyeleri iletmek oluyor.  


Yazarın Son Yazıları