Siyasetin kiri...

22 Şubat 2019 Cuma

Nereden bakarsan kirli...
Her yerinden cerahat, irin, türlü pislikler akıyor...

Bulaştığında, sıyıramıyorsun yakanı.
Kulisler, pazarlıklar,
Öfke, intikam, küskünlükler...
Ancak bir rant, bir çıkar beklentisi olduğunda bu kadar kirlenir siyaset.
Siyasetin kiri de öyle bir kirdir ki, hızla bulaşır topluma.
Siyasetçiden başlar, siner her noktaya, her köşeye.
Bugün yaşanan tam da bu.
Siyasetin kiri paçalarımızdan akıyor, evlerimizin kapılarından, pencerelerinden içeri süzülüyor
Televizyon ekranlarından sızıyor.
Sokaklara, okullara, hastanelere bulaşıyor,
Hipokrat yemini etmiş doktorlar, eczacılar.
Mahkeme salonları, adaletin terazisini ayakkabı kutularına yerleştirip unutan hâkim ve savcılar...
Vicdanlarını cüzdanlarına kilitleyen tüccarlar, tacirler, iş insanları, aracılar, ihaleciler...
Herkes elbirliği ile o pis lekeyi büyütüyor, büyütüyor, devasa ülkeyi o kirin esiri haline getiriyor.
Küçük resimler birbiri içine geçerek, eklemlenerek büyük resmi oluşturuyor.
Ülkenin üzerini kaplayan büyük leke daha da kararıyor.

*** 

Siyasetin kiri demokrasinin olmazsa olmazlarından biri olan bağımsız medyayı boğuyor, gazeteciliği öldürüyor; sivil toplumculuğun önünü tıkıyor.
Gazetemizin eski yazar, çizer ve yöneticilerine verilen hapis cezaları örneğin... “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte...” diye başlayan, hukuka sığmayan bir suçlamayla hüküm giymeleri... Musa Kart, Güray Öz, Hakan Kara, Önder Çelik, Mustafa Kemal Güngör, Emre İper, Bülent Utku yeniden demir parmaklıkların ardına girecekler...
Karar dehşet verici. Ama “hukukun iktidarın emri ile işlediği bu düzene” sessiz kalmak çok daha dehşet verici. Gezi iddianamesi de farklı değil 15 aydır tutuklu yatan Osman Kavala, sanatçı Memet Ali Alabora ve eşi, sivil toplumcu Yiğit Aksakoğlu, Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı ve diğerleri...

*** 

Siyasetin kiri yaklaşan yerel seçimlerle birlikte daha bir görünür oluyor. Daha bir yapışıyor üzerine insanın. Siyasetin büyük aktörlerinin verdikleri kararlar illerde, ilçelerde, küçük aktörlerin, aktör bozmalarının çirkin kavgalarına, itişmelerine, seviyesiz söylemlerine dönüşüyor. AKP, Reis’lerinin kimsenin bozmaya cesaret bile edemeyeceği kararları doğrultusunda sahaya çoktan inip çalışmalarına başlamışken; güya “parti içi demokrasinin” en fazla olduğu CHP, “kavgacı demokrasiden”, ‘katılımcı demokrasiye’ geçişi bir türlü başaramıyor.
Siyasetin kiri ya bir gün bu ülkeyi kendi çamurunda boğacak. Ya da... 


Yazarın Son Yazıları