Öztin Akgüç

2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Önerisi

29 Kasım 2013 Cuma

2014 yılı merkezi yönetim bütçe tahminleri yapılırken;
? GSYH’nin real olarak yüzde 4.0 büyüyeceği,
? GSYH deflatörünün yüzde 6.0 olacağı,
? Yıl sonu TÜFE artışının yüzde 5.3 olarak gerçekleşeceği,
? İhracatın 166.5 milyar ABD Doları düzeyine ulaşacağı,
? İthalatın 262 milyar ABD Doları olacağı,
? Kamu borçlanmasında TL cinsinden borçlanmalara ağırlık verileceği,
? Nakit iç borçlanmanın ağırlıklı olarak sabit faizli borçlanma senetleriyle (enstrümanlarla) yapılacağı,
? Borçlanma vadelerinin uzatılması politikasının sürdürüleceği, varsayılmıştır.
Bu varsayımlara dayanılarak... 2014 yılı merkezi yönetim bütçe teklifinde giderler 436 milyar 333 milyon TL olarak belirlenmiş; bütçe giderlerinin GSYH’ye oranının yüzde 25.4 olarak gerçekleşmesi hedeflenmiştir,
Bu tahminin ışığı altında, 2014 yılında bütçe açığı 33 milyar 158 milyon TL; faiz dışı fazla 18 milyar 842 milyon TL olarak hedeflenmiştir. Bütçe açığının ve faiz dışı fazlanın GSYH’ye oranları sırasıyla yüzde 1.9 ve 1.1 olarak öngörülmüştür.
2014 yılı genel bütçe gelirleri brüt 425 milyar 21 milyon TL, özel bütçeli idarelerin öz gelirleri brüt 49 milyar 151 milyon TL, düzenleyici ve denetleyici kurum gelirleri de brüt 3 milyar 4 milyon TL olmak üzere; brüt bütçe gelirleri toplamı 477 milyar 177 milyon TL, net bütçe gelirleri de 403 milyar 175 milyon TL olarak tahmin edilmiştir.
Merkezi yönetim bütçe ödeneklerinin ekonomik dağılımı incelendiğinde giderlerin yüzde 43.3 cari, yüzde 11.9 faiz olmak üzere yüzde 55.2’si transfer gideri; sosyal güvenlik kurumlarına devlet prim katkıları da dikkate alındığında yüzde 29.6’sı personel gideri, yüzde 14.1’i de sermaye giderleri + sermaye transferleri=yatırım harcaması niteliğindedir. Mal ve hizmet alım giderlerinin payı yüzde 8.6 düzeyindedir.
Bütçe ödeneklerinin ekonomik dağılımı incelendiğinde, transfer harcamalarının ağırlıklı olduğu ekonomik kalkınma bir yana, ekonomik büyümeye katkı yapacak giderlerin dahi sınırlı düzeyde kaldığı görülmektedir. Gerçekten ülkenin üretim kapasitesini artıracak yatırım harcamalarının payının yüzde 14.0 düzeyinde oluşunun yanı sıra ödeneklerin fonksiyonel dağılımına bakıldığında, ödenekler içinde sağlık hizmetlerinin payı yüzde 4.8, eğitim hizmetlerinin payı da 168’dir. Çevreci (!) hükümetin çevre koruma hizmetlerine ayırdığı kaynak, bütçe ödenek teklifinin ancak binde biri oranındadır.
Genel bütçe gelirleri tahminlerine göre, genel bütçe gelirlerinin yüzde 88.9’u vergi, yüzde 1.9’u teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinden yüzde 2.1’i sermaye gelirlerinden, yüzde 6.7’si de alınan faiz, pay ve cezalardan oluşmaktadır.
Vergi gelirleri tahminine göre 2014 yılında vergi gelirlerinin yüzde 28.3’ü gelir ve kazanç üzerinden alınan vergilerden, yüzde 43.7’si dahilde alınan mal ve hizmet vergilerinden, yüzde 18.7’si uluslararası ticaretten alınan vergilerden, yüzde 6.8’i damga vergisi ve harçlardan oluşacaktır. Mülkiye üzerinden alınan vergilerin payı ise yüzde 2.4 düzeyindedir. Görülüyor ki vergi gelirlerinin ancak yüzde 30.7’si dolaysız vergi niteliğinde iken, dolaylı vergilerin payı yüzde 70.0’e değin yükselmektedir. Kaldı ki dolayısız vergilerin çok önemli bir bölümü de kaynakta kesinti yoluyla ücretlerden tahsil edilmektedir. Bankalar, holdingler, GSM operatörleri yabancı sermayeli şirketler dahil tüm büyük kuruluşların ödedikleri kurumlar vergisinin bütçe gelirlerine katkısı, ancak alınan faiz ve cezalar kadardır.
Önemli politika aracı olan merkezi yönetim bütçesinin yapısı yukarıda özetlendiği gibidir. Bu bağlamda laf, gürültü, övgü bol, göstermelik olanlar dışında yapılan olumlu bir iş, alınmış bir önlem ve izlenen politika yoktur.  


Yazarın Son Yazıları

Arayış 21 Ekim 2020
Peçenin ardını görmek 19 Ağustos 2020
CHP’li olabilmek 12 Ağustos 2020
Kriz derinleşiyor 22 Temmuz 2020
Kriz derinleşiyor 15 Temmuz 2020