Ekmeğin beyazı mı esmeri mi tercih sizin ?
Sadık Çelik
Son Köşe Yazıları

Ekmeğin beyazı mı esmeri mi tercih sizin ?

05.12.2008 14:09
Güncellenme:
Takip Et:

Ekmek insanoğlunun bilinen en eski, en önemli gıda maddelerinden birisidir , tarihi neolatik çağ kadar eski. O dönemlerde ilkel insanların ekmek yapımında kullandıkları hubabatı taşlar arasında ezdiği ve daha sonra buna su katıp elde ettiği hamuru yassı taşların üzerine yayarak ateş üzerinde pişirdiği tahmin edilmektedir. Yapılan araştırmalar MÖ 4000 yılında Babil’lilerin özel fırınlarda ekmek pişirmeyi bildiğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca , yapılan çeşitli kazılarda MÖ 4300 yıllarına ait olduğu tahmin edilen değirmen ve fırınlara da rastlanmıştır. Ekmekte maya kullanımı ise MÖ 2600 yıllarında Mısırlılarda uygulanmıştır. O dönemlerde, Mayalı ekmeği soylu kesimin tükettiği , tercih ettiği bilinmektedir. O tarihlerden itibaren, daha beyaz ekmekler zenginlerin sofralarını süslemeye başlamış, yakın tarihimize kadar bu anlayış devam etmiş ve baş tacı edilmiştir. Oysa ki günümüzde bilimin yol göstericiliğinde, kepekli ekmek ya da tam buğday ekmeği gibi daha koyu renkteki ekmeklerin besin değeri açısından daha zengin olduğunu yapılan araştırmalar ortaya çıkarmıştır. Çünkü bu ekmeklerde buğdayın en faydalı kısmı olan tohum ve kepek  atılmamıştır. Yapılan araştırmalar, tam buğday ekmeğinde  protein açısından daha zengin , beyaz ekmeğin ise daha kalorili besin olduğunu her insanın sağlıklı beslenmesi için gerekli olan diyet liflerin yok denecek kadar az olduğu ( 0.3 g/100 g ) , tam buğday ekmeğinde (5.09 g/100 g ) dir. Kepekli ekmekte yağ miktarı beyaz ekmeğe göre daha fazladır ancak bu yağlar doymamış yağlar olduğundan insan sağlığına faydalı olduğu bilinmektedir. Merdiven altı üretimlerde esmer ekmek adı altında kakao tozu gibi renk verici maddeler katılarak rengi koyulaştırılmış esmer ekmeklerin üretildiği de bilinmektedir.
   
Son yıllarda sağlıklı beslenme, diyet, organik tarım, doğal beslenme ve buna benzer pek çok tanım hayatımıza girmiş, pek çok insan da belki bu trende uyarak bu tanımlamaların peşinden gitmiş, uygulamaya çalışmıştır. Elbette ki beslenme ve alışkanlıkların, formda ve fit görünümle, sağlıkla da doğrudan ilgisi vardır. Hepimizin bildiği gibi beslenme piramidinin temelini ve en önemli alanını karbonhidrat kaynağı besinler oluşturur. Bu besinler en önemli enerji kaynağımızdır. Karbonhidrat kaynağı besinlerin başında da ülkemizde pek çok sofrada fazlasıyla tüketilen ekmek gelir. Ekmek enerji kaynağı olmasının yanı sıra ihtiva ettiği kompleks karbonhidratlar sayesinde kan şekerini dengede tutar , B1 ve B2 ile niasin vitaminlerinin en önemli kaynağıdır. Ayrıca yağ oranı düşük bir besindir. Bu nedenlerle ekmek gereğinden fazla tüketilmedikçe, gerekli bir temel besin kaynağımızdır. Ancak ekmek satın alırken ve tüketirken dikkat edilmesi gereken bir çok önemli husus vardır. Beyaz ekmek, işlenmemiş ve sağlıklı olarak nitelendirilen tam buğday ekmeklerinin pahalılığından dolayı ve mevcut alışkanlıkları nedeniyle gelir düzeyi düşük, eğitimsiz kesim tarafından tüketilmektedir. Ancak beyaz un, beyaz şeker ağırlıklı beslenme alışkanlığı kanser, obezite ve koroner kalp damar rahatsızlıkları başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa davetiye çıkarmaktadır. Ülkemizde çok fazla tüketilen beyaz ekmeğin ve birçok unlu mamulün üretiminde kullanılan beyaz un; tohum ve kepekte bulunan tüm besleyici değerlerden ayrıştırılmıştır. Tahılların tohum kısmı protein, mineral, vitamin özellikle antioksidan ve E vitamin kaynağıdır. Tahılın tohumu, dışkabuğu ( zarı )  ile birlikte öğütülürse, tohumda bulunan doğal yağlar nedeniyle çok kısa bir sürede acılaşır ve bozulur. Bu nedenle,  günümüzde un üreticileri tahılların besleyici tohum kısmını mevcut koşullardan ve anlayışdan dolayı ayırmakta ve una katmamaktadırlar. Kepek kısmında ise lif, mineraller ve protein bulunur, sindirim sistemine tokluk hissi verir, kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Fakat unun rengini esmerleştirdiği, hamur yoğurmayı zorlaştırdığı, hamur işini daha lifli hale getirdiği için ve işleme zorluklarından dolayı una katılmaz. Hamuru işleme ve saklama kolaylığı nedeniyle beyaz un hamur işlerinde tercih edilirken buğdayın tüm zenginliğinden , besleyiciliğinden vazgeçilmiş olur. Ancak beyaz ekmek tüketirken dikkat edilmesi gereken daha da önemli ve kaygı verici olan husus yasal olmayan beyaz un ağartma yöntemleridir. Normal şartlarda ekmek ve unlu mamül üretiminde kullanılacak olan kaliteli ekmeklik buğdaydan elde edilmiş beyaz unun ağartma işlemi doğal yollarla, oksijen ile temas ettirilerek üretilmelidir.  Ancak ucuz, kalitesiz hayvan yemi olarak kullanılması gereken buğdayın daha çok kar hırsıyla kimyasal yollarla ( benzoil peroksit) yapılan ağartma işlemi Türk Gıda Kodeksi’ne aykırı bir biçimde merdivenaltı  ve insan hayatını hiçe sayan işletmelerde gerçekleştirilmektedir.  Benzoil peroksit ( E 924 ) maddesinin kansorejen olduğu kesinlikle tespit edildiğinden Avrupa ve ABD’de kullanımı yasaklanmıştır. Bu ve diğer sebeplerden dolayı ülkemizde beyaz ekmek ve işlenmiş beyaz un tüketimini minumum seviyeye indirmeli ve bu konuda toplum bilinçlendirilmelidir. Kepekli ekmek ve tam buğday ekmeği gibi az işlenmiş ürünler sadece kilo problemi olanların tüketmesi gereken besin maddesi olmasının ötesinde sofralarımızda ve mutfağımızda beyaz ekmek ve beyaz un yerini mutlaka almalıdır. Farkında olmadığımız beslenmemizi ciddi anlamda tehdit eden bu sorunlarla başa çıkmanın en kolay yolu tüketiciyi ve üreticiyi eğitip bilinçlendirerek toplumu geniş ulusal kapsamlı kampanyalarla uyararak sofralarımızda tam buğday ekmeği bulundurma alışkanlığını yerleştirmeliyiz. Tam buğday ekmeğinin tüketiminin artmasıyla işlenmemiş una olan talep artacağından kısıtlı üretimden kaynaklanan pazarlama, dağıtım, üretim maliyetlerinin düşmesi sağlanacaktır, ayrıca stoklama ve saklama koşullarına yatırım yapılarak, iyileştirilmesi gerçekleştirilirse tam buğday ununun sıkıntı ve problemleri (acılaşma, bozulma ) çözüme kavuşturulmuş olacaktır.

sadik.celik@keyveni.com

Yazarın Son Yazıları

Neoliberal Masaldan Gücün Yasasına: Maduro’nun Derdest Edilmesinden Öğrendiklerimiz

Maduro…

Devamını Oku
08.01.2026
Takvim değişir, peki ya insan? 2026’nın bize gelişi

Takvim değişir, peki ya insan? 2026’nın bize gelişi

Devamını Oku
01.01.2026
Toplumsal duyarsızlığın maliyeti - İfşa çağında ünlülere uyuşturucu operasyonları

Kimsenin fark etmediği bir sessizlik dolaşıyor ortalıkta.

Devamını Oku
25.12.2025
Şaşırıyoruz… ve Şaşırmamaya Alışıyoruz

Her sabah yeni bir şaşkınlığın eşiğinde uyanıyoruz.

Devamını Oku
19.12.2025
Bu ülke gerçekten kimin?

Bu ülke, gerçekten hepimizin mi?

Devamını Oku
11.12.2025
Kötülüğün yeni yurdu

Psikoloji, hukuk, dinler ve gündelik ahlakın ortak ezberinde kötülük, bireyin içindeki karanlıkla açıklanır.

Devamını Oku
04.12.2025
Kasım Üzerine: Dökülmenin ve Hatırlamanın Zamanı

Kasım, takvimin yalnız ayı.

Devamını Oku
20.11.2025
Sadakat Çağında Muhalif Kalmak

Bir toplumun neye güven duyar? Akla mı, yoksa itaate mi?

Devamını Oku
13.11.2025
Bir Tapınağın Hikâyesi: Mekânlar Değişiyor, İnsan Hep Aynı Savaşın İçinde

Denizden 150 metre yukarıda, Akropolis’in kayalık tepesinde yükselen sütunlar…

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyetin aynasında bugün

Türkiye’de uzun zamandır yeni bir fikir doğmuyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Bir ahlak meselesi… Temiz eller, kirli zihinler

Ahlak; herkesin ağzında dolaşan fakat kimsenin pek de hayatına almadığı kelime.

Devamını Oku
24.10.2025
Bir Mahpusluk Halidir Bu Memleket

Bir ülkeyi anlamak için hapishanelerine, yani adaletin son durağına bakabilirsiniz.

Devamını Oku
16.10.2025
Öfkenin İkliminde Yaşamak: Adaletin Suskun, Zorbanın Gür Olduğu Bir Ülke

Toplum adeta bir gerilim teline dönmüş durumda; dokunan yanıyor, çekilen tınlıyor, kimse sesin kime ait olduğunu ayırt edemiyor.

Devamını Oku
10.10.2025
Gücün yakıcılığı, çekiciliği ve kontrol edilebilirliğinin önemi

Güç, insanlık tarihinin en eski büyüsüdür: Çekici olduğu kadar sınayıcıdır da insana kendini tanrı sanma yanılsaması verir...

Devamını Oku
02.10.2025
Kayıp Meslekler, Kırık Hayatlar

İnsan yalnızca yaşayan, tüketen bir beden değildir; aynı zamanda anlam üreten, topluma katkı sunan bir varlıktır.

Devamını Oku
25.09.2025
Manşetlerin Gölgesinde “Hayat”

Her gün televizyonda, gazetelerde, sosyal medyada büyük sözler, manşetler, olağanüstü gelişmeler, son dakika olaylar…

Devamını Oku
18.09.2025
Eylül Manzarası: Eşitsizlikten Umuda Eğitim

“Çok çalışırsan her şeyi başarırsın”.

Devamını Oku
04.09.2025
Tarım, Toplum ve Gelecek: Bir Yeniden Kuruluş Çağrısı

Tarım, Toplum ve Gelecek: Bir Yeniden Kuruluş Çağrısı

Devamını Oku
21.08.2025
Aşktan Öte Dertler…

İnsanoğlunun istila ettiği bu yeryüzü, artık sadece coğrafyaların değil, dertlerin de haritası.

Devamını Oku
14.08.2025
Kendine mahkum, aşka ve suça kör

Var olmak için nefes almak yetmez; insan bir yere ait hissetmek ister, bağ kurmak.

Devamını Oku
07.08.2025
Her yaz aynı alevlere uyanmak kader değil!

Dünyanın nefes almayı unuttuğu yıllar…

Devamını Oku
31.07.2025
LGS ve Eğitimin Hal-i Pürmelali, Siyasi Ahlakın Evrildiği Yer ve Bahçeli’nin Temsil Önerisinin Anlattıkları

Bu yıl LGS’de 500 tam puan alan 719 öğrenciyle rekor kırıldı. Geçtiğimiz yıl bu sayı 352’ydi. Sınav zor; ama başarı fazla…

Devamını Oku
24.07.2025
Speed ve Galata: Sistem Hatası Veriyor - Kulenin Tepesinden Bakınca Görünen; Liyakatsizlik

İstanbul’un siluetine yüzyıllardır tanıklık eden Galata Kulesi…

Devamını Oku
17.07.2025
Dev aynasındaki bireyler ve hakikatin yerine geçenler

Dev aynasındaki bireyler ve hakikatin yerine geçenler

Devamını Oku
10.07.2025
Ütopyanın Maskesi, Distopyanın Gölgesi

Bir hayal ve bir kâbus: Ütopya ve distopya. Genellikle “var olmayan dünyalar” diye tanımlanırlar.

Devamını Oku
03.07.2025
İsrail-İran Savaşı Ekseninde Çivisi Çıkan Dünya

İnsanlığın kolektif aklı çöküyor gibi uzunca bir zamandır...

Devamını Oku
19.06.2025
Görmenin ve anlamanın göreceli olduğu bir dünyada hakikati kim belirler?

Batı felsefesi binlerce yıldır görmeyi yüceltir. Duyular arasında en "akıllı", en "ruha yakın" olan hep görme sayılmıştır. Platon, Timaios’ta, “Görüşümüz gerçekten de bize en büyük yararı sağlamıştır,” der. Çünkü ona göre göz, zihnin kapısıdır; ruhun dışarıyı yokladığı bir uzantı.

Devamını Oku
12.06.2025
Kendi Celladına Aşık Olmak: Gücün Büyüsüne Kapılan Toplumlar

Toplumlar bazen göz göre göre karanlığa yürür. Hatta yürümekle kalmaz, o karanlığa âşık olurlar. Tıpkı bazı bireylerin kendine zarar veren ilişkilerde ısrarla kalması gibi.

Devamını Oku
29.05.2025
Dans Vebası: İnsanlığın Ayaklarıyla Çığlık Atışı

1518 yazı. Strasbourg’un taş sokaklarında bir kadın, Frau Troffea, kimseye aldırmadan dans etmeye başladı. Ne müzik vardı ne şenlik. Zaten yüzünde de neşeye dair tek bir iz yoktu.

Devamını Oku
22.05.2025
İstanbul’u imar adaleti kurtaracak (Değiştirilmesi Gereken Boğaziçi İmar Yasası ve Kentsel Dönüşüm)

İstanbul'u imar adaleti kurtacak (DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKEN BOĞAZİÇİ İMAR YASASI VE KENTSEL DÖNÜŞÜM)

Devamını Oku
01.05.2025
Ülkenin Gerçek Beka Sorunu: Umudu Tükenen Toplumlarda Nüfus Kaçınılmaz Olarak Yaşlanır

Ülkenin Gerçek Beka Sorunu: Umudu Tükenen Toplumlarda Nüfus Kaçınılmaz Olarak Yaşlanır

Devamını Oku
24.04.2025
Sadece Ahmet Değil: Bu Ülkede İyilik Konu Edildi, Kötülük Sıradanlaştı

Sadece Ahmet Değil: Bu Ülkede İyilik Konu Edildi, Kötülük Sıradanlaştı

Devamını Oku
17.04.2025
Beyin Göçü Savaşları veya Zekânın Büyük Kaçışı: Türkiye Neden Tutamıyor?

Beyin Göçü Savaşları veya Zekânın Büyük Kaçışı: Türkiye Neden Tutamıyor?

Devamını Oku
20.03.2025
Suriye'de Alevi katliamı; göz ardı edilen kan ve gözyaşı ve diğer yaşananlar

Suriye'de Alevi katliamı; göz ardı edilen kan ve gözyaşı ve diğer yaşananlar

Devamını Oku
13.03.2025
Kritik Trump-Zelenski Zirvesinin Perde Arkası: Güç Oyunları, Bir Kez Daha Kürt Açılımı ve Edip Akbayram’ın Ardından…

Kritik Trump-Zelenski Zirvesinin Perde Arkası: Güç Oyunları, Bir Kez Daha Kürt Açılımı ve Edip Akbayram’ın Ardından…

Devamını Oku
06.03.2025
Boşvermişlik Yangınları: Teğmenlerin İhracından Otel Trajedisine Bir Toplumsal Duyarsızlığın Anatomisi

Boşvermişlik Yangınları: Teğmenlerin İhracından Otel Trajedisine Bir Toplumsal Duyarsızlığın Anatomisi

Devamını Oku
06.02.2025
Toplumun Karanlık Kavşakları: Bir mimarın son durak hikâyesi, trafik çilesi ve asfalt üzerinde insanlık cinneti

Toplumun Karanlık Kavşakları: Bir mimarın son durak hikâyesi, trafik çilesi ve asfalt üzerinde insanlık cinneti

Devamını Oku
26.12.2024
Hakikat yorgunu bir toplum: Beyin çürümesi, haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler

Hakikat Yorgunu Bir Toplum: Beyin Çürümesi, Haksızlıklar, Hukuksuzluklar, Adaletsizlikler

Devamını Oku
18.12.2024
Suriye’nin Küllerinden Yükselen Kaos: İnsan Hakları Günü’nde Yeni Haritalar, Yeni Sınavlar

Suriye’nin Küllerinden Yükselen Kaos: İnsan Hakları Günü’nde Yeni Haritalar, Yeni Sınavlar

Devamını Oku
17.12.2024
Suriye’nin küllerinden yükselen kaos: İnsan Hakları Günü’nde yeni haritalar, yeni sınavlar

Suriye’nin küllerinden yükselen kaos: İnsan Hakları Günü’nde yeni haritalar, yeni sınavlar

Devamını Oku
10.12.2024