Koruma!..

13 Aralık 2014 Cumartesi

Yaşanılan olumsuz sürecin, karartılan ülkenin çıkış yollarından birisi de kültür ve sanat.

İktidarın kültür ve sanata bakışı ortada.

Devlet Tiyatroları'nı, opera ve baleyi dağıtmaya yönelik uygulamalar...

Fazıl Say gibi bu ülkenin yetiştirdiği değerli sanatçıya linç girişimi...

Plajda bikinili fotoğraflarına sosyal medyada yer verdiği için görevinden alınan Devlet Tiyatroları yöneticileri...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Müdürlüğü'ne, güreş hakemliği ve zabıta müdürlüğü gibi görevlerde çalışan Şevket Demirkaya'nın atanması.

Biat edenlere sağlanan ayrıcalıklar....

Liste uzar gider...

 

* * *

 

Bir ülke kültür varlıkları ve değerlerini, sanatı, sanatçısını korumalıdır oysa.

Bu alana yatırım, toplumun aydınlanmasında, ilerlemesinde önemli etkenlerden.

Kültür derken neyin anlaşıldığı da önemli bu arada.

Torbalı'nın AKP'li yerel yönetimi, son dönemdeki tartışmalardan görev çıkarıp Osmanlıca kursu açma kararı almış örneğin.

Örneğin, tarihi cami, han, köprü gibi benzeri kültür varlıklarının sahibi Vakıflar Genel Müdürlüğü, tarihi kültürü koruyacağım derken açmaza düşüyor.

Yakın dönemde aklıma gelenleri sıralayayım.

Karaburun Abdullah Ağa Camisi restore edildi. Ağır hasarı bulunmayan minareyi söküp, siyah çimentoyla yeniden yaptılar. Eskisinden kötü oldu...

Ya Manisa Merkez Göktaşlı Camisi'ndeki uygulamaya ne demeli?..

Restorasyonun ardından, son cemaat kısmının açık bölümü PVC'yle kapatıldı. Caminin aslı bozuldu.

Dam üstünde saksağan...

Koruma kurulu ne diyor acaba?

 

***

 

Sanata ve kültüre destek anlamında kişisel çabalar da önemli.

İzmirli bir işadamı Ceyhan Olten ve eşi Fatma Hanım, kazançlarını sanata yatırıyor.

Ülkede yeni sanaçtçılar yetişsin diye Olten Flarmoni Orkestrası'nı kurdular.

Özellikle çocukların, müziğin evrensel dilini algılayabilen ve kullanabilen bireyler olabilmesinin ve bunun yardımıyla zamanlar ve kültürler arasında ilişki kurabilmelerinin keyfini yaşatabilmelerini amaçlıyorlar.

Zerafet önemli onlar için, işte bu yüzden de sanata yatırım yapılmalı.

Çok haklılar, dünya sanatçılara çok borçlu.

Ceyhan Bey'in değerlendirmesiyle devam edelim:

Çünkü çok özel insanlar. Sanatçı kendi subjektif dünyasını oluşturuyor. Kendini geliştiriyor. Ardından kocaman bir dünyası oluşuyor. Kendi dünyası üzerine kendi gökyüzünü koyuyor. Kendi gökyüzü içine yıldızlarını koyuyor. Kendine has bir evren yaratıyor. İşte bizim amacımız da bu evrene girebilmek... Önce sanatçıya ihtiyaç var. O evren oluşacak ki kafamızı o evrene sokup aydınlıklarla buluşalım.”

Ne kadar güzel!

Karartılan bir ülkede aydınlanma çabaları durmuyor...

Orkestra köylere, okullara ulaşıyor.

 

...........


Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015
Rüzgârgülleri... 4 Aralık 2015
Karizmanın sınırı!.. 30 Kasım 2015
Adım adım uçuruma!.. 27 Kasım 2015
Korkunç gerçeğe doğru 23 Kasım 2015
Canavarı kim yarattı? 16 Kasım 2015
Sahici olmak... 9 Kasım 2015
Mavi Yeşil Direniş 2 Kasım 2015