Büyüme beklentiyi aşmış!..

01 Aralık 2020 Salı

Güzel haber kırıntısına büyük özlem duyulan günlerde, dünün gün boyu üst üste verilen ana haberlerinde, ekonomik büyümeye dair yılın üçüncü çeyreğine ilişkin resmi açıklama başı çekmekteydi. Birinci, ikinci çeyreklerden sonra yılın üçüncü çeyreğinde şeytanın bacağı kırılmış, geçen yıla göre yüzde 6.7’lik bir büyüme yakalanmıştı. Başlığa ünlem işareti eklemem, sadece kendi kafama göre değil. Ülkemizin büyük çoğunluğunun kendi yaşam koşulları nedeniyle ruhsal çöküşleri içindeki duygularının ortak tepkisinin altını çizme amaçlı.

Gerçi bu resmi açıklamanın bütünlüğünde de ithalat - ihracat karşılaştırmaları da içine katılınca, ithalat lehine olumsuz artışın altı çizildiğinde bile resmi büyüme açıklaması oranının ne anlam taşıdığını kendi mantığı içinde bile sorgulamak gerekirken, nedense ilk değerlendirmeler olumlu bir düzelmenin işareti gibi anlaşılmayı pazarlama hedefliydi. Sonrasında çok daha önemli, beklenmedik, ekonomiye doğrudan yansıyacak sorunlar üst üste baskın gibi gündemimize gelmezse, oldu bittili Saray, tek adam rejiminin yeni yeni icraatları yaşamımıza dayatılmazsa, belki doğruluğu, gerçekliği üzerinden de kimi açıklayıcı, gerçeği gösterici olgular da tartışılabilir.

Çoğunluğun yaptığı üzere ben de zaman kazanmaya dönük olarak, elektronik posta adresime ulaşmış en son, en sıcak gündemli ana akım televizyon kanallarına hiç alınmayan, çok sınırlı kanalın sınırlı yayın saatleri içinde ancak verilecek haberleri, tartışmaları içinde yer alabilecek tek adam rejimi adına öne çıkarılmış gelişmelere ilişkin, ortak cephede değilse de Meclis’i çalıştıracak, en ideal çerçevesi ile güçlendirilmiş parlamenter sistem içinde buluşabilecek partiler, siyasilerden gelen en sıcak açıklamaları, şöyle bir göz atıp posta adresimin kilitlenmemesi adına temizliyorum..

***

Meclis’e sunulmuş tüm icraatlar, kararnamelerde olduğu üzere istendiği, dayatıldığı verileri ile onaylanıp geçecek olan bütçe verilerinden bir sunuma takılmamak olanaksız. Açık bütçe ile bir ülkenin bağımsız kalamayacağı, öyle ya da böyle güne uyarlanmış yöntemlerle, Osmanlı’yı batıran kapitülasyonlardan çok daha çarpıcı acılı tablolarla karşılaşmamak olanaksızken, Saray’ın, tek adam bütçesinin son üç yıla ilişkin rakamları, kendilerinin sunduğu hali ile çırçıplak..

1919 bütçe açığı 81 milyon, 2020 bütçesi açığı 139 milyon. 2021 yılı bütçesinin, ki kuşkusuz sunulmuş, öngörülmüş hali ile gerçekleşmesi sonrası, kaçınılmaz yeni olumsuz gelişmelerin üst üste binmesiyle nerelere varabileceği belirsiz, en iyimser hali için 202 milyon açık sunumu yapılmış.

Kızılay İzmir Şubesi’ne dönük, minicik bir yolsuzluğun son haberinde, Kızılay’ın aile başına yapılmış 100-200 liralık yoksulluk yardımı paketinin içinden 500 kişiye dönük eksiklik saptanmış, soruşturma konusu olmuş. Toplam 144 bin liralık açığı kaptmak üzere de yönetim, kendi çalışanlarından yardım istemiş. Türkçesi görev yerinde kendi çalışanlarından 10-15 bin liralık zorunlu kesintiler yaparak açığı kapatma yolunu seçmiş. İzmir’den gelen taze haberler içinde işte böylesi trajikomik boyutlu olanları da var.

Günlük haber akışını doldurmak adına sunulan haberlerde yaşanan acı gerçekleri, değerler erozyonunu sergilemede çok ama çok daha çarpıcıları dönüp durmakta.. Esnaf çaresizlikten kıvranırken, onlardan çok daha ağır dibe vurmuşlar içinden çıkan acımasız, vicdansız suç işleme eğilimleri, hırsızlıkların insan canını da hedef alan boyutları.. Esnafın gece nöbetleri, çaresiz çırpınışları, en acımasızından polisiye, çatışmacı, vurucu sahnelerin patlaması.. Çaresizlikte dibe vuranların akıl almaz intihar seçimleri içinde, gelen trenlerin altına atlamayı önlemek adına, en azından televizyon, gazete haberi yapılmaması türünden centilmenlik anlaşmaları..

Öğretmenler Günü’nde şiirsel öğretmen özverilerini yansıtan yayınları sevmemek, duygusal büyüsüne kapılmamak olanaksızdı. Arada bir kaçınılmaz, atanamayan öğretmenler, sözleşmeli çalıştırılıp sınırsız sömürülen öğretmenlerin yaşam gerçekleri üzerinden ortaya çıkan genel çoğunluk halleri.. Yaşayabilmek, çocuklarını aç bırakmamak adına, öğrencilerinden yüzlerini saklayarak pazarcılıkta geçici işle, geçici ek gelir bulmada çırpınan öğretmen öyküleri arada bir önümüzden geçse de çoğunluk öğretmen için ortaya çıkan gerçek, yasal öğretmenlik hakları gasp edilmiş olarak, kuralsız çalıştırmada patlamanın yaşanıyor olmasıydı.

Bakanlığın yaptığı en son öğretmenlerin durumlarının saptanması raporunda bile, öğretmenlerin yüzde 86’sı çocuğunun öğretmen olmasını isteyemeyecek noktaya gelmiş, yüzde 51’i ay sonunda cüzdanında hiç para olmadığının altını çiziyor, yüzde 42 öğretmen üstüne krediyle borçlanmış..


Yazarın Son Yazıları

Yasa buyruğu bütçe.. 12 Aralık 2020