İnadına

19 Mayıs 2012 Cumartesi
\n

\n

\n

\n

İşçiye, sendikal haklarına, sola saygılı, biraz da geçmişin toplumsal yaşamında sorumlulukla yer almış olanlardansanız, yolunuz bir yerlerde sevgili Uğur Cankoçakla çakışmıştır. Vitrine hiç oynamamış, kolayı hiç seçmemiş, tırnaklarıyla kuyu kazmaktan hiç yorulmamışlardan... Kaçışların en ağır boyutlarda yaşandığı konumlarda, dik, en doğru yerlerde duruşu ile azınlıkta kalanlardan yani... \n

\n

Radikal İslami terör örgütlerinin üstlendiği, İstanbulda yabancı elçilikler, azınlık ibadet yerlerinde üst üste bombalar patlamış, çok kanın aktığı günlerde, barıştan yana protesto etkinlikleri gündemde. Sindirilmişlik, korku egemen çok sayıda katılımcı örgüte karşın gülünç sayılarda, bir avuç barışsever Taksim Meydanının bir köşeciğinde. Birçok katı polisin içinden bir genç, bastonlu, sağlığı bozuk, zorlukla çömelmiş olarak yere oturmuş eyleme katılan sevgili Uğur Cankoçaka çıkışıyor:Dede bu halinle ne işin var? Evinde yatsana...Uğur susar mı? Cevabını patlatıverdi: Adam olsan, senin gibi gençler, kendilerinin, çocuklarının geleceğini düşünüp benim yerime geçseniz, bana sıra kalır mı?..”\n

\n

Sendikal hareketin güçlü sesinin kesildiği, emek haklarının medya gündeminden hızla düşürüldüğü yıllara Uğurun tepkisi İnadınaadını taşıyan, sendikal hak savaşımından vazgeçmemeyi aşılamaya yönelik, bir-iki arkadaşının desteğinde çıkardığı bir ilk internet sitesi açmak olmuştu... Uğur gibi nerede ise tek başına kalmadan, bugün gençlerimiz önde ülke çapında her yerde çok büyük kalabalıklarla, milyonlarla katılımlarla 19 Mayısın, Atatürk devrimleri, Cumhuriyet kazanımlarının unutturulması oyunlarına, tuzaklarına karşı, İnadına meydanlardayız..diyebilecek miyiz? \n

\n

Halktan kopuk, havası alınmış, anlamları unutturulmuş, ayırımsız ülke vatandaşlarını kucaklamaktan çok, ötekileştirici anlamlar da yüklenmiş resmi törenlere yönelik kimi eleştiriler ne kadar doğru, haklı ise de... Bu eleştirilerden yola çıkılarak, iktidar desteğinde sadece 19 Mayısın değil, Cumhuriyet tarihi, devrimleri, laikliğe ait korunması gereken ne kadar değer varsa.. hepsinin unutturulmasına yönelik adımlara, tuzaklara karşı inadına duruşgerek. Milli bayramların, ortak değerlerde, üst kimlikte birleştirici işlevlerinin anlaşılması, bilinçlere kazılmasına katkı yapacak, içi, işlevi doldurulmuş etkinliklerle kutlanmalarının engellenmesi projelerine, toplumsal bilinçle, refleksle tepki çok anlamlı, önemli...\n

\n

***\n

\n

Herkesten çok azınlıkta kalınmış olması hallerinde İnadına duruşbeklemek söz konusu olamaz. Gerçi haklar için inadına durabilenler sayesinde, hızla çoğalmanın başarıldığı hak savaşımı örneklerinin, insanlık tarihinde önemli sayfaları, yerleri var. Ama çoğunluğun, kendilerinden önceki kuşakların ağır bedeller ödeyerek elde ettikleri, korumaları, sahip çıkmalarına teslim ettikleri hak kazanımlarını, kısa dönemli çıkarlar ya da baskıya, korkuya teslim olmuş olarak kendi elleri ile vermeleri de bir o kadar aptalca bir durum...\n

\n

Eksiği gediği ile çağdaş uygarlığa doğru yol alabilmiş, aydınlanmanın, bilimin, örgütlü birikimin pencerelerini açabilmiş... İnsan hakları, demokrasiyi bilinçli, örgütlü kurumları, hukuk devleti düzeni ile tam işletebilmese bile, tanımış, bir biçimde yaşamış bir halkın bireyleri, çoğunluk olarak bu kazanımlarımız, birikimlerimizden vazgeçecek miyiz?\n

\n

Yakın tarihimizde, yakın çevremizde yaşananlar, kör kör parmağını gözüne sokarcasına yalın, çıplak... İslam dünyasında gerçek anlamları ile cumhuriyeti, laikliği, insan haklarını, demokrasi kriterlerini seçmiş, çağdaş uygarlık, bilimsel gerçeklikleri, kurumları ile özgürlükleri yakalamaya, yaşamaya çalışmış tek ülkeyiz... Günümüzde sadece piyasalar düzeninin kuralları, çıkarları adına küreselleşebilmiş, insan haklarına ilişkin olmazları yoka saymış bir kirli çıkarlar düzeninin işleyişi, geçiş sürecinde tam bir altüst oluş yaşanırken... Sistemin giderek insana aykırı tek ellerde toplanması dayatmasında, çok zor elde edilmiş birikimimiz, haklarımızdan vazgeçecek miyiz?\n

\n

Çok açık ve çıplak zengin kuzeyde giderek daha az ülkede, piyasalar düzeninin krizlerinden çıkması adına, yoksul güney dünyasında ırklar ve dinler üzerinden çatıştırılan, parçalanan yoksulların, milyarların aşağı çekilmesi projesine,kaderdiyerek teslim olacak mıyız?\n

\n

Çevremiz, özgürleşme diye yola çıkılmışken, ayrımcılıkla, iç savaşlarla çok kan dökülmüş, parçalanmış ülkelerle sarılı. Ortadoğu bataklığına çekilmemek için Kurtuluş Savaşımızın, Cumhuriyetin, Atatürk devrimlerinin değerlerinde ortak duruşa her zamankinden çok gereksinimimiz var...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Hitler faşisti gibi.. 26 Eylül 2020
Ruhi Su’yu anma.. 22 Eylül 2020
Batan geminin malları.. 19 Eylül 2020
Yalancının mumu.. 15 Eylül 2020
Yaralar nasıl sarılacak? 28 Ağustos 2020