Liberali VarDemokrasisi Yok

30 Nisan 2011 Cumartesi
\n

Erdoğan hükümetlerinin iktidar gücünü kullanma, icraatlarının bütününde görüldüğü üzere Çılgın Projesinin de liberal ayağı var, demokrasi ayağı yok. Liberal demokrasi düzeninin olmazsa olmazları ayaklar altına alınınca da, bize insan hakları, demokrasi, hukuk düzeni, insan eksenli kamu yararı, halkın çıkarlarını gözeten, doğayı, İstanbulu tüm değerleriyle koruyacak bir projeyi unutmak kalıyor.

\n

AKPnin seçime dönük çılgın projesinin seçmene pazarlanması, algılatılması da, liberal demokrasinin ilkelerinden bile çok uzak, pervasız; kent rantının haksız yaratılması, paylaşılması, büyüklere masallar üzerinden... Başbakanın önünde durduğu kanal maketinde, kanalda yüzen gemiler, etrafındaki gökdelenleri ile şimdiden pay alabilme rüyasına kapılanlar, define arayıcılarının gözlerini kaplamış hırsla, Bul kanalı al parayısloganı üzerinden hesaplar yapıyorlar. Kanal İstanbulu kazanç kapısı görüp Silivride arsa kapma yarışına girenlere Belediye Başkanı Topbaşın Kanal üzerinizden geçebilir, dikkatli olun!uyarısı, projenin kendisinin değil ama yaratılan haksız kent rantının paylaşım kavgasındaki çılgınlığın belgesi gibi...

\n

***

\n

Erdoğan hükümetleri gerçekten liberal demokrasinin gereklerini yerine getiriyor olsalardı.. Çılgın projenin açıklanmasının hemen ardından televizyon kanallarının canlı yayınlarına çıkan, AKP iktidarının karşısında değil, proje çalışmalarında etkin görevler almış uzmanların, bilim insanlarının şaşkın itiraflarına, açıklamalarına tanık olmayacaktık. Hükümetin, belediyenin resmi proje çalışmalarında görev almışların tümü İstanbul için bambaşka çerçevelerde çalışmalar yapmış, raporların altına imza atmış olarak, tümünü reddeden bir proje ile yüz yüze kalmışlardı... Eleştiriyi akıllarının ucundan bile geçirmeden, bilimsel verilerle projenin temel çelişkileri üzerine sayısız önemli sorunun, olumsuzluğun altını çiziyorlardı...

\n

***

\n

Başbakan Erdoğanın haftalarca ön reklamı yapıldıktan sonra çılgın seçim projesi olarak açıkladığı kanalın yerini spekülasyon adına saklıyor üslubunda verdiği bilgiler, zaten kent rantının paylaşılması boyutunda çok fazla adımın atılmış olduğunun itirafları içerikli olması bir yana...

\n

Geçen yıllar, aylar içinde İstanbula dönük gelişim projelerinde çalışmış bilim insanları, meslek örgütü temsilcileri, uzmanlardan saklanan kanalın, Başbakan Erdoğanın ağzından karar verilmiş, uygulaması sürecine geçilmiş, ön çalışmaları yürütülmüş kesin gerçekleşecek bir proje gibi sunulmasına ne demeli? Liberal demokrasilerde de sermaye çıkarları, kapitalist düzen ne kadar kayırılırsa kayırılsın, halka, paylaşıma, çevre korumasına dönük kaygılar ne kadar göz ardı edilirse edilsin haksız kazançlar, rant gözetilsin.. demokrasi, hukuk devleti düzeninin gerekleri olmazlar, olamayacaklar vardır...

\n

Liberal demokratik düzende bile kamunun rantı, haksız kazancı en aza indirme, olabildiği kadar sıfırlama sorumluluğu vardır. Liberal demokratik düzende rant üzerinden siyaset yapmak siyasi getirisi değil, götürüsü olan çok büyük suçtur...

\n

Liberal demokratik düzende bile başbakanca Ben yaptım olduolarak açıklanabilecek projeler yapılamaz, dayatılamaz. Projenin proje olarak gündeme girebilmesi için sonradan dayatma olarak değil, önceden ilgili uzmanlık kurullarının, meslek örgütlerinin kararları, onayları gerekir. Liberal kimliği demokrat kimliğinin önünde ülkelerde bile böylesine önemli, toplum yaşamı, büyük kent geleceği üzerinde yaşamsal sonuçları olan projelerde, her olası sonuç üzerinden çok ciddi toplumsal, bilimsel tartışmalara, varılacak ortak sonuçlara gereksinim vardır. Yani İsveçte, İngilterede, Cenevrenin bir sokağının, Londranın bir tarihi binasının bile kaldırılması, değiştirilmesi söz konusu değildir. Biraz daha büyükçe projeler için ise aylar, yıllar süren tartışmalarla tüm olasılıklar üzerinde düşünülür, gerekirse yaşayanların oyuna, referanduma gidilir..türünden ukalalıklar da yapacak değilim.

\n

***

\n

Başbakan Erdoğanın tek başına; çılgın projeyi açıklama üslubu, projenin gündeme getirilişinin.. hele de projenin çapları, çevresel, toplumsal, milyonlarca insanın yaşamları üzerindeki sonuçları göz önüne alındığında... Padişahlık dönemlerinde, günümüz diktatörlüklerinde bile kolay kolay gündeme gelemeyecek bir biçim olduğunun altını çizmek isterim. Zaten bu projenin gerçekleştirilmek üzere değil, oya çevrilmek üzere, büyüklere masallar hesabıyla açıklandığıyla avunmak isteyenlere gelince...

\n

Yeni dünya sömürü düzeni çarklarında, piyasalar düzeninde, medya çağında gerçeklerin değil, sanal olarak medyatik pazarlananların veri olduğunu anımsatmalıyım. Çılgın projenin açıklanmasının ardından kent rantı vurgununun yaşanacağı bölgelerde arsa satışları durmuş, bedavadan on üzerinden yüz kazanmanın hesapları yapılıyorsa.. İşçi pazarında, sabahın kör karanlığında çılgın proje üzerinden iş bulma düşü kuruluyor, durum sorgulanamıyorsa.. Türkiye, liberal demokrasiden İslam diktatörlükler değerlerine hızla kayıyor olabilir...

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Yasa buyruğu bütçe.. 12 Aralık 2020