Yıkması kolay yapması zor...

23 Temmuz 2015 Perşembe

Sosyalist gençlik örgütü SGDF’nin “Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz” başlıklı kampanya çağrılarını önceden almış, katılmam söz konusu olamayacağı için, genel havasını alabilmeye yönelik şöyle bir göz atmakla yetinmiştim... Suruç’taki canlı bomba katliamının anlamında, taşları daha bir yerli yerine oturtabilmek için, 32 canımızın kaybından sonra, öncesi ve sonrasını birleştiren video görüntüsünü izledim... 1924 tarihleri arasında Kobani’de olmayı, çocuk parkı ağaçlandırma, basit bir kütüphane çalışmalarına katkıda bulunmayı, düşlemiş, çoğunluğu üniversite öğrencisi kızlıerkekli gençlerin neşeli, coşkulu hazırlıkları, yolculukları ile yaşatılan insanlık dışı vahşetin, kin ve öfkeyi besleyip, akılcı duruş, çıkış yolu bulmayı zorlaştırdığına kuşku yok...
Zaten beklendiği gibi bir tetikçi, intihar bombacısının, IŞİD’in terör eylemcisi çıkması... Eğer amaçlanmış düşmanlıkların, çatışmacılığın katlanmasına yarayacaksa.. öldürülen canların insancıl düşlerinden biraz daha uzaklara savrulmuş olmayacak mıyız? Barışa, insanlığa, insanca yaşama, uygarlığa yürünecek yoldan biraz daha uzaklara, iç savaş bataklığına çekilme tehdidi altında, çatışmacılığa, terörün tuzağına düşmüş olmayacak mıyız? İnsanlık tarihi “yıkmanın kolay, yapmanın ne kadar zor olduğu gerçeğine..” yenile yenile, insanlığa, uygarlığa ulaşılamadığının, insanlığa ağır bedeller ödetildiğinin birbirinden acı örnekleri ile dolup taşmıyor mu?

***

Kobani’ye yardım kampanyası çerçevesinde şehirdeki yıkımlardan çekilmiş görüntüler, harabeler, yıkımlar arasında dolanan çocukların halleri... İnsanlığın bilimsel teknolojik devrim çağı, gelişmişlikle çatışan, uygarlıktan kopuşunun, milyarlarla dünyalının acımasız insanlık dışı bir yaşama mahkûm edilişi ile, sınırlı azınlığın çıkarlarının kollanmasındaki vahşetin, vicdansızlığın... Evrensel insan hakları, hukuk devleti düzenleri, uygarlıktan, insanca yaşam, demokratiklikten kopuşun... Tarihten dersler çıkaramadığımızın, yeni yeni olumsuz sonuçlarından tipik bir örnek...

***

Giderek daha az insanın yararlanabildiği, acımasız, eşitsiz insanlık pastasının paylaşımında, zengin kuzey, uygar dünya adına fetvacıların kehanetleri.. savaşların zengin, güçlü ülkeler adına çıkarılması sürecini bittiği yolundaydı. Savaşlar günümüzde yoksul güney dünyasında, ırklar, dinler, mezhepler, alt kimlikler ekseninde, en altta kalmamak adına en acımasızca, iç savaşlar, kaos, bataklıklar.. katlanan boyutları ilesürüp gidecekti... Ünlü bir Fransız fetvacı,
1. Körfez Savaşı sürecinde ABD’nin Irak’a bulaşmasını, “Dikkat edin içinden değil, havadan..” cümlesi ile özetleyivermişti... Uzatmadan, son 2030’lu yıllarda.. insanlığın, dünyanın kuralsız düzenin kuralsız savaşları sürecine hızla geçtiğini söylemekle yetinebiliriz... Artık zengin kuzey dünyası için de işler iyi gitmiyor... Paylaşımın güçleşmesi ile bağlantılı gelir dağılımı uçurumları ile at başı yoksul güney dünyasının yaşadığı çatışmalar, hastalıkların hepsi birden zengin kuzey dünyasını da yaşam hakkı, insan hakları, demokrasi, hukuk devleti düzenlerinin işleyişi ile birlikte sallıyor...
Yunanistan’ın kurtarılamaması tartışmalarında Almanya’nın nasıl kurtarıldığı örneklendirilirken gerçeklerden hangi boyutlarda kopulduğunun acılı örneği yoka sayılmıştı... Savaş ganimetleri ile güçlenmiş zengin kuzey dünyası ülkelerinin, hele de Marksist tehdit altındaki kardeş koşullardaki birikimleri ile Almanya’yı kurtarıp saflarına katmaları gerçeği görmezlikten gelinmişti... Şimdilerde zengin kuzey dünyası merkez güçleri, siyasi safları, cephelerinde tutmak gereğini duydukları ülkelere olsa olsa uzaktan ideolojik, askeri, stratejik borç desteklerle yetiniyorlar... Bölgesel çıkarlar savaşlarında kendileri adına savaşacak yerel güçler arıyorlar... Çünkü yıkması ucuz, yapması çok pahalı... Aynı bölgeyi, aynı toprakları, ülkeleri paylaşanlar ya birilkte barış içinde yaşamanın koşullarını kendileri bulup yaşatacaklar ya da iç savaşlar bataklıklarında boğulacaklar...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları