‘O Ses Çocuklar’a şükreder olduk!
Tayfun Atay
Son Köşe Yazıları

‘O Ses Çocuklar’a şükreder olduk!

04.04.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

TV 8’de yayına giren “O Ses Çocuklar” için, bünyesinde fazlasıyla çocuk barındırmakla birlikte çocukluğun, daha doğrusu “çocukluk duygusu”nun, yine fazlasıyla eksik olduğu “problem” bir program diyebiliriz.

Acun Ilıcalı klasiği “O Ses Türkiye” türevi bu realite-yarışma-şovda karşımızdakilerin aslında çocuk değil, birer “yetişkin minyatürü” olduğunu söyleyebiliriz.

Yetişkinlerin etkinliklerini, eğlencelerini, giysi, mimik ve jestlerini kendilerinde bulduğumuz bu “yetişkinleştirilmiş çocuklar”da çocukluk duygusundan hiç eser kalmadığının altını çizebiliriz.

Hatta eğer “çocukluk” arayışında çok ısrarlıysanız, onu bulmak için sahnedeki “olgun ve de ergin” çocuklardan ziyade jürideki Hadise’yi izlemenizi önerebiliriz.

Bunlardan hareketle, yetişkin dünyasına spordan müziğe, şovdan eğlenceye, modadan magazine kadar ne damga vuruyorsa hepsinin çocuk dünyasına da duhul ve nüfuz ettiği tespitinde bulunabiliriz.

Bu çocukların ve onları ebeveyn olarak kuliste beklerken adeta kendileri de yarışır durumdaki yetişkinlerin bir “eğlence endüstrisi”nin egemenliği altında hem tüketici, hem “tüketilir” oldukları yorumuna varabiliriz.

Nihayet çocuk da, çocukluk da artık “sermaye” diyerek noktalayabiliriz.

***

Amma velâkin!..

“O Ses Çocuklar”, bünyesinde onlarca çocuğa tacizin gırla gittiği dinî kurumlarla ilgili haberlerin gündeme oturduğu bir zaman kesitinde yayına girdiyse…

“O Ses Çocuklar”, Playstation oyunları oynatmak vaadiyle evine götürdüğü çocuklara cinsel tacizde bulunan imam-hatip öğretmeninin ifşa olduğu günlerde ekrana geldiyse…

“O Ses Çocuklar”, iki çocuk babası köy imamının açtığı Kuran kursuna devam eden bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu ortamda seyre çağrı yaptıysa…

Ona çok fazla eleştirel yaklaşmak haksızlık olur diye düşünmeden de edemiyor insan…

Çünkü onu “ileriye doğru” eleştirdiğinizde “geriye doğru” tasfiyesi de gelebilir! Tecrübeyle sabit!.. Ona rahmet okutacak işlerle de çıkabilirler karşınıza...

***

Hem bakıyoruz yeni sürümüne “O Ses Çocuklar”ın, daha neler görmüyoruz ki! Türkiye, dindar muhafazakârı, seküler-Batılısıyla; kentlisi, köylüsü, taşralısı, varoşlusuyla; Kürdü, Türkü, göçmeni, meleziyle; tesettürlüsü, mini eteklisi, kapalısı, açığıyla, çocuklar olarak da yetişkinler olarak da orada…

İzliyoruz, belli ki dindar bir aile ortamından gelen çocuk, sahnede yabancı pop terennüm ederek temaşa sanatından örnekler veriyor, tesettürlü annesi de kuliste yerinde duramıyor, kabına sığamıyor, mutlu mu mutlu, heyecanlı mı heyecanlı, kıpır kıpır!..

Böyle bakınca “O Ses Çocuklar”, Türkiye’nin kültürel ortalamasının, dindar olunsun olunmasın, aslında seküler bir hayat sürdürme kararlılığına yönelik çarpıcı bir gösterge olarak anlam kazanıyor.

İktidar sahipleri kendilerine teşne “dinbaz” yapılar, vakıflar, cemaatler eşliğinde toplumun üstüne taassupla ne kadar abanırsa abansın, hemen herkesin tatlı mı tatlı bir temaşaya meyilli olduğuna dair veri oluşturuyor.

Ve bu halkın, her ne kadar bir “gerçeklik gösterisi” üzerinden de olsa, hayatın içinde dinin yeri ve ölçüsüne ilişkin fikrinin de, zikrinin de nefis bir tercümesini sunuyor.

E, bize de “O Ses Çocuklar”ın yaptığı bu “tercüme”yle yetinmek, ötesini kurcalayıp karıştırmamak, uzatmamak ve susmak düşüyor!..

Yazarın Son Yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Kalacak bir türkü söyler gideriz

Devamını Oku
10.09.2018
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın!

Devamını Oku
05.09.2018
Betona tapanların mabedi yapıldı

Betona tapanların mabedi yapıldı

Devamını Oku
03.09.2018
Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Bir insanlık ibadeti: Cumartesi Anneleri

Devamını Oku
20.08.2018
‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

‘Eşkıya’nın namusu Deniz’den soruldu!

Devamını Oku
15.08.2018
Doların da Allah’ı var!

Doların da Allah’ı var!

Devamını Oku
13.08.2018
‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

‘Üniversite pazarı’nın düşündürdükleri

Devamını Oku
08.08.2018
Üniversite pazarı

Üniversite pazarı

Devamını Oku
06.08.2018
Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Diyanet, sayende gidiyor din elden, dikkat et!

Devamını Oku
01.08.2018
‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

‘Topluma karşı devlet’ ve polisi

Devamını Oku
30.07.2018
‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

‘En doğru, en hakiki tarikat’ hangisi?

Devamını Oku
25.07.2018
Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Bikinili Müslümanlık, tesettürlü münafıklık

Devamını Oku
23.07.2018
Meşihat makamı

Meşihat makamı

Devamını Oku
18.07.2018
‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

‘Adnan Hoca’ya da ne istediyse verdiler!

Devamını Oku
16.07.2018
Ters köşe (10.07.2018)

‘Cülus töreni’

Devamını Oku
10.07.2018
Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Düzyatan Gazi’nin ABD seferi

Devamını Oku
08.07.2018
Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Matbaa kapitalizmi ya da ‘Gutenberg Galaksisi’nin sonu

Devamını Oku
04.07.2018
Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Şehit cenazesinde ‘protokol’ olur mu?

Devamını Oku
02.07.2018
‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

‘Yüzde yedi’yi kim yedi?

Devamını Oku
26.06.2018
Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Bitmiş iktidarın uzun ölümü sürüyor

Devamını Oku
25.06.2018
‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

‘Yüzde yedi'yi kim yedi?

Devamını Oku
25.06.2018
‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

‘Antroposen’, ama umudu kesme Doğa’dan!

Devamını Oku
11.06.2018
Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Uçtuğunu zanneden şeyh: Aziz Yıldırım

Devamını Oku
06.06.2018
Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Kıyametin jeolojik adı: ‘Antroposen’

Devamını Oku
04.06.2018
Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Başkanın değil babanın Ali’sisin Ali Koç!

Devamını Oku
30.05.2018
Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Markalaşıp ‘makara’laşan tarikatlar

Devamını Oku
28.05.2018
İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

İmam-hatipten kaçanlar Galatasaray kuyruğunda

Devamını Oku
23.05.2018
‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

‘Allah ruhumu diğer bedene koymuş Hocam!’

Devamını Oku
21.05.2018
Eğlenceli ciddiyet: İnce

Muharrem İnce’nin mevcut iktidar ağzı karşısında en büyük avantajı, yerli ve milli “mizah duyusu”na sahip olması. Sanki Erdoğan, hiç beklemediği bir “lügat”le karşı karşıya kalmış gibi geliyor bana. Öyle hissediyorum.

Devamını Oku
17.05.2018
İnanç borsası nefslere açılırken…

İnanç borsası nefslere açılırken…

Devamını Oku
16.05.2018
‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

‘Rabia gösterdikçe adalet görünmez oldu’

Devamını Oku
13.05.2018
‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

‘Afrin Türküsü’nde kim başrolde?

Devamını Oku
09.05.2018
Eşeğe kurban olun!

Eşeğe kurban olun!

Devamını Oku
07.05.2018
Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Fenerbahçe ‘Türk takımı’ mı?

Devamını Oku
02.05.2018
Hitler’i anıyoruz (!)

Hitler’i anıyoruz (!)

Devamını Oku
30.04.2018
Biz tarihin yüzüne bu fotoğrafla bakacağız

Eve dönüş yolunda...

Devamını Oku
25.04.2018
‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

‘Çocukluğun ilanı’dır 23 Nisan!

Devamını Oku
23.04.2018
Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Geçmişimizdeki yarın: Köy Enstitüleri

Devamını Oku
18.04.2018
ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

ABD ‘simülasyon’a dönüşürken…

Devamını Oku
16.04.2018
Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Dört duvar arasında havadır sudur kâğıt kokusu!

Devamını Oku
11.04.2018