“Nerede o eski bayramlar”
Tolga Aydoğan
Son Köşe Yazıları

“Nerede o eski bayramlar”

19.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Nerede o eski bayramlar?” diyen çok tabii günümüzde. Bayram denince ilk akla gelen de bayramlık, bayram harçlığı ve çocuklar… Devir değişti, zamane çocukları da kapıya gelip şeker istemiyor artık. 

“Nerede o eski bayramlar”daki kapıyı çalan çocuklardan biri de Nusret’ti. Yıllar oldu onu kaybedeli. Anılarını yazdığı kitabında o eski bayramları anlatmıştır bize. “Bana bayramlık alınmıyor. Ama ben de öbür çocukların sevincine katılmışım. Bayram geliyor diye sevinmekteyim. Annemin bana bayramlık alamadığı için çok tedirgin, çok üzgün olduğunu anlıyorum” diyerek yoksullukla geçen günlerini paylaşacaktır.

“İLK BAYRAMLIK”

Nusret’in ilk bayramlığını ise annesi diker. Beş yaşındayken, yıl 1920... Şöyle anlatır: 

“İlk pantolonu, ilk ayakkabıyı beş yaşımdayken bir bayramda giymiştim. O yaşıma dek ne pantolonum ne ayakkabım vardı. Üstüme alacakara bezden bir entari giydirirlerdi, ayaklarımda takunya. Annemin diktiği bayramlık giysim, iki paçasının yanlarında sedef düğmeler olan siyah kadifeden kısa pantolon, sadakor gömlekti. Bayramın birinci günü sabahı sokak kapısı önüne çıktım, duruyordum. Entarili, takunyalı bir oğlan beni arkamdan b*kluderenin içine itiverdi. Üstümden kirlenen bayramlığı çıkardılar. Yine alacakara renkli entarimi giydirdiler.”

Nusret’in ilk bayramlığı da böyle heba olup gider. 

Başka bir bayram da annesi eline para tutuşturur “Hadi oğlum git de fesini kalıplat” diye. Nusret sevinçle “uçarak gittim” diye anlatır. Gider fesçiye, buruş buruş olan fesi kalıba konur, elden geçirilir, ütülenir, yeni püskül takılır, yepyeniymiş gibi “al buyur” edilir. Eve dönünce de annesi fesi alır, bayram günü giyilsin diye dolaba kaldırır. Nusret sonra da babasının bir bayramlık çorap getirdiğini ekler. O çorabı da mutluluktan yastığının altına koyarak uyuduğunu… 

Şimdilerde bir çorapla mutlu olan çocuklar var mı?

“İLK BAYRAM HARÇLIĞI”

Nusret, bayram günü evlerine gelen misafirden de bahseder. Elini öptüğü o misafirin bayram harçlığı verdiğini söyledikten sonra “Odadan çıktım. Üstümde annemin eskilerden bozarak diktiği bayramlık giysi vardı. Aldığım bayram parasını pantolon cebine koydum. Koşarak Vahit’in dükkanına gittim”. 

Nusret’in “Vahit” dediği kişi mahallenin kitapçısı-kırtasiyecisidir. İstanbul’da Uzunyol’da Kasımpaşa iskelesinin yakınındadır hemen. Vitrinini pergeller, parlak elişi kağıtları, cetveller, çıkartma kağıtları süsler. Nusret “En büyük eğlencem o vitrini izlemekti, bir gün param olsa da bu dükkâna girsem, bir şey satın alabilsem diye hayal kurardım” diye anlatır anı kitabında. 

O bayram harçlığıyla da hayallerine kavuşmak ister. Koşarak gider kitapçı Vahit’e, girer içer ve özgüveni tam bir şekilde “Amca yazı yazmak için siyah mürekkep istiyorum ben!” der. 

Vahit Bey “Paran var mı?” diye sorunca Nusret ceplerini yoklar, gözleri büyür ve gerisi şöyle anlatır: “Elimi cebime attım, para yok! Pantolon cebi delikti! Annem eskilerden bozup üstüme göre yaptığı pantolonun cebinin deliğini görmemiş ya da deliği dikmeye vakit bulamamıştı.” 

Nusret mürekkebi alamadan çıkar Vahit’in dükkanından… Hayalleri de suya düşer. Tıpkı bayramlık kıyafeti gibi. Eve dönene kadar düşürdüğü bayram harçlığını arar yollarda fakat bulamaz. O bayramı da hiç unutmaz. 

Bize o eski bayramları biraz yoksulluk ve hayal kırıklığı ile anlatan Nusret büyür ve Türk edebiyatının önemli ismi Aziz Nesin olur. Yani Mehmet Nusret.  

“ÇOCUKLARI MUTLU EDEN TEVFİK”

Fakiri zengini dinlemez, bayram herkese gelir. Ve bir arife günü… İstanbul’un en fakirlerinden biri. Beşiktaş iskelesinin yanında metruk bir evcikte yaşar, 1940’lar. Adı Tevfik Bey. Bir bayram arifesi. Meşhur Küllük Kıraathanesi’nde. Cahit Saffet Irgat, bu Tevfik Bey’den bahseder. Hep fakir gezen Tevfik bir yerden para bulmuş olmalıydı ve Cahit Bey der ki;

“Oturttu beni yanına. Üst üste çay içtik. Sonra yoksul çocukları etrafına toplamaya başladı yanına. Çay ikram etti onlara. Bir iki derken çocuklar birikmişti çevremize. İki sıra yaptı onları. Okul çocukları gibi. Kimi yalınayak kiminin üstü başı yırtık pırtık. 

-Haydi şimdi Mahmutpaşa’ya 

-Ne olacak? 

-Param var bugün. Bu yetimler de sevinsin. Yarın bayram. Giydireceğiz bunları.”

Tevfik Bey kendi üstü başı pejmürde haldeyken çocukları düşünür. Bayramı, çocuklara bayram yapan bu kişi Tevfik Bey yani Neyzen Tevfik’tir. Bize aktaransa Salah Birsel…

“Nerede o eski bayramlar”daki çorapları yastığının altına koyup mutlu olan Nusret’ten kendi üstüne bir şey almayıp çocukları sevindiren Neyzen Tevfik’e bir bayram yolculuğu… 

Bayramda sevindirelim çocukları. 

Herkese sağlıklı ve huzurlu bayramlar.

İlgili Konular: #bayram

Yazarın Son Yazıları

Figaro'nun Düğümü

Geçen akşam Büyük Tiyatro Opera Sahnesinde “Figaro’nun Düğünü” operasının prömiyerindeydik.

Devamını Oku
09.10.2026
Köşebaşı ve Ahmet Kutsi Tecer

1937 senesinde Ahmet Kutsi Tecer ve eşi Meliha Hanım’ın yolu Ankara ile kesişir.

Devamını Oku
02.10.2026
Şevket Rado ve Doğan Kardeş

Şimdi 1930-1940’lar Ankara’sına gitme imkânı olsaydı Karaoğlan Meydanı’nda sıralanmış dükkanların en başında bulunan İstanbul Pastanesi’nde edebiyatçıları görürdünüz.

Devamını Oku
25.09.2026
Ankara’nın kuruluşunu anlatan sergi

Osmanlı dönemi Ankara’sı bir ticaret kentidir ve bu ticaretin ana kaynağı da Ankara keçisinden elde sof kumaşıdır.

Devamını Oku
18.09.2026
9 Eylül ve İzmir’e giren komutanlar

3 Kasım 1948 günü Cumhuriyet Gazetesi’nin ikinci sayfasında emekli süvari subayı Behçet Bağatır’ın bir mektubu yayınlanır ve şöyle bir çağrıda bulunur...

Devamını Oku
09.09.2026
Bozcaada’nın sesleri

Geçtiğimiz ay vizyona giren Odyssey filminde Bozcaada yani Tenedos’tan da bahsedildiğini filmi izleyenler anımsayabilir.

Devamını Oku
04.09.2026
Hatıralar ışığında 30 Ağustos

Türk ordusunun 9 Eylül günü İzmir’e girişinden önce “Armutlu” köyünde yaşananlar, Türk milletinin bu zafere ve Mustafa Kemal Paşa’ya olan inancını ve minnettarlığını gözler önüne serer.

Devamını Oku
30.08.2026
Burhaniye Cahit Sıtkı Müzesi

Geçtiğimiz aylarda bir müzayedede önemli bir Türk yazarının fotoğrafını fark ettim.

Devamını Oku
21.08.2026
Rumeli Türküleri ve Atatürk

Atatürk’ün içinde Rumeli’ye karşı hep bir özlem vardır.

Devamını Oku
15.08.2026
Gaip romancı

6 Haziran 1936 günü Ağaç Dergisinde bir ilan çıkar “Gaip Aranıyor” başlığı ile… Denir ki:

Devamını Oku
07.08.2026
Cumhuriyetin kızları

Türk kadınının hak arayışı II. Meşrutiyet ile hız kazanır.

Devamını Oku
31.07.2026
Varlık 93 yaşında

Yaşar Nabi Nayır’ın kültür hayatımıza en büyük katkısı elbette Varlık’tır.

Devamını Oku
22.07.2026
Zihni Göktay’a veda

Zihni Göktay’ı uzun yıllar tiyatro sahnesinde, sinema perdesinde ve televizyon ekranlarında seyrettik.

Devamını Oku
09.07.2026
Edebiyatın Başkenti Ankara

1915 senesinde Çanakkale Savaşları sırasında İstanbul’dan cepheye bir heyet gider.

Devamını Oku
03.07.2026
Müzik sadece müzik değildir

Azerbaycan’dan Haydar, Moskova’dan Lena, Ukrayna’dan Maria, Tahran’dan Mehran, Gebze’den İnci, Kayseri’den Kübra, Başakşehir’den Tuğba, Ankara'dan Gülsemin ve adını bilmediğimiz binlerce kişi.

Devamını Oku
28.06.2026
Orhan Veli'nin yarım milyonluk kitabı

Son günlerde bir tartışma aldı gidiyor

Devamını Oku
25.06.2026
Bilime Adanmış Bir Ömür: Erdal İnönü

6 Haziran günü Erdal İnönü’nün 100. doğum günüydü.

Devamını Oku
09.06.2026
“Yoooh Canım”

Geçen akşam sözleştik arkadaşla, oturduk, sohbet muhabbet...

Devamını Oku
05.06.2026
Nezihe’nin kadife bayramlığı

Ülke gündemi karışık.

Devamını Oku
27.05.2026
Bandırma Vapuru’nun fotoğrafı

1 Temmuz 1927…

Devamını Oku
19.05.2026
“Bir şey mi yapacaksın Kemal?”

Bundan 107 sene önce bugün…

Devamını Oku
14.05.2026
Kayıp Edebiyat

3 Kasım 1951 günü Nurullah Ataç Ankara’dan İstanbul’daki Yaşar Nabi’ye bir mektup gönderir ve bir defterden bahseder.

Devamını Oku
08.05.2026
“ELÇİ”

22 Nisan Çarşamba günü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda ATAM Başkanı Sayın Ahmet Kılınç'ın davetiyle “Millî Mücadele’den Günümüze Ankara’daki Diplomatik Misyonlar ve Elçilik Binaları” başlıklı konferansta elçilikleri anlattık.

Devamını Oku
25.04.2026
Sorun nerede?

Geçen hafta Ankara Kitap Fuarı’ndaydık.

Devamını Oku
17.04.2026
Ay'a seyahat

“Biz Heybeli’de her gece mehtaba çıkardık”

Devamını Oku
10.04.2026
İlk kütüphanemiz nasıl doğdu?

İlk kütüphanemiz nasıl doğdu?

Devamını Oku
02.04.2026
Dinolar ve Kemaller

Adana’daydık iki gün önce.

Devamını Oku
27.03.2026
“Nerede o eski bayramlar”

“Nerede o eski bayramlar?” diyen çok tabii günümüzde. Bayram denince ilk akla gelen de bayramlık, bayram harçlığı ve çocuklar… Devir değişti, zamane çocukları da kapıya gelip şeker istemiyor artık.

Devamını Oku
19.03.2026
Sosyal medya ve Atatürk

Melih Cevdet’in anılarını kaleme aldığı kitabında bazı dostlarının vefatından duyduğu üzüntüden bahsetmiştir.

Devamını Oku
13.03.2026
Celal Hoca

Mayıs 1934, Çankaya Köşkü.

Devamını Oku
05.03.2026
“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

“Atatürk’ün Çeşmesi” Koruma Altında

Devamını Oku
27.02.2026
Müze olmasını istemişti: Orhan Veli’nin doğduğu ev satışta

Orhan Veli Kanık, Türk şiirine yeni bir soluk getirmiş, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte başlattığı “Garip” akımı ile sadeleşmeyi savunmuş; vezin, aruz, kafiyeyi atarak yepyeni bir anlayışı Türk şiirine sokmuştur.

Devamını Oku
20.02.2026
Keçiören ve Atatürk

Mustafa Kemal Paşa 27 Aralık 1919 günü Ankara’ya geldiğinde coşkuyla karşılanır ve Hükümet Konağı’nda soluklandıktan sonra Keçiören’deki Ziraat Mektebi’ne yerleşir.

Devamını Oku
13.02.2026
Amanullah Han'ın gözyaşları

Taliban yönetiminin Afganistan genelinde uygulanacak olan yeni kararları gündemi meşgul etmekte.

Devamını Oku
30.01.2026
Lucia Di Lammermoor ve Gencer

1929 Ekonomik Buhranı’nın ardından yerli mallar önem kazanmış, bu nedenle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulmuş, 1930-1932 yılları arasında Ankara’da Türk Ocağı ve Evkaf Apartmanı’nda yerli ürünlerden oluşan sergiler açılmıştır.

Devamını Oku
18.01.2026
Mesut İktu’ya veda

Mesut İktu 3 Ocak 2026 günü aramızdan ayrıldı.

Devamını Oku
08.01.2026
“20 Yumurta, 10 Ekmek, 1 Okka Peynir”

“20 Yumurta, 10 Ekmek, 1 Okka Peynir”

Devamını Oku
30.12.2025
Nazım, Kuvayi Milliye Destanı ve Melih Bey

Nazım, Kuvayi Milliye Destanı ve Melih Bey

Devamını Oku
12.12.2025
“Atatürk ve Çallı’nın Tehlikeli Bir Tablosu”

“Atatürk ve Çallı’nın Tehlikeli Bir Tablosu”

Devamını Oku
05.12.2025
Karanlığı aydınlatanlar

Karanlığı aydınlatanlar

Devamını Oku
24.11.2025