Tuncay Mollaveisoğlu

Saray’da erken seçim çanları...

20 Ocak 2021 Çarşamba

Bu köşede ayrıntıları ile yazdığım analizi hatırlatmalıyım:

Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tam zamanında yapılırsa Erdoğan’ın 2023’te üçüncü kez Cumhurbaşkanı adayı olması, anayasaya göre mümkün değil.

Erken seçim olması durumunda da yeniden aday olamıyor ancak bazı hukukçular, “seçildiği süreyi doldurmadığı” gerekçesi ile bir açık kapı bırakıyor. Yani erken seçime gidilirse “tartışmalı da olsa” Erdoğan’ın yeniden aday olmasının zemini oluşuyor.

*

Seçimin zamanından önce yapılmasının yanı sıra hangi sistemle sandığa gidileceği de tartışılıyor.

Saray, senaryolar arasında “dar veya daraltılmış bölge seçim sistemi” üzerinde yoğunlaşmış durumda.

Plana göre Türkiye 150 bölgeye ayrılıyor, her bölgeye 4 milletvekili hakkı tanınıyor ve en yüksek oyu alan parti, milletvekillerinin tamamını alıyor...

Deneyimli siyaset insanı Emin Şirin ile konuştum. “Bana 1987 seçimlerini hatırlatıyor” diyor.

87 seçiminde Turgut Özal yüzde 36 oy ile Meclis’te büyük üstünlük sağlamıştı. Şirin, “Bu durumda birinci parti olmak son derece önemli. Adalet ve Kalkınma Partisi birinci parti olmasına güvenerek 87’deki sisteme benzer bir seçim kanununu tabii ki isteyecektir.. Hatta belki MHP’ye de vekil vererek yanına alacaktır. Muhalefetin buna hazırlıklı olması lazım” dedi.

Şirin, DEVA, Gelecek, Saadet ve İYİ Parti’nin bu sistemde tek çatı altına girebileceğini, seçmene “AKP’yi bırak bize oy ver” diyebileceğini söylüyor. Emin Şirin’e göre başta ana muhalefet olmak üzere her parti birinci parti olmaya çalışmak zorunda...

*

Saray’ın parlamento çoğunluğunu sağlamaya yönelik seçim sistemi çalışmasına “gerçekçi alternatif” Prof. Seyfettin Gürsel’in 2013 yılında TÜSİAD’a hazırladığı rapor olabilir.

Gürsel, temsilde adaleti sağlamak ve seçim barajını kaldırmak için iki turlu dar bölge seçim sistemini öneriyor. Tek turlu sistemin -AKP’nin masasında olan- birinci gelen partiye aşırı üstünlük sağlayacağı uyarısında bulunan Gürsel’in önerdiği iki turlu sistem şöyle:

- İlk turda her parti kendi adayına oy veriyor. Oy oranına göre -bir kişi bile olsa- her parti Meclis’e temsilci gönderiyor. 

- İkinci turda ise en yüksek oyu alan iki parti yarışıyor. Seçmen, desteklediği parti ikinci tura kalmamışsa kendisini en yakın bulduğu partiye oy veriyor.

Toplumcu Düşünce Enstitüsü Başkanı Nebil İlseven ile konuştum. “Siyasal sistemin darboğazı temsilde adalettir” diyor. “Dar bölge seçim sistemi senaryoları arasında Prof. Seyfettin Gürsel’in raporu daha akılcı bir alternatif olarak tartışılmalıdır” diye ekliyor.

*

AKP’nin amacı Meclis’i çoğulcu kılmak, seçim sistemini demokratikleştirmek, temsilde adaleti sağlamak, seçim barajını kaldırmak değil... Saray, eriyen oylarına karşılık parlamentoda en fazla sayıda nasıl sandalye alacağının hesabını yapıyor.

Yani sonuca ulaşmak için her yol mubah... Muhalefet, değişmesi planlanan seçim sistemine karşı olası ittifak şekillerini şimdiden düşünmek durumunda...

***

80 öncesi... Gerilimin kazananı olmaz!

Değerli meslektaşımız, Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu ile birlikte son 15 günde 5 gazeteci saldırıya uğradı!

Siyasetçi Selçuk Özdağ ölümden döndü!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun önüne kurşun atıldı, tehdit edildi, provokasyon olduğu ortaya çıkan komploda linçten zor kurtarıldı!

Saldırganlar pişkinlikleri ile toplumda öfkeyi büyüttü.

Her olayda faillerin serbest bırakılması sonraki saldırıları adeta teşvik etti.

Bu öfke birikiminin, kutuplaşmanın kazananı olmaz. 87 seçim sistemini çalışıp Saray’a sunan danışmanlar, 80 öncesi iklimle ilgili de aynı hassasiyeti göstermek zorunda...


Yazarın Son Yazıları