Neoliberalizm...

Neoliberalizm...

24.06.1984 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Neo” sözcüğü Yunanca “neos”tan türetilmiştir. Yeni ve genç anlamına gelir. Örneğin, kapitalizmin başına “neo” koyup araya da bir çizgi çekerseniz, bu, “yeni-kapitalizm” demektir. New York kentinin ilk hecesi new da İngilizce “yeni”demektir. Osmanlıca “nev” sözcüğü de yeni anlamına gelmektedir. Herhalde “Nevşehir” yenişehir anlamında kent adı olarak seçilmiştir.

“Neoliberalizm” sosyalizme karşı liberalizmin yeni ve taktik değiştirmiş biçimidir. Öncüleri Walter Lippmann’dır. Bunlar, piyasa ekonomisinin serseri mayınlar gibi başıboş bırakılmasına karşı çıkıp devlet eliyle alınan önlemlerle işi idare etmeye çalışırlar.

Bizde “neoliberalizm” açıkça “canım, ne o; o da liberalizm mi” anlamında kullanılmaktadır. Çünkü bilindiği gibi, Türkiye’de iklim, liberal yetişmesine pek elverişli değildir. Bizde liberal sayılanlar, aslında alaturka muhafazakârlardır. Bunların çoğu da “kâr muhafaza etmekle” meşgul olurlar. Liberallikle bir ilgileri olmadığı gibi bu konularda bir bilgileri de yoktur.

Bunlar, azgelişmiş demokrasimizin turfanda ürünleridir. Liberal süsü veren bu alaturka muhafazakârlar, genellikle kırpık bıyıklı ve kalın çerçeveli gözlüklü olurlar. Bunlara “liberal aslanlar” denir. Kırpık bıyıkla gözlük çerçevesi arasındaki mesafe, genellikle 12 cm arasındadır. Liberal aslanların bir başka türü, badem bıyıklı, madeni cırtlak sesli ve kel kafalıdır.

Bu liberal aslanların bir kısmı genellikle kalın lacivert çizgili, yelekli takım elbise, turuncu çorap ve altı kauçuklu kahverengi ayakkabı giyip sarı gömlek üzerine türbe yeşili kravat takarlar. Ülke sorunlarının tartışıldığı “umuma açık yerlerde” burunlarını karıştırma alışkanlığı bulunan bu liberal aslanlar, vergi iadesi, reeskont kredisi, akreditif gibi konularda dehşetli bilgi sahibidirler.

Liberal aslanlar şu mesleklere el atmışlardır: Taşra avukatı, kapkaççı müteahhit, benzin bayii, gezici vaiz, yedek parçacı, taşeron, kuyumcu, halı tüccarı, hayvan ihracatçısı, kabzımal, emlak ve gümrük komisyoncusu, borsa simsarı...

Liberal aslanlara, “siz liberal misiniz” diye sertçe sorulduğunda “estağfurullah” karşılığı alındığı da sık sık gözlenmektedir. “Neoliberal misiniz” diye soru yöneldiğinde “vallahi gardaş ne o, bilemiyoruz” yanıtı gelmektedir.

Liberal aslanların yanında bir de “liberal kurtlar” vardır. Bunlar, kendiliklerinden “neoliberal” olmuşlardır. Çünkü eski kurtlar pek ortalıkta görünmemektedirler. “Neokurtlar” geceleri, cadde tabelalarını ve heykel altlarını kemirmeye çalışırlar. “İnsan insanın kurdudur” sözü bu bakımdan olağanüstü önem kazanmaktadır.

Eski kurtlar “yıkılsın liberalizm” demekte, “neokurtlar” “liberalizm, yıkılacaksa bizim üzerimize yıkılsın” diye teoriler oluşturmaktadırlar. Liberal aslanların kurtlaştığı, eski kurtların liberal aslan olmaya başladıkları da izlenmektedir. Bir zamanlar, “mürteci” diye suçlanan liberal aslanlar, şimdi neokurtlarla demokrasimizin öncüleri olmuşlardır.

Liberal kurtlar, sarkık bıyıklı, sarı benizli ve hodri meydan bakışlı olurlar. Neokurtların piyasa ekonomisinden hak ettikleri payı almak üzere kurdukları şirketler de vardır. Bu şirketlerin birer kapısı siyasal örgütlere açılmaktadır.

Liberal aslanlar ve neokurtların arasında dolaşan sosyal demokratımtırak eski Marksistler de vardır. Bu eski dostlar, kuşkonmaz kadar narin, tülbent kadar ince sözcüklerle bu liberal aslanları ve neokurtları savunmak amacıyla diyalektik sıçramaların trafik noktalarında yerlerini almışlardır.

Bugünlerde liberal aslanlar kükrüyor, neokurtlar atağa kalkıyor, neoliberal akımın alaturkası gelişiyor. Hem neoliberalizm, doğru dürüst liberalizm yaşanmadan böyle aslanların ve kurtların öncülüğünde gelişiyor.

Ne diyelim efendim, ne diyelim.

Oldu da bitti maşallah, liberal olur inşallah!

İlgili Konular: #Uğur Mumcu

Yazarın Son Yazıları

Papa Davası...

“Papa suikastı davası”nın üç Bulgar ve iki Türk için “kanıt yetersizliğinden” beraat ile sonuçlanması ve Ağca’ya silah sağlayan Ömer Bağcı’nın da “İtalya’ya silah sokma suçundan” mahkûm olması, olayları yakından izleyenler için hiç de şaşırtıcı olmamıştır.

Devamını Oku
01.04.1986
Devlet içinde devlet...

İstihbarat örgütlerinin çoğu “devlet içinde devlet” deyişine hak verircesine sınırsız yetkiler kullanırlar. Örneğin Beyaz Saray mı CIA’yı yönetir, yoksa CIA mı Beyaz Saray’ı belli değildir. Bunun gibi Kremlin mi KGB’ye egemendir, yoksa KGB mi Kremlin’e, bunu da kestirmek güçtür.

Devamını Oku
26.09.1985
Adalet duygusu...

“Adalet duygusu” diye bir inanç vardır. Bu inanç bir kez sarsıldı mı, istediğiniz kadar çabalayın, inandırıcı olamazsınız. Hele adalet duygusu devlet eliyle yok edilirse yıkıntı büsbütün büyük olur.

Devamını Oku
28.04.1985
ASALA ve PKK...

Orly katliamı davasında Ermeni teröristlerin avukatı “ASALA ile Fransız hükümetinin temasları olduğunu” söylemiş.

Devamını Oku
22.02.1985
Devrimci demokrat...

Her dönemin kendine özgü kavramları oluyor. Bir zamanlar, “mürteci” ve “gerici” gibi kavramlar sık sık kullanılırdı. 27 Mayıs İhtilali’ni izleyen günlerde “kuyruklar” nitelemesi de çok kullanılmıştı. “Statükocu” tanımı da yine o günlerde toplumsal dönüşümlere karşı koyanları belirlemek amacıyla sık sık yinelenirdi. Sonra “ortanın solu” daha sonra “milliyetçi toplumcu” ve “liberal sağ” gibi kalıplara başvurulmaya başlanmıştı. 1968 Ağustosu’nda Sovyet ordularının Prag’a girişinden sonra Türkiye’de “güler yüzlü sosyalizm” kavramı ortaya atılmıştı.

Devamını Oku
07.12.1984
Yurtseverlik Bilinci...

Güneydoğu yöresindeki olaylar yine sürüyor. Ayrımcı teröristlerin sınırlarımızın ötesindeki belli yerlerden destek aldıkları da artık iyice anlaşılıyor. Tam anlamıyla “dış destekli bir bölücü başkaldırma” ile karşı karşıyayız. Ulusal sınırlar içinde barış ve özgürlük içinde yaşamak isteyen herkesin bu bölücü eylemlere hep birlikte karşı çıkması gerekir.

Devamını Oku
02.12.1984