Zorbalık
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Zorbalık

29.03.2026 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Zorbalık, bir güçlünün kendisinden bazı yönlerden zayıf olana baskı yapmasıdır. Kanımca zorbalık kavramının göze çarpmayan bir özelliği göreceli oluşudur.

ZORBALIKTA GÖRECELİLİK

Bir saldırganlığın, haksız bir davranışın zorbalık sayılıp sayılmaması göreceli (relatif) bir olaydır. Örneğin bir kişi diğerinin parasını gasp ederse veya tarlasını elinden alırsa bu durum zorbalık sayılır. Ancak tarihte güçlü bir ülke zayıf bir ülkenin topraklarını, şehirlerini elinden almışsa buna “Fethetti” veya “Zapt etti” denmiştir. Eğer bir kişi diğer bir kişiyi zorla kaçırıp uzun süre elinde tutarsa buna “Alıkoyma” denir, cezası ağırdır. Ancak krallar, imparatorlar sevmedikleri, korktukları kişileri kalelere, kulelere kapatırlarsa buna “Alıkoydu” denmez, “Hapsetti” denilir. Bir zamanlar Avrupa’da krala ihanet suçlaması ispatlanması gerekmeyen, doğruluğu ezbere kabul edilen bir isnattı.

Eğer bir kişi komşusunu öldürürse, büyük suçtur. Ancak bu kişi bir padişahsa, “Padişah seferdeyken oğlu malıma, mülküme hıyanet etti, katli vaciptir” diye fetva alırsa ve onu çadırında öldürtürse bu durum cinayet sayılmaz, idam sayılır, öldürten ceza almaz.

Avrupalılar Kızılderililer’i, Aztekler’i, İnkalar’ı tümden yok etmişlerdir ancak onlara göre bu durum soykırım değildir, onlara medeniyet götürmüşlerdir.

OKUL ZORBALIĞI

Akran zorbalığı da denilen okul zorbalığı çocukların veya gençlerin birbirlerine yaptıkları zorbalıktır. Sözel tacizden, alay etmeden, isim takmaya, omuz atmaya, vurmaya kadar gider. Bazı zorbalar arkadaşlarından zorla para alırlar, şikâyet etmesi halinde ailelerine zarar vereceklerini söyleyerek tehdit ederler.

AİLEDE ZORBALIK

Aile içi zorbalık çok yaygın bir zorbalık türüdür. Ülkemizde ve dünyada küçük kızların zengin yaşlı erkeklerle evlendirilmelerine sık rastlıyoruz. Bu konu romanlarda ve filmlerde de çok miktarda işlenmiştir. Örneğin Fakir Baykurt’un “Tırpan” romanında bir baba 13 yaşındaki kızını 50 yaşında varlıklı bir ağayla evlendirmek ister. Kadınıyla, erkeğiyle bütün köy babanın bu kararını destekler.

“Ölü Ozanlar Derneği” isimli filmde genç, tiyatro sanatçısı olmak istemektedir. Ancak babası onun askeri okula girmesi konusunda ısrar eder. Sonuçta genç geri dönülmez bir yola başvurur. Öğrenciler dışındaki tüm yetişkinler babayı değil, öğrencilerine özgürlüğü, var oluşlarını yaşamayı öğretti diye öğretmeni suçlar.

Bazı ailelerde erkeklerin eşlerine yönelik sözel ve fiziksel tacizleri sonuçta cinayete dönüşüyor.

ÜLKEDE ZORBALIK

Osmanlı’nın duraklama döneminde yeniçeriler, sipahiler bozulmuşlardı. Vezirleri paralar (linç eder), zenginlerden haraç alırlar, evleri, hamamları basıp kız, oğlan kaçırıp tecavüz ederlerdi. Halkın bunları şikâyet edebileceği bir makam yoktu.* Devşirme olmayan bazı sözde yeniçeriler donanmaya da yazılıp çift maaş alırlar, ticaretle uğraşır, donanma sefere çıkınca karacı olduklarını, kara birlikleri sefere çıkınca da denizci olduklarını söyleyip evlerinde otururlardı.*

EKONOMİDE ZORBALIK

70 yıldır tarlada beş liraya olan ürünün şehirde 80 liraya satılması bir kibar zorbalık olmuştur. Bugün aynı marka gofretin bir benzincide 50, diğerinde 160 liraya satılması bir başka kibar zorbalıktır.

DÜNYADA ZORBALIK

Tarihte galipler çoğunlukla zorbalık etmişlerdir. İngiltere’deki iç savaşta Cromwell 60 civarındaki hakimi zorlayarak Kral I. Charles’a idam kararı çıkartmıştı.

Dünyada güçlü devletler zayıflar karşısında her zaman, her türden zorbalık sergilemişlerdir. Hindistan, İngiliz sömürgesiyken İngilizler, Himalayaların en yüksek tepesine kendi tapu kadastro müdürlerinin adını vermişlerdi. Bu kibar bir zorbalıktır. Nepal dilinde o tepenin zaten ismi vardı.

John Steinbeck, “Cennetin Doğusu” romanında “Evet Kızılderililere haksızlık ettik ama buna mecburduk, çünkü toprakları çok verimliydi” yazmıştı. Benzeri mantık bugün de geçerlidir. ABD’nin Venezüella’da, İran’da yaptığına Jane Fonda gibi bazı aydınlar karşı çıkmaktadır fakat ABD halkının yarısından fazlası yapılanları, bu ülkelerin çok petrolleri olduğu gerekçesiyle onaylamaktadır.

Dünya çapındaki zorbalıklara karşı çıkanlar da vardır. Bunların başında Mustafa Kemal Atatürk gelir, Sevr’i yırtıp atmıştı. Mahatma Gandhi vardı, Ömer Muhtar vardı. Bu kişiler dünyaya zorbalıkla baş edilebileceğini göstermişlerdir.

* Koçu, R, E. (2024). İstanbul’un Sahipleri: Yeniçeriler, İstanbul Tulumbacıları, Tarihte İstanbul Esnafı. İstanbul: Doğan Kitap.

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026