En iyi savunma ‘hörelenmek’ midir?
Zafer Arapkirli
Son Köşe Yazıları

En iyi savunma ‘hörelenmek’ midir?

25.12.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Takmıyorum.”

“Tanımıyorum.”

“Irgalamaz.”

“Yok hükmünde.”

“Boşlukta.”

Bir nevi “Saymeyoz...” tavrıdır bu.

Yaptığı vahim hatayı bile bile “Biz böyleyiz. Yerseniz. Canınız cehenneme” demektir, evrensel-çağdaş hukuk normlarının suratına tükürükler saçarak.

Devletin en tepelerinden başlayarak koalisyon ortağına ve bakanına kadar, AİHM’nin son kararına gelen tepkiler yukarıdaki fillerle özetlenebilir.

Zaten başka türlüsünü de beklemiyorduk, bu tükenmiş iktidardan. Çünkü, artık sadece “öfkeli reaksiyon” anlamında sarf ettikleri cümleler değil, “normal, sakin(!) günlük bildirim” anlamındaki sözleri de tamamen bir savrulmuşluk ve ne dediğini artık hiç umursamayan bir başıbozukluk ve çaresizlik duygusunun eseridir.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en övünülecek dış politika adımları arasında sayılması gereken, “Avrupa Medeni Milletler Ailesi’ne duhul” anlamına gelecek adımların ürünü “AİHM denetimi”ne tabi olma (güçlü bir ahittir bu) halini, buruşturup atmak anlamına gelen bu tepkiler, sadece kendi insanına “çağdaş hukuk ve insanlık normlarını layık görmemek” değil, aynı zamanda “biz, kendimizi artık o aileye mensup saymıyoruz” demektir.

Strasburg’daki mahkemenin Büyük Dairesi’nin (Grand Chamber) iradesini tanıdığımız ve anayasamızın 90’ıncı maddesi ile de “hukuki üstünlüğünü” kabullendiğimizi kayda geçirdiğimiz bir sürecin, buruşturulup çöp kutusuna atılmasıdır.

AİHM’nin Selahattin Demirtaş kararını “ama o bir terörist” diye elinin tersi ile itivermek, ya kararı hiç okumamış (okumaya tenezzül bile etmemiş) olduklarını ya da bile bile ülkeyi zaten içine sürükledikleri kesif karanlığı daha da vahim hale getirmenin bir yeni adımıdır.

Zaten yaptıkları açıklamalardan öyle anlaşılıyor ki kararı hiç okumamış veya anlamışlar.

Mesela, “kendisini bizim mahkemelerimizin yerine koyarak hüküm vermeye çalışmakla” suçlamalarından belli. AİHM öyle bir şey demiyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddelerine atıfta bulunarak “Tutuklu yargılamamanız gerekiyor. Tahliye edin” diyor. Bir “hüküm” vermeye kalkışmıyor. Zaten hiçbir AİHM kararının, yerel mahkemenin hükmünü geçersiz kılmaya yönelik bir alternatif “mahkeme hükmü” olmadığını, herhangi bir hukuk fakültesinin birinci sınıf öğrencisine (eğer sahte-çakma-araklama bir lise diploması ile ve soruları çalmış FETÖ’cülerin el altından verdiği cevap anahtarı ile girmemişse) sorsanız size anlatıverir.

AİHM, özetle diyor ki:

“Hani şu altına imza attığınız ve uymayı taahhüt ettiğiniz sözleşmeler var ya. Hani şu ilave protokoller var ya. Hani kendinizi de bağladığınız anayasa hükümleri var ya.. Hah!.. İşte bunlara uygun hukuk sisteminiz olsun. Bunlarla uyumlu ve tutarlı adli kararlarınız olsun...” diyor. O kadar.

Tutuksuz yargılamanın esas olması da bunlardan sadece biri ve belki de en temel en basit olanı. Ama sen, ille de OHAL zihniyeti, OHAL hukuku, sıkıyönetim mantığına göre çalışan yargı, “yukarılara bakmadan, emir almadan, sinyal beklemeden adım atamayan” bir adliye aygıtında ısrarcı olursan, AİHM bunu (o sistem içinde kaldığın müddetçe) sana hatırlatacak.

Bundan da öte “Ama o terörist, ama o PKK’li, ama onlar FETÖ’cüler, ama onlar bizden değil. O pis, öteki kötü, beriki kaka” ağızlarına tevessül ettiğinizde de işin seviyesi ve siyasi “özgür ağırlığı” iyice yerlerde sürünmeye başlıyor. Bu “terörist” muhabbetinin zaten çoktan bayatlamış olmasını ve yok hükmüne inmiş olduğunu vurgulamak için “Habur’u, Oslo masası vıcıklıklarını, cıvık Megri Megri şovlarını, İmralı’da 5 çaylarını, seçim öncesi Öcalan mektuplarını, Osman’lı TRT röportajlarını” (kaçıncı kez) filan anımsatayım da bir daha başvurmayın bu ucuzluklara.

Bakın, size aynı sizin AİHM’ye seslendiğiniz ağızla sesleneyim buradan:

Ey, çağdaş evrensel hukuka düşman kafalar!

AİHM kararlarını tanımamak, sadece Avrupa normlarına, Kopenhag kriterlerine, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1950’lerin sonlarından beri dahil olmak için kan ve ter döktüğü “Medeni Milletler Ailesi”nden uzaklaşmak değil, aynı zamanda kendini Ortadoğu’da bir karanlık odaya kilitleyip, anahtarını da “bir daha bulunup açılamasın diye” imha etmektir.

Dahası, içeride baş edemediğin binlerce maddeden oluşan listeyi gözlerden kaçırmaya yönelik bir sis bombası atmaktır, ki bu sisin bedelini geçmişte kaç kez hep birlikte ödedik, ödüyoruz, ödeyeceğiz.

Buna hakkınız yok.

AİHM’nin uyarısına atar yap, tutukluluk cezası konusunda uyarana gider yap, çıplak arama ayıbını ve utancını hatırlatana “terörist, FETÖ’cü” diye hakaret et, ona namussuz, buna şerefsiz, ötekine cibiliyetsiz diye hakaret et...

Belki biraz “rahatlatır” sizi.

Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin saygınlığı ve esenliği, sizin rahatlamanızdan daha önemli.

Hatırlatırız.

Kendinize gelin.

Yazarın Son Yazıları

Mektep...

Mektep...

Devamını Oku
29.12.2021
Yandaşlık zor zenaat

Yandaşlık zor zenaat

Devamını Oku
24.12.2021
Nas Nas Paraları Leyla’ya...

Nas Nas Paraları Leyla’ya...

Devamını Oku
22.12.2021
Sefil bir tiyatro

Sefil bir tiyatro

Devamını Oku
17.12.2021
Kezzap

Kezzap

Devamını Oku
15.12.2021
İşte, bunun için sevmiyoruz

İşte, bunun için sevmiyoruz

Devamını Oku
10.12.2021
‘Gelmekte olan’ değişmez

‘Gelmekte olan’ değişmez

Devamını Oku
08.12.2021
Millete ‘nanik’ yapıyorlar...

Millete ‘nanik’ yapıyorlar...

Devamını Oku
03.12.2021
Dördüncü kuvvetin kuvveti

Dördüncü kuvvetin kuvveti

Devamını Oku
01.12.2021
Fırıl, fırıl, fırıl...

Fırıl, fırıl, fırıl...

Devamını Oku
26.11.2021
Kreşendo zamanı

Kreşendo zamanı

Devamını Oku
24.11.2021
‘Bu can bu bedenden çıkmadan...’

‘Bu can bu bedenden çıkmadan...’

Devamını Oku
19.11.2021
‘Açık yaralar’ ve Kılıçdaroğlu

‘Açık yaralar’ ve Kılıçdaroğlu

Devamını Oku
17.11.2021
Bugs Bunny’nin ölümü

Bugs Bunny’nin ölümü

Devamını Oku
12.11.2021
Tehlikenin farkındayız

Tehlikenin farkındayız

Devamını Oku
10.11.2021
Ekmek Bulamıyorsanız...

Ekmek Bulamıyorsanız...

Devamını Oku
05.11.2021
‘Sana ne oluyor ki?’

‘Sana ne oluyor ki?’

Devamını Oku
03.11.2021
‘İçişleri’ yalanı...

‘İçişleri’ yalanı...

Devamını Oku
27.10.2021
Milletle alay etmenin dozu kaçtı

Milletle alay etmenin dozu kaçtı

Devamını Oku
22.10.2021
‘155’i ararım!..’

‘155’i ararım!..’

Devamını Oku
20.10.2021
Giderayak güldürüyorlar

Giderayak güldürüyorlar

Devamını Oku
15.10.2021
Kazanımlar, kayıplar...

Kazanımlar, kayıplar...

Devamını Oku
13.10.2021
Taklitler, mukallitler...

Taklitler, mukallitler...

Devamını Oku
08.10.2021
6 Ekim ruhu

6 Ekim ruhu

Devamını Oku
06.10.2021
Antikorun Kadar Konuş!..

Antikorun Kadar Konuş!..

Devamını Oku
01.10.2021
Otokrat

Otokrat

Devamını Oku
29.09.2021
New York Seferi Abuklukları

New York Seferi Abuklukları

Devamını Oku
24.09.2021
Ayran - tahtırevan

Ayran - tahtırevan

Devamını Oku
22.09.2021
‘Al gülüm - Ver gülüm’

‘Al gülüm - Ver gülüm’

Devamını Oku
17.09.2021
Makas değişikliği (15.09.2021)

Makas değişikliği

Devamını Oku
15.09.2021
‘Ben yaptım abi’ devri...

‘Ben yaptım abi’ devri...

Devamını Oku
10.09.2021
‘Ali Bey kafası’

‘Ali Bey kafası’

Devamını Oku
08.09.2021
‘Cüppeli hâkim’

‘Cüppeli hâkim’

Devamını Oku
03.09.2021
Ne işimiz vardı?

Ne işimiz vardı?

Devamını Oku
27.08.2021
Yahu, siz aklınızı mı yitirdiniz?

Yahu, siz aklınızı mı yitirdiniz?

Devamını Oku
20.08.2021
‘Alarm zili’ mi dedin?

‘Alarm zili’ mi dedin?

Devamını Oku
13.08.2021
Rehber belli: Bilim

Rehber belli: Bilim

Devamını Oku
06.08.2021
Niye ‘sondan’ başlıyoruz?

Niye ‘sondan’ başlıyoruz?

Devamını Oku
30.07.2021
Yoruldu-k

Yoruldu-k

Devamını Oku
23.07.2021
O kelepçe…

O kelepçe…

Devamını Oku
16.07.2021