Sağını Solunu Karıştırmak

20 Nisan 2013 Cumartesi

Bazı insanlar vardır, sağını solunu ayırt edemez. Bundan elbette önce kendileri, sonra da bindikleri taksinin şoförü etkilenir en çok.
Son zamanlarda Türk basınında da sağını solunu ayırt etmekte zorlananlara sıkça rastlıyoruz.
Barış Süreci, TC’nin kaldırılması derken son olarak CHP’nin yeni yüzlerinden STK (sivil toplum) kökenli
Gülseren Onanç’ın istifasına getirilen yorumlar bunu daha da belirginleştirdi. Hatta bazı meslektaşlarımız bu istifayı “CHP’de solun tasfiyesi” olarak yorumlamaya kadar vardırdı.
KAGİDER’in eski başkanı olarak başarılı işler yapmış olan Gülseren Onanç’ın solcu kimliğini önce kendisine sormak gerekir. Anımsatmak gerekirse CHP içinde yenilikçi solculardan oluşan bir sol kanat öteden beri var ve Gülseren Onanç’ın bu gruba dahil olduğunu en azından ben duymadım.
Öte yandan Gülseren Onanç gibi CHP’nin parti kültüründen gelmeyip STK’lerde kazanılmış becerileri olan değerli insanların sadece bu partiye değil, genelde Türk siyasetine zenginlik katacaklarını düşünüyorum. Ancak özgürlükçü ve liberal çizgileri onları
“solcu” olarak sınıflandırmak için yeterli olamayacaktır, tıpkı AKP’nin önderliğinde yürütülen Barış Süreci uygulamalarını eleştirenlere “sağcı” yaftasını yapıştırmanın yanlışlığı gibi...
Özetlersek sağını solunu karıştıranlara göre süreci destekleyenler solcu, eleştirenler ise sağcı olarak sınıflandırılmış durumda.
Bir başka deyişle de bağımsızlık fikrinin peşinden giden ulusalcıların sağcı, Kürt açılımına destek verenlerin ise solcu oldukları ileri sürülüyor. Bunu söyleyenlerin Türk solunun sahip olduğu
“bağımsızlık refleksi”ni hangi rafa kaldırdıkları ise bilinmiyor.
Küreselleşme dalgalarına atlayanlara herhalde solcu denemez. CHP içinde kalıp küreselleşmeye direnenleri sağcı olarak nitelemek de mantıksal olarak sorunlu bir varsayım.

\n

***

\n

O halde yeniden soralım: TC’yi silerek kuşkusuz Kürtçü olunur ama solcu olunur mu? Bakın Kerem Çalışkan TC operasyonunu Bağımsız dergisinde nasıl anlatmış: “Türkiye üzerine Başbakan Erdoğan’ın sevdiği deyimle birileri ‘operasyon’ yapıyor. Bu topraklarda ameliyat yapmak isteyen birileri bıçağı eline almış, yüzüne maskeyi takmış bekliyor. Ameliyat kanlı mı olacak, kansız mı? Şimdi ‘Lapraskopi’ yöntemi deneniyor. Bunun için önce TC’yi silerek narkoz veriyorlar. Bakalım hemen tepkisiz bayılacak mı? Bayılmazsa narkozun dozu artacak...”
Daha büyük bir oluşum adına TC’ yi silme planının asıl amacı kuşkusuz Kürdistan’ı kurdurmak. Bunu açıkça söylesinler. Aptal yerine konulmaya herhalde itiraz edeceğiz.
Bölgedeki Kürtleri Türkiye’ye entegre etmek gibi bir vaat var. Bu vaade inanmamak Kürtlerin düşmanı olmak anlamına gelmez. Herkes işi gücü bırakıp bir Kürt devletinin kurulmasına hizmet etmek zorunda değil!

***

CHP’deki parti içi çekişmeleri ve istifaları s
olun tasfiyesi diye yorumlayanlara ise benden hatırlatması, yazı yazdığın elin sağ elin!

\n

Yazarın Son Yazıları

Atatürk Kıymete Binecek 18 Mayıs 2013
Gazetecinin Evi 11 Mayıs 2013
Fransa'dan Ders Almalı! 4 Mayıs 2013
Blucin ve Kişilik 27 Nisan 2013
Obama, İmdat! 30 Mart 2013
Sürekli Darbe Hali! 16 Mart 2013
Batı Batıyor mu? 23 Şubat 2013