Sanatla umutlanmak

24 Ekim 2021 Pazar

Çökertme’de doğa sanatı ya da yaşama gücü 

3. Bodrum Cup Yelken Yarışı, siz bu yazıyı okuduğunuzda sona ermiş, ödüller dağıtılmış olacak. Ama katılanlar, tanıklık edenler; denizle, yelkenle, rüzgârla uzaktan yakından ilgisi olanlar için bu serüven hiç bitmeyecek. Anılar, birikimler, paylaşımlar yoğunlaşacak; bir yıl sonrası için umutlar yeşertilecek.

Yarış etaplarından biri Çökertme’den geçiyordu. Teknemiz Çökertme Koyu’na yaklaşırken karşımda alevler... Hayır, karşımda değil yüreğimde... Ve nereye baksam yangını, yangının izlerini görüyorum. Kapkara kütükler, kızıla dönüşmüş dallar, orman demeye dilimin varmadığı harabe ağaçlar... Gözyaşlarına egemen olmak zor! Kıyıya en yakın yerde kayalıklara gelince durmuş alevler, böylece kıyıda ince bir şerit halinde yeşillik kalmış...Bir kanadı yanmış ama öteki kanadı yemyeşil uçmaya hazır Anka Kuşu…

YARALARI SARMA ÇABASI 

Kıyıya varmamla “alevler” ve “yangın” yok oldu. Yüzlerce çocuk, şarkılar ve kahkahalar, binlerce rengârenk balon, tüm çevreden gelen yerel üretimleri sergileyen ve satış yapılan stantlardan oluşan bir şenlik alanına dönüştü kıyı. Milas Belediyesi’nin ön ayak olması, Bodrum’dan gelen çeşitli sivil toplum kuruluşlarının çabasıyla sürdürülen yöre halkına verilen hem ekonomik hem psikolojik katkı...

Çocukların sevinci görülecek bir şey! “Yanındayım” adlı sivil girişimin başında Buse Gümüş ve arkadaşları, çocukların psikolojik desteğe gereksinimini canla başla yerine getirmeye çalışıyor bu etkinlikle.

Ama durun, bu daha bir şey değil.Kerem Görsev, beyaz kuyruklu piyanosuyla konser verdi.

KÜLLERİNDEN DOĞUŞ  

Çökertme’nin hemen arkasındaki Arpa Bükü Koyu’nda “Doğa Sanatı” sergisi var. Gözlerime inanamıyorum. Bu koya Kerem Görsev konseri için geldim, çok etkileyici eserlerle karşılaştım!

“Doğa Sanatı” (Land Art), “Arazi Sanatı”, “Toprak Sanatı” olarak da bilinen, 70’lerden beri gelişen, politik sorunları ele alan, çevrecilikle yakından ilişkili, doğal malzeme kullanan, sürdürülebilirliği gözeten, sanatın ticarileşmesine isyan eden bir akım.

Bodrum Dans Kulübü - Gençlik, Kültür, Sanat Merkezi, Avrupa Dayanışma Programı ve Erasmus öğrencileriyle birlikte geliştirdiği projeye “Küllerinden Doğuş” adını vermiş ve bu sergiyi gerçekleştirmiş.

Adından da anlaşılacağı gibi amaç yıkımı vurgulamak değil, yeniden doğuşu, birlikteliği, dayanışmayı vurgulamak. Bu sergi, insana, yaşama gücü veriyor. Tıpkı Bodrum Cup’ın kendisi gibi.

GÖZLERİMİZİ AÇMAK İÇİN  

Sekiz ülkeden (Rusya, Polonya, Macaristan, Ermenistan, Ukrayna, Litvanya ve Kamerun’dan) gelen gençlerin, yangından arta kalan malzemelerle hazırladığı eserlerden hangi birini anlatsam ki:

İşte bir kanadı yanmış ama öteki kanadı yemyeşil uçmaya hazır Anka Kuşu...

Mitolojiden günümüze doğurganlığın, yeniden doğuşun, bereketin sembolü, denizden gelenlere kucağını açmış “Toprak Ana”...

Çok etkileyici üç ayrı enstalasyon tüm olan biteni, kötülükleri de güzellikleri de izleyen “Gözler”... Gözlerimizi açmak, farklı açılardan görmek için...  

Yangından sonra topladıkları çöplerden, izmaritlerden teneke kutulardan yaptıkları “süslemeler”, “perdeler”, “dekorasyonla” yıkık dökük evi onarma çabası “Çöp Ev”...

Hemen yanı başında ona nazire “Portal” adlı eser: Çöple kaplı beton binadan, doğa nimetlerine uzanan, çiçek açan yeşil bir dünyaya geçişi sağlayan kapı.Denizden gelenlere kucağını açan “Toprak Ana”.

KEREM GÖRSEV KONSERİ 

İşte o kapıdan “Portal”dan geçip ulaşılan “Birliktelik”. Bu eser aynı zamanda Kerem Görsev konserine “sahne” oluşturacak. Alevleri andıran yanmış ağaç kütükleri, dimdik bir araya getirilip iki yarım çember oluşturulmuş. Alevden farkları, kıpkızıl değil, kapkara olmaları... Ortadaki zemin kuru yapraklarla kaplanmış, sonbahar halısı gibi... Adı “Birliktelik”: Yaşamla ölümün birlikteliği gibi... İnsanla doğanın olması gerektiği gibi...

İşte bu “sahneye” beyaz kuyruklu piyano gelip yerleşti ve Kerem Görsev konseri başladı... Doğaçlamalarla klasikler, cazla blues ya da dağlarımızda açan çiçeklerle bir müzik ziyafeti başladı. Artık sadece doğa - insan, yaşam - ölüm değil, müzik ve şiir, duygu ve düşünce buluşmasıyla ama en önemlisi birliktelikle, dayanışmayla yola devam edebilirdik.

Bodrum Cup’ın bence en ama en önemli yanı, sosyal sorumluluk ve dayanışma bilincini geliştirmesiydi. Emeği geçen, katkıda bulunan herkese sonsuz teşekkürler! İyi ki varsınız! 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Cem Mansur’un suçu ne? 25 Kasım 2021